Gazi Belgesini Neden İptal Etmişler - Cevat Kulaksız

Gazi Belgesini Neden İptal Etmişler - Cevat Kulaksız Bu gün 2.6.2016 günü tanık olduğum bir İstiklal Savaşı gazisi oğlunun nasıl “Gazi” belgesinin iptal edildiğinin öyküsünü anlatacağım.

Gazi Belgesini Neden İptal Etmişler - Cevat Kulaksız
Seçimden Önce Sahte Gazilik Belgesi Vermişler

İstiklal Savaşına katılan tüm gazilere ve yakınlarına yasa gereğince İstiklal Madalyası ve beratı verilirdi. Bu gün 2.6.2016 günü tanık olduğum bir İstiklal Savaşı gazisi oğlunun nasıl “Gazi” belgesinin iptal edildiğinin öyküsünü anlatacağım.
İstiklal Madalyası, 15 Mayıs 1919'dan, 9 Eylül 1922'ye kadar süren Kurtuluş Savaşı'nda, bizzat kıtası başında kahramanlık ve fedakârlık gösteren devlet büyükleri, amirler, subaylar, milli ordu kahramanları ve cephe gerisinde büyük mücadele verenlere 66 sayılı kanun gereğince verildi. Bu kapsamda, 66 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 20 Kasım 1920'den itibaren 1926'ya kadar toplam 6 bin 920 kişi İstiklal Madalyası aldı. 525 sayılı yasa ile bu şanlı madalyanın ebediyete kadar yaşaması için varislerine intikali sağlandı.
 Ankara Ulus Meydanındaki anıt karşısında, 1. TBMM yanından girişi olan Mehmetçik Parkı’na o gün gittim, bir masaya oturdum.  Öteki zamanlarda, ayrı bir yerde duran bu masaya, çoğunlukla, önceleri kim olduğunu bilmediğim yaşlıca bir adam gelip tek başına otururdu, onu defalarca aynı yerde görmüştüm. İşte o gün aynı masa boş olduğu için ben de varıp oturdum. Çayımı içerken gazetemi açıp okumaya başladım. Biraz sonra, aynı yaşlı adam, giyile giyile solmuş ceketi ve pantolonu bozarmış vaziyette, elinde L harfi gibi bastonuna dayanı dayanı yavaş yavaş masama doğru yaklaştı. Sanki o masa ve dört sandalye o yaşlı adama sürekli rezerve edilmiş gibi, adam izin falan istemeden,  yavaşça selam verip boş sandalyenin birine oturdu.
Selamlaşmadan sonra, isminin Sezai Teknikçi olduğunu öğrendiğim bu yaşlı adamın ilk gözüme çarpan özelliği ağzında sadece iki dişi olmasıydı ve bir de uzamış sakalı. Sağdan soldan konuşmaya başladık. Ağzında sadece iki dişi kaldığı için her konuşmada, her lokmada, alt çene ve dudağı burnuna doğru yaklaşıyordu. Dişini taktırmıyorsun, doğru dürüst yemek yiyemezsin, damağın yıpranır, diye sorduğumda, o yaşlı adam, “taktırdım yanımda çantamda, kullanamıyorum” dedi.
Okuma yazma durumun nedir, diye ona sorunca, şöyle dedi: “Benim okumam yazmam yok, hiç okula gidemedim, sadece adımı yazıp imza gibi bir şey atıveriyorum”. Ona emeklin var mı diye sorduğumda şunları söyledi: “Devlet Su işlerinde çalıştım, emekli oldum”.
Ona, belediyenin verdiği 65 yaş üstü kartın var mı, diye sordum, “yok almadım, almayacağım, ben gaziyim” dedi. Elbette gaziler bu tür araçlarda zaten ücretsizdi. Ama EGO otobüslerine bile binemiyormuş.  Cebinden kırmızı kordelalı, İstiklal Savaşında cephane taşınırken kağnılardan yararlandığı için onu anımsatan, üzerinde kağnı motifi işlenmiş olan madalyasını çıkarıp gösterdi. İstiklal Madalyası’nı görünce, bostan korkuluğuna benzettiğim bu yaşlı adama karşı ayrı bir saygı duymaya başladım.
Kaç yaşındasın diye sorduğumda, “1936 doğumluyum, 80 yaşındayım”, dedi. İstiklal Savaşı’ndan sonra doğmuş bu adamın nasıl istiklal Madalyası olduğunu merak edip sorduğumda, adam da, “bu madalya babamın madalyası” dedi.  Hemen madalyanın bulunduğu cebinde “madalya beratını” çıkardı, bana uzattı. Okudum, üzerinde “5 Kafkas Tümeni 4. Alay erlerinden” diye not ve babasının ismi vardı.
Bu arada onun görevli asker olduğunu öğrendiğim masamıza doğru yaklaşan, lacivert takım elbiseli, bir genç, “hoş geldin Sezai amca” diyerek, yanımdaki yaşlı adamın elini öptü, hal ve hatırını sorduktan sonra “bir isteğin var mı”, dedi ve gitti. Anladım ki, onun gazi olduğunu sanan askerler, o yaşlı adama hürmet ediyorlardı. Oysa o gazi değil, babası gazi idi. Ama ben, Ankara Etlik’te oturduğunu söyleyen, sakalı beyazlaşmış bu hayli yaşlı görülen adamı dinlemek onunla konuşmak istiyordum.
Gazi Belgesini Neden İptal Etmişler - Cevat Kulaksız

TÜRBANLI BAKAN, “AKP YE OY VER” DEMİŞ
Babasının İstiklal Madalyasından dolayı gazi belgesi olan bu adam, nedense gazilik belgesi iptal edilince, otobüslerden yararlanamaz olmuş.  Oysa kendisi yaşlılara verilen 65 yaş üstü haktan yararlanıp toplu taşıt araçlarından yararlanma olanağı vardı. Ama kendisi “gazilik” belgesi iptal edilince, devlete kahredip onu da almamış.
“-Babamdan dolayı gazilik kartım olduğu halde, EGO belediye otobüslerine ücretsiz binemiyorum. Biz 20 gazi, giden yıl valilik kanalı ile Çanakkale’ye gittik. Giderken valilik bize 250 şer lira da harçlık verdi. Sonradan Atatürk’e gittiğimiz için dediler, Atatürk sevmeyen bu hükümet tarafından 20 kişinin kartları iptal edildi”. İşin gerçeğini bilmeyen bu yaşlı gazi oğlu, Atatürk’e alerjisi olan iktidara karşı böyle diyordu. Oysa başka gazilerden öğrendiğime göre, idare bazı kişilere sahte gazilik belgesi vermiş. Bu bir vesile ile öğrenilip meydana çıkınca, ilgililer korkup bu kartları iptal etmişler.
Hanımı vefat eden bu adam, evinde tek başına yaşıyormuş, yaşlandığı için de evde yemek yapmakta zorlanıyormuş. Kendisi şöyle bir formül bulduğunu anlattı:

MÜDÜR ELİNDEKİ İSTİKLALMADALYASINI GÖRÜNCE ONA HER GÜN YEMEK VERMEYE BAŞLAMIŞ
“-Altı ay kadar önce şu yandaki Gençlik ve Spor Bakanlığına gittim, orada müdürü gördüm, madalyamı gösterdim, benim hiç kimsem yok, burada yemek yemek istiyorum” , dedim. Müdür baktı baktı, hemen beni yemekhaneye götürdü, oradaki bütün görevlilere dedi ki, “bu adam her gün gelip yemeklerini burada yiyecek. Biz onlar sayesin yaşıyoruz” dedi. Şimdi altı aydır öğle yemeklerimi orda yiyorum”.
Bu konuşmalardan sonra, hak edilmiş Gazilik belgesi nasıl iptal edilir diye düşünmeye başladım. İptal gerekçesini öğrenmek için, hemen yakında 100. Çarşısında olduğunu öğrendiğim İstiklal Madalyası Gazilari Derneğine gitmeye karar verdim.
O arada, yakınımızda çay almayı sırada bekleyen bir genç adamı çağırıp,  resim çekmesini rica ettim. Cep telefonumu adama verirken,  “şu yakışıklı adamla bir resmimizi çeker misin” dedim. Yan yana durarak 80 yaşındaki bu cebinde madalya taşıyan adamla resim çektirdim. Böyle espri yapmasam belki resim çektirmeyecekti.
Her gün saat 13 de dediği yere,  yemek yemeye giden bu yaşlı adam, otururken bana saati sordu, 13 e 10 dakika olduğunu söylediğimde  “yemek saatim gelmiş” diyerek,  oturduğu yerden kalktı, yemek yemek için dediği yere doğru yöneldi, L şeklindeki bastonuna dayana dayana gitti.
Bu gazilik belgesinin iptal gerekçesini öğrenmek için, Ulus 100. Yıl çarşısının 4. katına çıktım, saat 13,30 İstiklal Madalya Derneği kilitli idi. Tekrar asansörle aşağı indiğim zaman, asansör kapısında, birinin yakasına İstiklal Madalyası takılı olan, ötekisi takım elbiseli kravatlı ve sakallı iki yaşlı adama rastladım, derneklerine çıkmayı bekliyorlardı. Onlara, bir gazilik belgesini iptal olayı varmış, bunun aslı nedir, diye sordum.  Birisi şöyle dedi:
“-Arkadaş, seçim sırasında oy için bir sürü sahte gazilik belgesi vermişler. Bunu tespit edince de, kartları iptal edilmiş, “neylersin ki Türkiye’de işler böyle”  diyerek asansöre bindiler,  asansörün kapısı kapandı.  Böylece ben de, seçimde gazi olmayanlara gazi madalyası verip oy avcılığı yapıldığını öğrenmiş oldum.
Benim de artık başka acele işim olduğu için onlardan ayrılmak zorunda kaldım.
Öğleden sonra, o derneğe gitmeye karar verdim.
KAMAN’LI OLDUĞUMU BİLİŞİNE ŞAŞTIM KALDIM
İstiklal Madalyası sahiplerine verilen  “gazi” belgesinin EGO ca iptal gerekçesini ve öteki ayrıntıları öğrenmek için 3.6.2016 Cuma günü İstiklal Madalya derneğine gittim. Ulus 100. Yıl Çarşısı 4. Katta bulunan dernek bürosuna girdiğimde, makam koltuğunda,  “kendisinin 100 yaş üstünde ve Kars’lı” olduğunu söyleyen,  İstiklal Madalyalılar Derneğini Genel Başkanı Torun Mengüloğlu ile karşılaştım.  Kapıdan girip yaklaşırken selam verdim, hayatımda hiç görmediğim, tanımadığım Başkan Mengüloğlu, bana aynen “ceviz getirdin mi,  gel bakalım Kaman’lı”  dedi; Torun Mengüloğlu’nun, benim Kaman’lı oluşumu bilmesi önsezisine şaşırdım kaldım. Abi benim Kaman’lı olduğumu nasıl anladın, dedim, o da, Abi benim Kaman’lı olduğumu nasıl anladın, dedim, o da, “gelişinden belli ben adamın gelişinden nereli olduğunu anlarım”  dedi.
 EGO nun gazilere verdiği 20 kişi kadarının sanırım “gazi” belgeleri neden iptal edildi, bilginiz var mı, diye sormama rağmen, Başkan Torun Mengüloğlu doğru dürüst bilgi vermedi, “kim kim bilir ne yaptılar da iptal edildi, bilgim yok, kendilerine sor, ancak o kadar çok sahtekar var ki memlekette, “ben gaziyim” diyen elinde sahte belgelerle  ondan nemalanmaya çalışıyor, bazılarınkinin sahte olduğu  tespit  edildi, onun için iptal edilmiştir”  dedi. Ama tam doyurucu bilgi vermedi,  bu konu üzerinde fazla konuşmak istemiyordu. Resim çekerken hiç bana bakmıyor, ya bir şeyle meşgul oluyor, ya laf değiştiriyordu.
Cevat Kulaksız
 ckulaksizster@gmail.com

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget