Zina - Güner Yiğitbaşı

Zina; bizim ahlak kurallarımıza,dinimize aykırı ve dinimize göre ağır yaptırım ön gören çok ağır bir suç olarak kabul edilmişse de; bizim devlet yapımız içinde

Zina - Güner Yiğitbaşı
Her işimiz bitti ve en başta bölücü terör olmak üzere, ülkenin sırada bekleyen tüm sorunlarını hallettik de sıra zina'ya geldi sanki.

Öncelikle, şu gerçeği de belirtelim ki; zina, şu anda yasalarımıza göre suç değildir. Zina'yı, Türk Ceza Yasasına göre suç olmaktan çıkaran da, bizzat AKP iktidarıdır.

Zina; bizim ahlak kurallarımıza,dinimize aykırı ve dinimize göre ağır yaptırım ön gören çok ağır bir suç olarak kabul edilmişse de; bizim devlet yapımız içinde, zina'nın Türk Ceza Yasasına göre suç sayılmaması, Türkiye Cumhuriyetinin laik bir devlet olması nedeniyle, çok doğal bir uygulamadır.

Laik devletler; reşit olan ve akli melekeleri yerinde olan yetişkin bir kadın ile erkek arasında rızaya dayalı olarak, aleniyet içermeyen ve gizli bir ortamda gerçekleşen cinsel birleşmelere karışamaz.

Tabi, zinanın delilleriyle saptanması halinde, zina nedeniyle hakları ihlal edilmiş olan kişilerin; zinaya dayalı boşanma davası açmak, tazminat talebinde bulunmak gibi,bazı yasal başvuru hakları mevcuttur.

Dinimize ve şeriat hükümlerine göre, zina'nın çok ağır cezayı gerektiren bir suç olması, laik devletlerin meselesi değildir.Zinayı yasaklayan, bunu günah ve suç sayan dinin mensuplarının kendileri zina yapmazlar, aile yakınlarına da yaptırmazlar ve mesele kapanır, zira her koyun kendi bacağından asılır.

Sıfatları, makam ve mevkileri ne olursa olsun, hiç kimse; kendi çekirdek aile yakınları dışında kalan kişilere,din ve şeriat  kurallarına uymaları, bu kurallar arasında bulunan zina eyleminde bulunmamaları için dayatmada bulunamaz,zina yaptıklarını iddia ederek, eleştiremez ve kınayamaz.

Hele, hele örf ve adetlerimize göre yıllar öncesine dayalı olarak oynanan ve artık gelenek haline gelen bazı halk oyunlarımızda, kadın ve erkeklerin, oyunun gereği olarak el ele tutuşmalarını, halay çekmelerini, zina olarak nitelendirerek fikir beyan edemez, kendi sapık zihniyetinden, kalbinin kötülüğünden hareketle, halk oyunu oynayan, halay çeken kadın ve erkeklerimizi, zina yapmakla suçlayamaz.Böyle bir suçlama, kişilerin özgürlüklerine yapılan alçak ve şerefsiz bir saldırıdır.

Bir okulumuzun müdür yardımcısı olan bir eğitimcinin; el ele tutuşarak halay çekenler zina yapmaktadır diyerek, elele tutuşarak halay çeken tüm insanlarımızı, alenen zina yapmakla suçlaması ve bu cesareti kendisinde bulabilmesi, demokratik ve laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyetinin çökmek üzere olduğunun en önemli belirtilerinden birisidir.

Halay çekenler zina yapmaktadır diyenler, aynı kafa yapısında olanlar, bu sapıkları açık ya da gizli olarak destekleyen ve bu sapıklara cesaret verenler, iş başında tutmaya devam edenler; şunu çok iyi biliniz ki; halay çekmek üzere el ele tutuşan kadın ve erkeklerimiz, asla zina yapmış olamazlar, bu değerlendirme; kadın saçı görünce tahrik olduklarını beyan eden, halay çekmek üzere bir kadının elini tuttuklarında nefislerine hakim olamayarak cinsel haz duymaya başlayarak tahrik ve orgazm olan, herkesin de kendileri gibi tahrik ve orgazm olacaklarını zanneden, karşılarında gördükleri kadın ve kızlarımızı beyinlerinde çırılçıplak soyarak göz ve beyin zinasında bulunan sapıklar, ayağınızı denk alınız, devran böyle devam etmeyecek, bir gün mutlak surette laik demokrasinin geri geleceğini ve sizlerden hesap sorulacağını asla aklınızdan çıkarmayınız.

Allah; tüm kadın ve kızlarımızı, göz ve beyin zinasının sapıklarından korusun.

14/04/2016
Güner YİĞİTBAŞI 

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget