Ne yaşanıyorsa sayenizde yaşanıyor - Tayfun Talipoğlu

Siz ne kadar "Biz görmez ya da görmezlikten gelip vatandaşa da göstermezsek olanlar olmamış sayılır." diye hayal kurarsanız kurun, dünya olanları görüyor...

Ne yaşanıyorsa sayenizde yaşanıyor - Tayfun Talipoğlu
Bu iletişim ve bilgi çağında yaşanan hiçbir şeyin gizli kalamayacağını anlamamanız doğal aslında. Bedeniniz bu çağda ama onun üstünde gezdirdiğinizkafa ortaçağı yaşıyor.
Siz ne kadar "Biz görmez ya da görmezlikten gelip vatandaşa da göstermezsek olanlar olmamış sayılır." diye hayal kurarsanız kurun, dünya olanları görüyor ve gerekli değerlendirmeleri yapıyor.
Sosyal medyada bir tweet vardı: "Ambulans ve polisten daha çabuk yayın yasağı geliyor." diye. Sultanahmet katliamında daha cesetler yerden kaldırılıp yaralılara müdahale edilmeden yayın yasağı geldi. Olay Yeri İnceleme Ekipleri, henüz olay mahalline emniyet şeritlerini çekmeden Cumhurbaşkanı canlı bombanın Suriyeli olduğunu açıkladı. Arkasından da emniyetten farklı açıklamalar geldi.
Dedikodu ile ülke yönetirseniz  en acı olayda bile komik duruma düşersiniz. Çünkü "millet bize yüzde elli oy verdi" dolayısıyla bunlar bize inanır sanıyorsunuz. Doğrudur; yağ havuzunda yıkanan yandaş medyada yağıp gürler, yalanlar sıralayabilirsiniz ama olmuyor işte olmadığını  görmek için makamlarınıza dış basın özetlerini isteseniz görürsünüz ama biliyorum ki bu sizin için bir sorun değil.
Arkanızda yüzde 49 halk desteği var ve size değil inanmak biat eder. Siz, "turistler kendilerini patlatmışlar" deseniz dahi inanırlar. Hiç şüphemiz yok. Televizyon ekranlarında din tüccarlarının "cehennem ateşinde yanmayan kefen" sattığı, "Peygamber efendimizin ayak izi kalıbında terlik" pazarladığı ve müşteri bulduğu, diyanetin "bir babanın kızına şehvet duyguları ile bakmasının doğal olduğu" fetvaları verdiği bir ülkede az bile yalan söylüyorsunuz. Bunun için de teşekkür etmemiz gerekiyor sizlere.
Köprüler, yollar yaparak çağ atladığımızı iddia etseniz de ortaçağ kafası ile "peynir gemisini" buraya kadar yürütürsünüz. Nasıl 17-25 Aralık için yayın yasağı getirince örtemediyseniz yolsuzlukların üstünü şimdilerde de terör olaylarının gerçek nedenlerini örtemezsiniz.
Çözüm süreci boyunca Doğu ve Güneydoğudaki gelişmelerle şehit ve gazi haberlerini yok saydınız ve söyleyenleri yine vatan hainliği ile suçladınız. Şimdi de her gün 3-4 şehit verdiğimiz ortamın nedenlerini söyleyenleri tehdit ederek bir yere varamazsınız.

Yani kısaca bu hendekler açılırken, tonlarca bomba teröristlerce yollara yerleştirilirken, PKK silahlanırken hükümette yine sizler vardınız. Şimdi o gencecik fidanların pusularda şehit edilmesinden de sizler sorumlusunuz. Şehit cenazelerinde boy göstermek acıları dindirmiyor.

Tayfun Talipoğlu/abcgazetesi

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget