ABD, CHP’ye lider mi arıyor? - Işık Kansu

ANAP deyince, akıllarda hangi olumsuz imgeler oluştuğunu toplumun özellikle dar gelirli kesimi ve emekçiler çok iyi bilir.


ABD, CHP’ye lider mi arıyor? -
ANAP deyince, akıllarda hangi olumsuz imgeler oluştuğunu toplumun özellikle dar gelirli kesimi ve emekçiler çok iyi bilir. 
O ANAP’ın eski lideri Mesut Yılmaz, ocak ayında kurultaya hazırlanan CHP’nin, merkez çizgisinde dönüşümler gerçekleştirirse AKP’nin seçeneği konumuna gelebileceği ileri görüşünü dile getirmiş! 
Beykoz dolaylarından siyasete bulaşma işleri yeniden gündemde olmalı... 
DSP’yi bölenler, ülkeyi erken seçime sürükleyip AKP iktidarına ortam hazırlayanlar, kuzu postunda kurtarıcı pozuna yine girdiler anlaşılan. Bu arada önemli bir gelişme daha olduğunu duyduk: 
CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, 1 Kasım seçimlerinden hemen sonra ABD ve Londra’da bir dizi tanıtım toplantısına (roadshow) katılmış. İşin en ilginç yanı, bu toplantıların kimilerinde kendisine eşlik edenin ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi Francis J. Ricciardone olması. Bilindiği üzere; Ricciardone ABD büyükelçisi iken, Aralık 2013’te CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile de içeriği kamuoyuna pek açıklanmayan bir görüşme yapmıştı. 
Önümüzdeki kurultay için midir, sonrası için midir, bilemeyiz, ama Selin Sayek Böke’nin adı medyada ve CHP’yi çerçeveleyen halkalarda son günlerde çok sık anılır, dillendirilir oldu.
Ankara İLEF’de atılım 
SBF’ye bağlı Basın Yayın Yüksek Okulu, 1965’te kurulmuştu. Şimdi adı İletişim Fakültesi ve 50. yılını doldurdu. Fakülte, bugüne değin 7 bine yakın mezun verdi. 
Bunların büyük bir çoğunluğu, basın-yayın organlarının birikimli, ilkeli, çalışkan üyeleri oldular. Bir kısmı, şu anda çalıştıkları basın kuruluşlarında yönetici. 
Örneğin; gazetemizin Ankara bürosunun İstihbarat Şefi Ayşe Sayın ile Parlamento Büro Şefi Emine Kaplan, fakülteden yetişme. Epeydir basın-yayın alanına eskisine oranla daha az Ankara İletişim mezunu girer olmuştu. 
Meslek kuruluşları ve kurumlarla yakın ilişkiler kuran Dekan Prof. Dr. Ruken Öztürk ve yönetimi, bu olumsuz gidişi gördü ve önlemlerini aldı. Daha verimli ve düzeyli bir eğitim verilebilmesi için 300 öğrenci alan fakülte bu sayıyı bu yıl 130 öğrenciye indirdi. 
Dekanlık görevini üstlenecek olan ve geçmişte meslek deneyimi bulunan Prof. Dr. Abdülrezak Altun da fakültenin bayrak yarışında en ön sıralarda olması konusunda iddialı. 
Gazetecilik alanını seçecek olan gençlere duyurulur!
Eşitsizlikten kasıt ne?
Yıllardır, “yeni dünya düzeni” adıyla kapitalizmin doruklara çıkarak emperyalist küreselleşmeye ulaştığını yazmaktan, söylemekten bıkmayan, usanmayan bir kesim vardı bu ülkede. 
Emeğin sınırlara hapsedilirken sermayeye sonsuz serbestlik tanındığı; varsıllar ile yoksullar arasındaki uçurumun giderek derinleştiği, daha çok kâr uğruna insanların farklılıkları kaşınarak kan denizlerine itildiği, doymak bilmez uluslararası şirketlerin dünyayı cehenneme çevirdiğini ısrarla dillendiren bu kesime kulak asılmadı. 
Başta bizdeki sermaye sözcüleri, bir tapınma ayini gibi, küreselleşmenin nasıl bir nimet olduğunu, sonsuz bir özgürlük ortamı yarattığını sayıklayıp durdular. 
Şimdi, bunalıma koştuklarını, yaratılan küresel düzende büyüklerin küçükleri yutacağını, sermaye yoğunlaşmasının azgınlaştığını anlamışlar... 
Eşitsizlik vurgusu ile devasa kartel ve tröstlere “Benim yerimi daraltıyorsunuz” isyanını dile getiriyorlar. Gerisi, işin ayrıntı tarafı. 
“Küreselleşmenin insan tarafı yok. Eşitsizlik var” dediklerinin, emeğin anladığı anlamda bir adaletsizlik çığlığı olmadığı apaçık ortada.


 Işık Kansu/Cumhuriyet

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget