Üniversite Dediğin Susmalı! - İrfan O. Hatipoğlu

Üniversite Dediğin Susmalı! - İrfan O. Hatipoğlu
Evrensel anlamda üniversiteler bilimin üretildiği, özgür düşüncenin yüksek sesle dillendirildiği, aydınlanmanın merkezi, kamunun çıkarlarının savunulduğu ve siyasal iktidardan bağımsız kurumlar olarak tanımlanır. Ülkemizde bunun böyle anlaşılmadığını üniversitelerin içine düştükleri derin sessizlikten anlıyoruz. Ülkenin yasal/değişik uygulamalarla geriye doğru çekilmek istenmesi girişimi, yolsuzluk/rüşvet olayları ile ülkenin yağmalanmasının önünün açılması, medyanın (yazılı, görsel) rant ilişkileri oluşturularak kontrol edilmesi ve son olarak sosyal (internet) medyanın iktidarın denetimine alınmasına sessiz kalmasına örnek verebiliriz.
Siyasal iktidarın ortaya koyduğu “yasakçı/baskıcı anlayış” bulaşıcı bir şekilde üniversiteleri sarmıştır. Aldığı görevin bilincinde olan Yükseköğretim Kurulu da akademisyenleri ve öğrencileri duyarsız/ korkak hale getirmek için çaba harcıyor. En güzel örneği üniversite üst yöneticilerinin siyasal iktidarın “Gezi eylemlerinden” sonra başlattığı baskıcı uygulamalarına verdiği destektir. Siyasal iktidarın uygulamalarına koşut olarak eylemlere katılan/destekleyen öğretim elemanlarına soruşturma açılmış, bir bölümünün de üniversite ile ilişkileri kesilmiştir. Yine Gezi eylemlerine katılan öğrencileri saptayarak cezalandırmışlar, güvenlik güçlerine ve YURTKUR yöneticilerine ihbarda bulunarak tutuklanmalarını ve kredilerinin kesilmesini, yurtlarından atılmalarını sağlamışlardır.
Yükseköğretim Kurulu uyguladığı baskıcı uygulamaları kalıcı kılmak için öğrenci ve çalışanlar disiplin yönetmeliklerinde değişikliğe gitmiştir. Yönetmeliklerde yaptığı değişikliklerle üniversiteleri öğrenciler ve akademisyenler açısından “açık zindan”lara dönüştürmeye çalışıyor. Öğrenci disiplin yönetmeliğinde yapılan değişiklik ile soruşturma geçiren öğrenciler kampusa giremeyecek. Soruşturma geçiren öğrenciler, haklarındaki inceleme tamamlanmadan okuldan uzaklaştırılabilecek. Sadece okul değil, kampustaki kütüphane, yurt, sosyal tesis ya da hastane gibi tüm binalara giriş yasağı gelecek. Bugüne kadar birçok üniversitede serbestçe ve siyasi amaçlar dışında da kullanılan “izinsiz olarak bildiri dağıtmak, afiş ve pankart asmak” kınama gerektiren bir suç olarak işlem görecek. Eyleme katılan öğrenciler bir yıl boyunca okuldan uzaklaştırılacak. Bu ceza, eyleme katılmaya zorlayanlar için iki yıla çıkacak.
Üniversitelerin susturulması/susması bir ülke için iyiye yorulmaz. Ülkenin geleceğini sağlıklı inşa edemezsiniz. Korkak/yılgın/ürkek ve yeterli bilgi donanımından yoksun, sorgulayıcı olmayan insanların yaşadığı ülke olursunuz. Ülkemizin içinde hedeflenen budur. Bu nedenle konuşan bir üniversite için özgür/özerk üniversite mücadelesini yükseltmeliyiz.

 İrfan O. Hatipoğlu

Yorum Gönder

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget