Gündüz Akgül: Nihayet Atatürk dedi!..

Gündüz Akgül: Nihayet Atatürk dedi!..
Başbakan, konuşmalarında büyük önderden bahsederken, ya “Gazi”, ya Gazi Mustafa Kemal” veya “Mustafa Kemal” diyordu.
Atatürk demediği için sürekli aydınlar ve Kemalistler tarafından eleştiriliyordu.
Alın işte şimdi Atatürk diyor.
Var mı bir itirazınız?
Bu gün (29.03.2014) medyaya yansıyan haberde, “Başbakan Erdoğan seçimlere saatler kala CHP’yi eleştirirken, Mustafa Kemal Atatürk’ten hep “Atatürk” diyerek bahsetti” yazılıydı.
Benim bu söyleme itirazım var.
İtirazım, bu haberden dolayı değil, daha önce bu düşüncemi,  01.01.2013 tarih ve “NEDEN ATATÜRK DİYEMİYORLAR?” başlıklı yazımla okuyucularımla paylaşmıştım.
O yazıda;
“Mustafa Kemal’i benimseyenler, ATATÜRK’ü neden içlerine sindiremiyorlar?
Neden ATATÜRK diyemiyorlar?
Yazının başlığını oluşturan bu soruyu, nedenlerini belirterek yanıtlamaya çalışacağım.
Çünkü ATATÜRK, uzun soluklu bir çalışma sonunda, kurtuluş kadar önemli olan ve devrimlerin gerçekleştirildiği kuruluş aşamasının eseridir.
Bu aşamada;
-Saltanat kaldırıldı.
-Ankara Başkent yapıldı.
-En önemli devrim olan Cumhuriyet ilan edildi.
-Halifelik sonlandırıldı.
-Eğitim Birliği Yasası kabul edildi.
-Şer’ iye Mahkemeleri kaldırıldı.
-Tekke ve Türbeler kapatıldı, tarikatlar yasaklandı.
-Şapka devrimi gerçekleştirildi.
-Uluslararası Saat ve Takvim kabul edildi.
-Laiklik ilkesi Anayasaya girdi.
-Türk alfabesi ve Latin rakamları kabul edildi.
-Kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi.
-Türk Tarih ve Dil Kurumu kuruldu.
-Halk Evleri açıldı.
-Ezanın Türkçe okunması kararlaştırıldı ve okutuldu.
-“En Hakiki Mürşit İlimdir” denilerek, us (akıl) ve bilime önem verildi.
-21 Haziran 1934 tarihinde Soyadı Yasası çıkarıldı.
-24 Kasım 1934 günü TBMM oy birliği ile Mustafa Kemal’e anasının ak sütü gibi hak ettiği ATATÜRK soyadını verildi.
-Tüm bu devrimler, Ümmetten –Ulusa, Hilafetten – Demokratik ve Laik rejime, Tebaadan- Yurttaşa, Cemaatten- Topluma, Seçkin sınıftan – Bizzat halkın iradesine geçmemizi ve karanlıktan aydınlığa çıkmamızı sağladı.
Sanırım, bu açıklamalardan sonra ATATÜRK’ü neden sindiremedikleri ve neden ATATÜRK demedikleri konusunda başka bir açıklama yapmama gerek kalmadı.
Kurtuluş savaşı destanını azda olsa inceleyenler, İsmet İnönü, Kazım Karabekir, Rauf Orbay, Ali Fuat Cebesoy ve Refet Bele’nin, ATATÜRK’ün silah arkadaşları ve Kurtuluş Savaşının birer kahramanları olduklarını göreceklerdir.
Devrimlerin gerçekleştirildiği kuruluş aşamasında ne yazık ki Kurtuluş Savaşının bu kahramanlarından İsmet İnönü hariç, diğerleri devrimlerde Büyük Önder ATATÜRK’e ayak uydurmadıkları gibi askerliğe dönmeyip TBMM de siyaset yapanlarda, devrimlerin gerçekleşmesinde daima karşı duruş sergilemişlerdir.
Bu devrimlerin hangi koşullarda gerçekleştirdiğini, kimlerin karşı durduğunu ve bu gün ATATÜRK’ü telaffuz etmeyenlerin, karşı duranların geleneğinden geldiğini tarih baba çok açık olarak altın sahifelerine kaydetmiştir. ” Demiştim.
Hala ayni düşüncede olduğumu, Başbakanın bir seçim taktiği olarak kendisini zorlayarak ATATÜRK dediğini bildiğimden, samimiyetine itirazım var.
Sizin de var mı?

29.04.2014
Gündüz AKGÜL
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget