Doymazlarla aymazlar! - Tünay Süer

Bunlar hem doymaz hem de utanmazlar... Kapağında ampul resmi yanlarında Kız Kulesi ve Sirkeci, Sultanahmet, Sarayburnu sahilleri özellikle üç camimizin resimleri

Doymazlarla aymazlar! - Tünay Süer
Bugün öğleden sonra kapım çalındı, açtığımda genç bir hanım ile takım elbiseli bir genç, ellerinde küçük torbalar ve torbalardan dışarı çıkmış kırmızı karanfillerle karşımda duruyorlardı.
Tedirgin bir halleri vardı.
AKP den geldiklerini Kadıköy Belediye Başkanı adaylarının tanıtım broşürlerini dağıttıklarını, isteyip istemediğimi kibarca ama eklim büklüm bir halde sordular.
CHP  li olduğumu söyleyerek, madem buraya kadar zahmet etmişsiniz, siz bir görev yapıyorsunuz, alayım bari dedim teşekkür ettim ve torbayı aldım.
Biraz şaşırdılar, teşekkür ederek diğer dairelerin zillerini çalmak üzere asansöre yöneldiler.
Kadıköy adayı kimdi ve halka neler anlatıyorlardı, merakımdan almıştım.
Torbanın içerisinde tek karanfil, adayın broşürleri ve kapağında Tayyip Erdoğan’ın resmi olan bir kitapçık ve küçük mavi bir kutu vardı.
Ben hemen üzerinde “Türkiye’nin geleceği için çalıştığımız ilk 11 yıl” yazılı kitapçığı işi gücü bırakıp, okumaya başladım ve notlar aldım.
Ekonomi—Sağlık--- Ulaştırma--- Milli Eğitim---Şehit Yakınları ve Gazilerimiz—
Sosyal Devlet—Köy-Tarım---Sözleşmelilerle Kadro---Trafik konuları işlenmişti.
Kitapçığın baş sayfasında Recep Tayyip Erdoğan imzalı yazısında sanırsınız Türkiye’de her şey güllük gülistanlık . Türkiye’de cebinde Ay-Yıldızlı pasaportu olan her Türkiye Cumhuriyeti Vatandaşının dünyanın neresine giderse gitsin başı dik gittiği, dış politikadaki başarılarımız, itibarımız filan falan buna benzer hayali sözler yazılıydı.
 Ekonomi---11 yılda sağladıkları istikrarlı yönetimleri sayesinde tarihimizde olmadığı kadar büyümüşüz.(Tarihimizde hiç olmadığı kadar soyulmuşuz hâlbuki değil mi?) Hayalî rakamlarla Milli gelirimiz çok büyümüş ve dünyanın gelişen ekonomisi arasına girmişiz.
Kişi başına düşen milli gelirimiz 10 bin 774 dolara yükselmiş.
---Vay be! Bizim bundan neden haberimiz yok acaba?
Küçük esnaf kredileri 6,8 milyar liraya ulaşmış esnaf kredileri için 513 milyon901 lira rekor kaynak ayırmışlar.
Hay Allah’ım hay! Güler misiniz ağlar mısınız?
Güldüm! “Yahu koca koca AVM leri, marketleri diktin, ne bakkal kaldı ne de küçük esnaf, hepsinin canına okudun be adam “diye söylendim.
IMF ye tüm borçları ödemişler IMF istediği zaman kredi isteyebilirmiş ve 5 milyar dolar vermek için anlaşmışlar.(Gel de inan )
52 yılda yapılan demiryolundan daha fazlasını 11 yılda yapmışlarmış.
2014 yılı içinde Millisi kalmayan bakanlığa rekor bütçe ayırmışlar. 11 yılda 55,7 milyara çıkartarak % 740 artırım yapmışlar.
4+4+4+ sistemi ile 28 Şubat döneminin izlerini silmişler.
İhtiyaç sahibi 2 milyon ailenin her birine 500 kg olmak üzere kömür dağıtımı, 75 bin aileye erzak yardımı her ay yapıyorlarmış.
Yine okuyan çocukların annelerine her ay bankaya para yatırıyorlarmış.
21 milyon öğrencinin annesine 2 milyar 800 milyon para vermişler.
Bilmem kaç milyon yeşil kartlılar varmış onlara şu kadar para yardımı yapıyorlarmış.
Artan nüfusa ve işgücüne işsizliği tek haneli rakamlara düşürmüşler.
İnsan, vay canına ya diyor. Yüzbinlerce işçimiz neden sokaklarda hak istiyorlar acaba? Neden nankörlük yapıyorlar ya?
 Velhasıl, Recep Bey öyle masallar anlatıyor ki sanki biz uzayda yaşıyoruz.
Ayıp, ayıp ya, insan bu kadar yalan nasıl söyleyebilir?
İşte Recep Tayyip İktidarı böyle bir iktidar!
Önce fakirleştiriyor sonra vergilerden kestiği kendi paralarımızı oy alabilmek adına fakir fukaraya dağıtıyor.
Haydi, fakir fukara neyse diyelim, ya ayakkabı kutularından çıkan dolarlar, avrolar, o rüşvet paraları kimin cebine gitti acaba? Evinde sakladığı iddia edilen paralar kimin cebinden çıkıyor acaba?
Memlekette özelleştirmediği bir tek bizler kaldık. Buna da kılıf uydurmuş Türkiye Uluslararası sermayenin çekim merkezi olmuş.
E pes yani, bu kadarı da fazla. Bol keseden milli değerlerimiz olan kurumları, fabrikalarımızı, köprüleri her şeyi özelleştirme adına sat sav sonra da çekim merkezi olduğumuzu söyle.
Dünya kadar satış, özelleştirme yaptı da bizim cebimize ne girdi Allah aşkına?
Halen emeklilerimiz, işçilerimiz hayat standartlarının altında yaşam savaşı veriyorlar.
Türkiye dediği gibi güllük gülistanlık olsa neden kömürdü, erzaktı, paraydı dağıtıyor dersiniz?
Bunların gözleri doymuyor. Villalar, gemicikler, uçaklar sandıklara sığmayan paralar, bankalardaki paraları yetmiyor.
Gözünüzü toprak doyursun demekten başka ne diyebiliriz?
Bunlar hem doymaz hem de utanmazlar...
Kapağında ampul resmi yanlarında Kız Kulesi ve Sirkeci, Sultanahmet, Sarayburnu sahilleri özellikle üç camimizin resimleri konulmuş mavi kutunun içinde küçük bir kahve paketi vardı.
İçinde AKP.İst.İl Başkanının bir notu;
Kahve bahane...
Asıl olan hep beraber huzur ve refah içinde yaşadığımız Büyük Türkiye’dir.
                                                          ***
Hey gidi hey! İşte böyle din ile birkaç parça erzak, sadaka gibi verdikleri paralar ve yalanlarla bir kesim halkımızı kandırıyorlar.
Garibim halkımız o verilenlerin kendi ceplerinden çıktığının farkında değiller.
Asıl olan hep beraber huzur ve refahı ancak AKP ‘in tahtından inmesiyle bulacağımızı ne zaman öğrenecekler acaba?



Not: Torbayı içindekilerle akşamüstü bizim Ziverbey’deki seçim bürosuna ilçe başkanımıza verilmek üzere arkadaşlara teslim ettim.

Yorum Gönder

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget