Natotürkçü değil, Atatürkçü Ordu - Yılmaz Özdemir

Türkiye askeri darbelerden ve parçalanma tehlikesinden kurtulmak için zaman kaybetmeden NATO’dan ayrılmalı ve bütün işbirlikçileri bertaraf ederek ATATÜRK’ün Tam Bağımsız Türkiye idealine sımsıkı sarılmalıdır.

Natotürkçü değil, Atatürkçü Ordu - Yılmaz Özdemir
Dersim Mebusu Mustafa Zeki Saltık,
Ankara Mebusu Ali Fuat Cebesoy,
Edirne Mebusu Kazım Karabekir,
İzmir Mebusu Refet Bele.

Bu isimler 23 Nisan 1920 ile 11 Ağustos 1923 arası TBMM’de görev yapan 54 asker milletvekillerinden bazıları.
İkinci meclis oluşurken Gazi Mustafa Kemal Atatürk asker milletvekillerinden kışla ve TBMM arasında tercih yapmalarını ister. Çünkü yeni kurulan devlet belli bir sınıfın belli bir zümrenin değil halkın egemenliğine dayanan Cumhuriyet olacaktır.
Kurulan bu devlette askerin görevi dışarıdan gelecek saldırı ve işgallere karşı TBMM’nin emrinde görev yapmaktır.
Çok partili döneme geçilip ’’Türkiye’yi Küçük Amerika Yapacağız’’ diyen Demokrat Parti’nin iktidarda olduğu 1952 yılında Türkiye’nin NATO’ya üye olmasıyla birlikte NATO silah ve teçhizatın yanı sıra subayları eğitmeye ve onlara dünya görüşü aşılamaya başlar.


27 Mayıs 1960

Kendisine ‘’Aydın’’ diyen bazı kesimlerce ABD güdümündeki Demokrat Parti iktidarına karşı ‘’Ordu-Millet El Ele’’ bir halk ihtilali olduğu söylense de, ülkemizdeki İlk NATO askeri darbesidir.
Albay Alpaslan Türkeş’in okuduğu darbe bildirisi ’’Bütün ittifaklarımıza ve taahhütlerimize bağlıyız. NATO ve CENTO’ya inanıyoruz ve bağlıyız. Düşüncemiz ’Yurtta sulh, cihanda sulh’tur.’’
27 Mayıs’tan sonra yapılan seçimlerde. Eisenhower Vakfı bursuyla eğitim alan ve Demokrat Parti döneminin DSİ genel müdürü Süleyman Demirel’in başkanlığındaki Adalet Partisi iktidara geldi.

12 Mart 1971

Bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de sol rüzgarların estiği ve dünyayı değiştirme idealinde olan ’’68 Kuşağı’’ hedef olarak NATO türü emperyalist askeri yapılanmaları göstererek halk desteği elde etmeye başlayıp Türk Halkı emperyalizmi sorgulamaya başlayınca 12 Mart Darbesi yapıldı.
Genelkurmay Başkanı Org. Memduh Tağmaç, ’’Sosyal uyanış ekonomik gelişmeyi aşmıştı’’ derken, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunay, 1961 Anayasası’nın özgürlükçü maddelerine atıfta bulunarak anayasanın bu halka lüks olduğundan ve bol geldiğinden bahsediyordu.

12 Eylül 1980

1970-1980 arası NATO yapılanması olan Konturgerilla eylemleri ile yüzlerce yurtsever katledilmiş 1 Mayıs’tan Bahçelievler Katliamı’na, Sivas Olayları’ndan Çorum ve Maraş Katliamları’na kadar okul tarama, kahve bombalama gibi toplumsal sindirmeye dönük pek çok olay yaşandıktan sonra 12 Eylül 1980’de yine ‘’’NATO’ya Bağlılık’’ yeminleriyle ordu yönetime el koyuyor ve 6 Kasım 1983’te yapılan seçimlerde yeni bir ‘’Küçük Amerika’’ sevdalısı Turgut Özal’ın ANAP’ı iktidara geliyordu.

15 Temmuz 2106

1990’ların başında komünist blokun dağılmasıyla beraber ABD Ortadoğu’yu yeniden şekillendirmeye karar vererek hedefine ulus devletleri koyup buna direnen bütün yönetimleri tavsiye etmeye başlıyor tek tek ülkeler parçalanarak kukla yönetimler iş başına getiriliyordu.
Türkiye’de de bir ekonomik kriz sonrası iktidar el değiştirip AKP 3 Kasım 2002’de iktidar olmuş ve ABD’den kurtarıcı olarak gönderilen Kemal Derviş’in ekonomik programını virgülüne dahi dokunmadan uygulamaya devam ediyordu.
Ne var ki BOP eş başkanılığı Türkiye’de olmasına rağmen TSK bölgedeki caydırıcı gücünü devam ettiriyordu.
3 Temmuz 2003’te Irak’ın Süleymaniye şehrinde Türk Askeri’nin kafasına çuval geçirmesiyle başlayan ve ABD eliyle büyütülen FETÖ’nün TSK’ne sızarak başlattığı Ergenekon ve Balyoz gibi kumpas davalarla TSK içindeki milli unsurlar tavsiye ediliyordu.
15 Temmuz’da gerçekleşen ’’Başarısız’’ darbe girişiminden sonra TSK’nin hiyerarşik yapısı sil baştan değiştirilip askeri okulların kapatılmasından, emir komuta zincirinin yok edilmesine kadar TSK’yı güçsüz bırakacak uygulamalar hayata geçti.
Yazımın başlığına dönecek olursak Türkiye askeri darbelerden ve parçalanma tehlikesinden kurtulmak için zaman kaybetmeden NATO’dan ayrılmalı ve bütün işbirlikçileri bertaraf ederek ATATÜRK’ün Tam Bağımsız Türkiye idealine sımsıkı sarılmalıdır.

Yılmaz Özdemir

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget