Atatürk Neyzen Tevfik Buluşması 1 - Cevat Kulaksız

Neyzen nüfus tezkeresine kavuştu. Gazi ona bir de ney yollamıştı. Neyzen bunu yaşamının son günlerine kadar duvarından hiç indirmedi. İşte Atatürk ülkesinin sanatçısına böyle sevgi duyardı.

Atatürk  Neyzen Tevfik Buluşması  1 - Cevat Kulaksız

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bütün yurt gezileri bir tür bir bayram havası içinde idi. Bir gün Bursa’ya giderken Kemal Paşa’nın yanında en yakın arkadaşları, Bursa ve Balıkesir milletvekilleri vardı. Akşamları Gazi’nin görkemli sofrasında günün olayları anlatılıyor ve gösterilen ilgi değerlendiriliyordu.
Bursa’da böyle bir günün akşamında yine tatlı bir sohbet havası içinde Şair Eşref’ten söz açıldı. Sofradakilerden her biri Eşref’ten birkaç dize okudu.
Şair Eşref’in yeğeni olan Balıkesir Milletvekili Ahmet Süreyya Bey de:
“-Paşam, ded, “amcamın şu meşhur dizeleri hiç aklımdan çıkmadı:
“Şimdi pek çok teker tembel yatağıdır bütün
“Medrese sakinleri asker kaçağıdır bütün”.
Sofradakilerden biri şöyle dedi:
Paşa hazretleri, Şair Eşref öldü ama onun yolundan giden, onun müridi Neyzen Tevfik de ondan aşağı kalmaz, Adını duydunuz mu?”
“-Duydum elbette. Bazı şiirlerini de bilirim. Kendisini tanır mısınız?”
Ahmet Süreyya Bey hemen atıldı:
“-Elbette paşam, iyi tanırım.”
“-Şimdi nerelerdedir acaba?
“-İstanbul’da bir yerlerde kalıyor. Ama bugünlerde kendisini Balıkesir’e oğlumun sünnetine çağıracağım. Ne yapar eder gelir. İzin verirseniz size tanıtmak isterim”.
“-Ya, sevinirim.”
“-Emredersiniz paşam. Neyzen de çok mutlu olacaktır. Size sonsuz bir muhabbeti vardır. Üç yıl önce de Kurtuluş Savaşı’nın coşkusu içinde Ankara’ya gelmiş, bir süre Etlik’te kalmıştı. Size ulaşamadığını biliyorum. O heyecan içinde size uzun bir şiir yazmıştı.
Neyzen Tevfik Mustafa Kemal’in Başkomutanlığında kazanılan Kurtuluş Savaşı’nın ve Atatürk’e olan hayranlığının coşkusunu içinde taşıyordu. Bu coşku içinde “26 Ağustos Taarruzu” adlı aşağıdaki şiiri yazmıştı:


“Paşam düşman göründü
Cepheler bize döndü
Emir ver yürüyelim
Vatan kara büründü.

Başkumandan çok yaşa
Mustafa Kemal Paşa
Destanların yazıldı
Bastığın dağa taşa.

Tan yıldızı batıyor
Fecir aydınlanıyor
Düşümde yâri gördüm
Beni şehit sanıyor.

Tutmam ölüm yasını 
Yar çeksin tasasını
Kocatepe’de kurduk
Tarassut (gözetleme) noktasını.
Gönlümüz fırsat arar
Ordumuz tuttu karar
Akar çayın üstünden 
Dumlupınar’a kadar.

Bülbül ne var sesinde
Bir yar sevdim Mersin’de
Yürü emri okunmuş
Ankara’nın Meclisinde

Ankara’dan yar gelir
Al bayrak uçar gelir
Yıldırım orduları
Ateşler saçar gelir.

Tel örgüyü aştılar
Afyon’a yaklaştılar
Tınaztepe tutuldu
Görenler hep şaştılar. 


Atatürk  Neyzen Tevfik Buluşması  1 - Cevat Kulaksız
Gazi gülümseyerek:
“-Gelsin de şiirlerini kendisinden dinleyelim,”  dedi.
Ertesi sabah Ahmet Süreyya Bey’in ilk işi postaneye koşmak oldu. Ama Neyzen kim bilir hangi meyhanede sızıp kalmış, hangi han odasında sabahlamıştı. Aklına Sirkeci’de Vezirhan’da sık sık neyini üflediği bir meyhane geldi. Orası Büyük Postane’den çok uzak değildi. Postacılar oraya çok iyi bilirlerdi.  Ahmet Süreyya Bey, postanede hemen bir telgraf yazarak memurlara uzattı ve şunları söyledi:
“-Efendi, bu telgraf Gazi Paşa’nın emriyle yazılmıştır. İstanbul’daki arkadaşlar ne yapıp edip bunu Neyzen Tevfik Efendi’ye ulaştırsınlar.” Memurlar da şöyle dedi:
“-Hiç merak etmeyin, arkadaşlar cehennemin dibinde bile olsa nu bulup telgrafı kendisine iletirler.”
O gün gerçekten de Vezirhan’daki meyhanede, her zamanki masasında dostlarıyla sohbet ediyordu. Daha hava kararmadan oraya gelmiş, ufak ufak demleniyordu.
Derken bir postacı içeri girdi. Meyhaneciye bir şeyler sordu. Meyhaneci de postacıya parmağıyla Neyzen’in masasını gösterdi. Postacı aradığını bulmuş olmanın mutluluğu içinde masaya yaklaşarak şöyle dedi:
“-Tevfik abi, seni Paşamız Balıkesir’e emrediyormuş.” Neyzen bunu soğuk bir şaka sanarak postacıya okkalı bir küfür savurdu. Neyzen Tevfik, sözünü hiç çekmez, özgürce fikrini söyler, denk gelirse küfür de ederdi.
“-Ulan köpek, dedi, “sen bilmem nereni aç da onunla alay et. Akşam akşam kızdırma beni.”
Postacı fena afallamıştı.
“-Tevfik abi,” dedi, “bir kusur ettiysek affet. Telgrafta öyle yazılı, oku göreceksin.”  Masadakiler şaşkın gözlerle olayı izliyorlardı. Neyzen hışımla postacının elinden aldı, bir de ne görsün, olay gerçek. Telgraf Ahmet Süreyya’dan geliyordu, bunun şakası falan yoktu.  Neyzen postacının eline birkaç kuruş verdikten sonra masadakilere şöyle dedi:
“-Yahu şaştım kaldım,  emir büyü yerden. Gazi Paşa’mız, Neyzen hemen Balıkesir’e gelsin, diyormuş.”
“-Yapma Neyzen, şaka olmasın. Paşa’nın işi yok da seni çağıracak!”
“-Ben de önce öyle düşündüm ama Ahmet Süreyya ciddi adamdır, böyle şakalar yapmaz.”
Neyzen ertesi sabah ney torbasını ve rakı matarasını boynuna asarak Sirkeci rıhtımına koştu. Yanından hiç ayırmadığı köpeği Mernuş da peşinden geliyordu, ona engel olamamıştı. Bir motorla Bandırma’ya sonra bir yaylı at arabası ile Balıkesir’e ulaştı.
Neyzen, Gazi Paşa ve arkadaşlarının bir meydanda halkı coşturan bir konuşma yaptı. Neyzen ilk kez Gazi Paşa’yı dinliyordu. Konuşması Neyzen’in içini aydınlatıyordu. O sırada Neyzen Ahmet Süreyya Bey’le karşılaştılar. Süreyya Bey, ona şöyle dedi:
“-Tevfik, bu akşam Askeri Gazino’da olacağız. Orada oğlumun sünnet düğünü var, seni Paşa hazretlerine tanıtacağım. Sonra da neyini üfleyeceksin. Paşa seni dinlemek istiyor.”
O akşam subay gazinosu tıklım tıklım doluydu. Balıkesir’in bütün ileri gelenleri, subaylar, memurlar, öğretmenler orada toplanmıştı. Az sonra Gazi ve arkadaşları da alkışlar arasında salona gelip çiçeklerle donatılmış masada yerlerini aldılar.
Süreyya Bey, Neyzen’i Gazi Paşa’ya tanıttı, Neyzen Gazi Paşa’nın ellerine sarıp öptükten sona Gazi kendisine masada yer gösterdi. Gazi, Süreyya Bey’e, “Neyzen’i getirdiğine çok sevindim, bakalım bize neler dinletecek.” Masada çok hoş bir sohbet devam ederken, Süreyya Bey,  çok hoş bir sohbet devam ederken, Süreyya Bey, Neyzen’i sahneye davet etti.
Balıkesir’liler Neyzen’i tanımıyorlardı, onu sıradan bir saz şairi sanmışlardı. Neyzen sahnede neyini üfleyerek, sıra ile çeşitli besteleri çaldıkça dinleyenlerde çıt yoktu. Neyzen bitirmek istedikçe salondakiler müthiş bir alkış tufanı ile devam etmesini istiyorlardı ve birkaç defa Neyzeni, neyine devam etmesi için oturttular. Sonunda Kemal Paşa’ya hitaben şöyle dedi:
“-Beni çok mutlu ettiniz Paşa Hazretleri, lütfedip beni dinlediniz, nezaketinizi suistimal etmeyeceğim”,  dedi, yerine oturdu. Kemal Paşa onu yanına oturttu, Neyzen’in elini göğsüne bastırarak dakikalarca öylece tuttu. Sonra da Neyzen’e:
“- Ne büyük, ne kıymetli ruhun var” dedi. Sonra da:
“-Neyzen ne istersin?” diye sordu.
“-Sayenizde her şeyim var paşam, teşekkür ederim.”
“-Bir şey iste canım.”
“-Öyleyse paşam, sizden bir nüfus tezkeresi (Nüfus cüzdanı) “isteyeceğim, emir buyurursanız mutlu olurum.”
“-Senin nüfus tezkeren yok mu?”
“-Yok paşam, bundan önce hükümet mi vardı ki nüfus tezkerem olsun?...”
Bu söze bütün sofradakiler uzun uzun güldüler.
“-Peki Neyzen, en kısa zamanda tezkerene kavuşacaksın.”
Gerçekten de kısa bir süre sonra Neyzen nüfus tezkeresine kavuştu. Gazi ona bir de ney yollamıştı. Neyzen bunu yaşamının son günlerine kadar duvarından hiç indirmedi.
İşte Atatürk ülkesinin sanatçısına böyle sevgi duyardı.
Gazi ile konuştuğu için Neyzen’in saygınlığı artmıştı, dergiler ondan şiirler istemeye başladılar.
Atatürk  Neyzen Tevfik Buluşması  1 - Cevat Kulaksız

BU DÖRTLÜK NEYZEN’İN MEZAR TAŞINDA YAZILIDIR. 
“Sen surete bakmakla hüküm verme sakın
gel sireti gör hakkı temaşa ediyor;
Hep neyzeni sarhoş görüyorsan ne çıkar
meyhanede bak Kâbeyi inşa ediyor”.  Neyzen Tevfik  (1879 – 1953)

Neyzen Tevfik’in Atatürk’ün ölümü üzerine yazdığı şiir:
O ÖLMEDİ-193∞
Tanrı ölmez, O dilerse görünür bir müddet,
Kaybolunca O’nu kalbinde bulur her millet.
Biliyormuş kaderin cilvesini evvelce,
Bütün ecrâm-ı semâ yasla büründü o gece.
Yaklaşan bir acı önce güneşi korkuttu,
Ay tutuldu diyemem gökyüzü mâtem tuttu.
Ata geçtin ebedin mevki-i müstahkemine
Bir direktif veriyor arza, beşer âlemine!
Bize ilhâm ile isâl ediyor her haberi,
Ki O’nun kudret-i külliye, emirber neferi.
Bağladı dâr-ı fenânın ebede telsizini,
Güdelim açtığı yollardan mübârek izini.
Atatürk’ ün beşere sunduğu peymânı budur:
Atatürk’ e inananlar er olur, sulhu korur!  Neyzen Tevfik (Atatürk'e ithafen)
Atatürk  Neyzen Tevfik Buluşması  1 - Cevat Kulaksız




Cevat Kulaksız
ckulaksizster@gmail.com

Kaynak: Çılgın ve Özgün Hıfzı Topuz Remzi Kitabevi 2014 sf 10-11-12-131

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget