Bilmiyordum Savının Dayanaksızlığı - Gündüz Akgül

17-25 Aralık olaylarının açıklandığı güne kadar… Darbe girişiminden sonra, bilmiyordum? Farkında değildim? Tahmin etmiyordum? Diyenlerin savlarının dayanaksızlığı da anlaşıldı…

Bilmiyordum Savının Dayanaksızlığı - Gündüz Akgül
15 Temmuz 2016 günü Silahlı Kuvvetler içinde Fetocu denilen bir gurubun başarısız bir darbe girişiminde bulunması, birçok gerçeği gün yüzüne çıkardı…
Yıllardır orduda, emniyette, yargıda, eğitimde ve bürokrasinin diğer bölümlerinde kök salan Fetullah Gülen örgütlemesini görenler, bu tehlikeyi avazları çıktığı kadar bağırarak ilan etmelerine karşın, gelmiş geçmiş tüm iktidarlar, oy ve iktidar olma uğruna görmezden gelerek bu örgütlenmeye göz yumdular…
Ne zamana kadar?
17-25 Aralık olaylarının açıklandığı güne kadar…
Darbe girişiminden sonra, bilmiyordum? Farkında değildim? Tahmin etmiyordum? Diyenlerin savlarının dayanaksızlığı da anlaşıldı…
Tehlikeyi görenler, bu savları ileri sürenlerden daha öngörülü ve akıllı mıydılar?
Hayır?
Örgütlemenin tehlikesini görenlerin ayrıcalığı, laik Cumhuriyeti, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerini, tam bağımsızlığı, ötekileştirme meyi içselleştirmeleri ve kafalarında başka bir ajandalarının bulunmayışıydı…
Bir dönem Van Cumhuriyet Savcısı olan, Şemdinli’de bir kitap evinin bombalanması soruşturmasını yürüten ve bu soruşturmaya Orgeneral Yaşar Büyükanıt’ında dâhil eden Ferhat Sarıkaya, HSYK tarafından meslekten ihraç edilmiş, 2010 yılı Anayasa halk oylaması sonucu oluşturulan HSYK tarafından tekrar göreve alınarak Ankara Cumhuriyet Savcılığına atanmıştı…
Bu gün medyaya yansıyan ifadesinin satır başlarına baktığımızda Sarıkaya çarpıcı itiraflarda bulunmaktadır…
“-Yaşar Büyükanıt’ın dosyaya dâhil edilmesini daha sonra davaya bakan hâkim İlhan Kaya’nın istedi…
-O zaman Van’da 3. Ağır Ceza Mahkemesi başkanı olup açtığım davaya bakan, Sonradan Yargıtay üyesi olan Hâkim İlhan Kaya, Şemdinli’deki olayla ilgili soruşturma bana verildikten sonra beni yönlendirmeye başladı. Özellikle Yaşar Büyükanıt üzerinde yoğunlaşmamı istedi.
-İlhan Kaya, Yaşar Büyükanıt’ın askeri bir darbe yapacağını, bunun engellenmesinin çok önemli olduğunu ifade etti.
-Bir flash bellekle KOM Müdürü Mustafa Uçkan iddianamede yazılı bilgileri bana getirdi. Getirdiği bilgileri iddianameye kopyalayıp yapıştırdım.
-Mahkeme Başkanı iddianame taslağını hazırladıktan sonra görmek istedi. Ben de kendisine taslağı verdim. İlhan Kaya, bu taslak üzerine çalıştı. Birkaç paragrafını da kendisi yazdı.”

Bunları neden yazıyorum…
Ferhat Sarıkaya’nın ihracından sonra, 2006 yılında üyesi olduğum Türk Hukuk Sitesinde meslektaşlar arasında bir tartışma açılmıştı…
Tartışmaya katılan görevdeki genç meslektaşlarım hararetle Sarıkaya’yı savunuyorlardı…
Bende Emekli Bir hukukçu olarak tartışmaya katılmış ve şu yorumu yapmıştım...
(Değerli meslektaşlarım,
Van Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın düzenlediği Şemdinli olayları iddianamesi nedeniyle HSYK tarafından ihraç edilmesi kararı tartışılırken, öncelikle konuya ön yargılı ve kendi siyasi düşüncelerimiz doğrultusunda değil, bir hukukçu olarak objektif yaklaşmamız gerekmektedir…
Ankara Hukuk Fakültesinde okuyan değerli meslektaşlarım çok iyi biliyorlar. Fakülte rozetinde, bir elinde terazi, bir elinde kılıç, gözleri bağlı bir kadın figürü vardır. Bunun anlamı hukuk kadın gibi zarif, terazi kadar doğru, kılıç kadar keskin, olayın taraflarını tanımayacak kadar kördür. Bu bağlamda olayı tartışıp doğru ve gerçeği bulmak hukukçunun olmazsa olmaz görevidir…
Sarıkaya neden ihraç edilmiştir?
1-Söz konusu iddianameyi düzenlerken Şemdinli’de birçok olaya adı karışmış bir tanığın başka bir kanıtla desteklenmeyen ve daha önce hakkında soruşturma yapan bazı komutanlara suç isnat eden ifadesinin aynen iddianameye geçirildiği,
2-TBMM Araştırma Komisyonu Başkanının komisyon üyelerinin haberi olmadan soruşturma ile ilgili ifadeler gönderdiği,
3-yetkisini aşarak olayla ilgili olmayan ve bazı komutanları suçlayan beyanları iddianamede konu yaptığı
4-siyasilerin olayda etkili oldukları şeklinde kamuoyunda oluşan ve tartışma konusu yapılan kanaat sonrası Cumhuriyet Savcısı Sarıkaya hakkında soruşturma yapılmış ve müfettişlerce düzenlenen rapor HSYK’ya gönderilmiştir. Kurul yaptığı incelemede, Cumhuriyet Savcısı hakkında ki bu iddialarda gerçek payı görmüş ve Cumhuriyet Savcının meslek onuru ile bağdaşmayacak davranışları nedeniyle ihracına karar vermiştir. Bu karara sadece baştan beri olayların içinde olduğu savları ile sorumlu tutulup eleştirilen hükumetten yana tavır koyan Adalet Bakanlığı Müsteşarı karşı oy kullanmıştır. Yanı karar bire karşı altı oyla alınmıştır. İhraç nedenini en iyi bilen Müfettiş raporunu inceleyen Kurul üyeleridir. Bu durum karşısında Adaletin güvenirliliğine gölge düşüren, Adaleti siyasete alet eden ve en önemlisi tarafsızlığını yitiren Cumhuriyet Savcısı Ferhat Sarıkaya'nın ihracı doğrudur. Bu davranışta olanların meslekte bırakılmaları, mesleği yıpratmak, yurttaşların hukuka güvenlerini sarsmaktan başka bir işe yaramamaktadır. Objektiflik ve tarafsızlık bir Yargıç ve Cumhuriyet Savcısının ABECE'sidir. Hukukta acıma, haksız eyleme göz yumma adaletle bağdaşmaz. O zaman hukuk bu niteliğini kaybederek guguk olur.

Diğer yandan İddianame düzenleyen her Cumhuriyet Savcısını şikâyet edip ihraç ettirmek mi gerekir diyen meslektaşlarımın bu düşüncesine katılma olanaksızdır. Çünkü görevini tarafsız ve yasalara bağlı olarak layıkıyla yapan hiç bir Cumhuriyet Savcısı ve Yargıcın şikâyet üzerine ihraç edildiği konusunda tek bir örnek yoktur. Bende 32 Yıl Cumhuriyet Savcılığı yaptım. Görevim gereği çıkarlarına dokunduğum birçok yurttaş tarafından şikâyet edildim ve müfettiş soruşturması geçirdim hepsinden alnımın akı ile çıktım. Meslek hayatımda bu şikâyetlerden ötürü tek bir ihtar dahi almadım. Bu nedenle İddianame düzenleyen her Cumhuriyet Savcının şikâyet edildiğinde ceza alacağı savı doğru değildir. Adalet. org sitesindeki meslektaşlarımın bu konuda ki mesajlarını da okuyorum. Maalesef genç meslektaşlarım olaya biraz hissi yaklaşıyorlar. Bu yüce mesleğin onuru açısından yaklaşan herkes kararı doğru bulur. Saygılarımla)
Bu gün gelinen noktada kim haklı, kim haksız takdirlerinize bırakıyorum.

02.08.2016
Gündüz AKGÜL
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget