Yazıktır, Günahtır - Gündüz Akgül


1971 tarihinde siyasal bir parti olarak siyaset sahnesine çıkan Nizam Partisinden bu yana, Anayasa mahkemesince “Laikliğe aykırı eylemlerin odakları oldukları” gerekçesiyle kapatılan tüm partiler, (Milli Nizam; Refah, Fazilet ve 1980 darbesi sonrasında diğer siyasi partilerle birlikte darbe Konseyi tarafında kapatılan Milli Selamet) AKP’nin kökeni partilerdir…
AKP dâhil, her konuda tümünün önceliği dindir…
Sosyal yaşamın her aşamasına din gözlüğü ile bakmaktadırlar…
Oysa Anayasamız, Türkiye Cumhuriyetinin, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devleti olduğunu söyler…
Anayasa kuralları emredicidir. Herkesin uyma zorunluluğu vardır…
Laik rejimlerle yönetilen ülkelerin hiç birinde din bu kadar başat hale getirilmemiştir…
Çünkü din, tanrı ile birey arasında bir vicdan ve inanç olayıdır…
Bu konudaki her dayatma, birey hak ve özgürlüklerine aykırıdır…
Yine Anayasamıza göre;
-Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.
-Kimse, ibadete, dini ayin ve törenlere katılmaya, dini inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dini inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz…
-Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasi veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.
Amir hükümlerini içermektedir…
Müslüman bir ülke olduğumuza göre Anayasanın bu emredici kurallarına göre her yurttaş, kendisi ile tanrısı arasında olması gereken dini görevlerini özgürce yerine getirmekte serbesttir…
Hiç kimse, dini görevlerini nasıl yerine getireceğine dair bir dayatma ile karşı karşıya bırakılamaz…
Bunları neden yazıyorum…
Bu gün (27.11.2014) yazılı medyada okuduğum bir haber kanımı dondurdu…
Haberde;
“Bursa’nın Yıldırım ilçesinde İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü ile Yıldırım Müftülüğü arasında imzalanan protokolle ilçedeki 4 anaokulunda 4-6 yaş grubu çocuklara anlaşmalı imamlar tarafından Kuranı Kerim, Güzel Ahlak Bilgisi ve Peygamber Efendimizin Hayatı dersleri verilecek.” Deniyordu…
12 Eylül 1980 darbesinin buyurganları dahi Anayasayla Din Kültürü ve Ahlak Öğretimini zorunlu hale getirilirken, başlangıcını belli bir yaşı göz önünde tutarak Ortaöğretim diye belirlemişlerdi…
4-6 yaş gurubu çocuklar, henüz kendi başına sokağa çıkıp oyun oynama çağına dahi gelmemişken, bilinç düzeyleri tam gelişmemişken bu dayatma ile karşı karşıya bırakılıp bunaltılmalarını hangi vicdan, hangi akıl kabul eder...
Lütfen biri çıkıp bunun mantıki  açıklasın…
Okul öncesi yaşta olan bu çocukların, okula hazırlanmaları en doğrusu değil mi?
Her konuda dine öncelik verdiğinizi biliyoruz…
Barı bu yaştaki çocukları rahat bırakın…
Yazıktı, günahtır beyler…

28.11.2014
Gündüz AKGÜL
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Yorum Gönderme

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget