Çözüm Süreci ve Acı İtiraf - Gündüz Akgül

Devlet ile PKK yetkilileri arasında sürdürülen çözüm süreci baştan sancılı başlamıştı…
Hakan Fidan’ın, zamanın Başbakanının danışmanı olarak Oslo’da PKK yetkilileri ile yaptığı görüşmeler basına sızınca, Erdoğan, "bu görüşmeleri yapmadık, ispatlamayan şerefsizdir, alçaktır, namerttir." Diyerek esip gürlemişti…
Sonra CHP görüşme tutanakların açıklayınca, bu kez ilk söylediğini unutarak "biz değil, devlet görüştü" diyerek çark etmişti…
Devlet, toprak bütünlüğüne ve ortak değerlere bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel bir varlıktır. Devlet, yöneten organlarıyla, tüm kurum ve kuruluşlarıyla birlikte düşünüldüğünde bir anlam ifade etmektedir. Bu organlardan yürütmeyi temsil eden hükümetlerdir…
Bu açıklamadan sonra “biz görüşmedik, devlet görüştü” söyleminin nasıl havada kaldığı görülmektedir…
Muhalefet partileri, görüşmelerin yeri TBMM’dir. Görüşmeler konusunda bir şey bilmiyoruz bilgilendirilmemiz gerekir demesine karşın, AKP kapalı kapılar arkasında görüşmelere devam etti…
30 yıldır devam eden ve 40 bin kişinin ölümüne neden olan terör olayının çözüm süreci ile olumlu bir şekilde sonlandırılması hepimizin arzusudur…
Ancak AKP’nin, bu süreci gelecek seçimlerde nasıl yararıma kullanırım mantığıyla sürdürdüğü şekilde değil…
Daha şeffaf, muhalefetle birlikte Mecliste konuşularak, Kürt yurttaşlarımızı temsil eden HDP muhatap alınarak, büyük bir uzlaşıyla çözülmesi en doğru yoldur…
Böyle yapılmadığı için süreç durma noktasına geldi ve olumsuz birçok sonuç doğurdu…
-PKK, süreci lehine çevirmek ve daha çok ödün koparmak için durma noktasına gelen silahlı eylemlere yeniden başladı…
-Doğuda devlet otoritesi sıfırlandı, hâkimiyet PKK’ya geçti…
-Yollar kesildi, haraçlar alındı, kimlik kontrolü yapıldı…
-Devlet tüm bunlara seyirci kaldı…
Geldiğimiz noktada, devlet yetkilileri çözüm sürecindeki becerisizliklerini acı bir şekilde itiraf (gerçeği açıklama) etmek zorunda kaldılar…
İçişleri Bakanı Efkan Ala, “Süreçte alan hâkimiyetini kaybettiğimiz zamanlar oldu, kırsalda terör baskısı arttı, şehirlere inmeye, hâkim olmaya başladılar. Bu süreçte seçime gidilmez." İtirafında bulunmak zorunda kaldı…
Süreci Başlatan zamanın Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçilince, terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’ın durumunun iyileştirmesi isteklerine karşı Bakanlarla ters düşmeye başladı…
Örneğin;
Erdoğan, “Bu insani şartların iyileştirilmesine yönelik yapılması gereken her şeyi bu devlet yapmıştır. Bundan daha ilerisi zaten olamaz. Herhalde kalkıp özel villa tahsis edilecek hal yok” derken…
Yalçın Akdoğan, “Cezaevi şartları süreç ilerledikçe değerlendirilebilir, iyileşmeler olabilir” açıklaması yaptı.
Efkan Ala, “Bu sorunu kökten çözmek hedefine katkı sağlayabilecek ve milletimizin de aleyhine olmayacak adımlar atarız” dedi…
İktidarlar yakınma yeri değildir, sorunları çözme yeridir…
Ne yazık ki AKP, çözüm sürecini iyi yönetememiş, analar yeniden ağlamaya başlarken, bundan tüm yurttaşlar (Türk, Kürt, Laz, Çerkez, kısaca herkes) zarar görmüştür…
AKP’nin, çözüm sürecini 2015 seçimlerinde nasıl oya dönüştürürüm hesabını bir tarafa bırakarak, geniş bir uzlaşı ile kimsenin burnu kanamadan olumlu sonuçlandırması, ülke için en hayırlı iş olacaktır…

04.11.2014
Gündüz AKGÜL
Emekli Cumhuriyet savcısı

Yorum Gönder

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget