Gündüz Akgül: On Kasım’da Atatürk’ü Anmak*…

Fertlerin bireysel olarak karşıdevrimcilere karşı duruşları yetmiyor. Toplum olarak birlikte Atatürk aydınlığına, ilke ve devrimlerine çocuklarımızın aydın geleceği için sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum.

Gündüz Akgül: On Kasım’da Atatürk’ü Anmak*…
Sevgili Atatürkçüler,
78. ölüm yıldönümünde büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü saygı ve şükranla anmak için toplanmış bulunuyoruz.
Site yönetimimiz bu günün anlam ve önemini dile getirmek için yıllar önce bana görev verirken, bir Atatürk sevdalısı olarak memnuniyetle kabul etmiştim.
Ne yazık ki yıllar geçtikçe, toplum olarak önderimize karşı olan yükümlülüklerimizi yerine getirmediğimizi gördüğümden, utancımdan artık bu yükü kaldırmaz duruma geldim.
Çünkü Büyük Atatürk’ün bize bir altın tepsi içinde sunduğu devrim ve ilkelerine toplum olarak sahip çıkamadık ve savunmadık.
Fertlerin bireysel olarak karşıdevrimcilere karşı duruşları yetmiyor. Toplum olarak birlikte Atatürk aydınlığına, ilke ve devrimlerine çocuklarımızın aydın geleceği için sahip çıkmamız gerektiğine inanıyorum.
Atamıza Ayyaş dediler sustuk.
Tiran dediler sustuk.
Heykellerini kırdılar, boyadılar sustuk.
Kamu kurum ve kuruluşlarından adını sildiler sustuk.
Atatürk döneminde hiç bir şey yapılmadı dediler, yapılanları anlatamadık sustuk.
Biz sustukça, karşıdevrimciler bu suskunluğumuzdan yararlanarak saldırıların dozunu arttırmaya başladılar.
Geldiğimiz noktada artık Atatürk’ü savunmak, ilke ve devrimlerine sahip çıkmak nerede ise suç sayılıyor.
Büyük önderimize Ayyaş dediklerinde, bunu içine sindirmeyen ve Atatürk tarafından kendisine tanınan hakların bilincinde olan Sibel Bora adında yiğit bir Cumhuriyet kadını, susmayıp adeta haykırırcasına tepki koyarak, Şiiriyle Ayyaş’ın kim olduğunu, neler yaptığını yazdı. Konuşmamı bu şiiri sizinle paylaşarak bitirmek istiyorum.

AYYAŞ (Sibel Bora 5 Ekim 1915 )

Ayyaş bir sigara yaktı, bir kadeh rakı koydu, hava sıcak, çarptı tabii...
Kalktı Muş ve Van’ı Ruslardan temizledi.
Bir kadeh daha vapurda sanıyor kendini hoopp Samsun’a gitti kafa.
Amasya’da Erzurum’da Sivas’ta kongreler.
Bir de Türkiye Büyük Millet Meclisini kurdu ikinci kadeh bitmeden.
Kafa çakır tabii Başkomutan oldu
Kalktı ayağa tokatla denize döktü Yunan’ı.
Gaza geldi, Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdu.
Kafa gitti tabii, ağzından çıkanı kulağı duymuyor.
Saltanat kalkacak,
Halifelik bitti,
Kadın Erkek eşit,
Şapkasız çıkmam abi,
Tekke zaviye hikâye,
SOY adın olacak,
 – Dur Ata’m yapma!
Derken biz,
Geometri kitabı yazmış ayyaş ama daha bitmedi.
Türk dili,
Türk harfi,
Türk tarih kurumu,
Ankara Hukuk,
Merinos Halı,
(Meze bitti o ara deniz börülcesi istedi ayyaş)
Sümerbank,
CHP,
Çocuk Esirgeme Kurumu,
Demiryolları,
Havayolları,
Limanlar Genel Müdürlüğü,
Halkevleri,
Etibank,
İş bankası,
Merkez bankası,
Sağlık bakanlığı,
Anadolu ajansı,
Ziraat enstitüsü,
Ayyaş iptal…
Dedik…
“Ne gerek var Ata’m az ilerde 24 yaşında Subay Kubilay Öğretmeni öldürüyorlar, al eline Kuran’ı geç tabutun başına”
Doğruldu ayyaş ve dedi ki:
Eğer ülkeni kurtaracak bir lider beklemekteyseniz,
Ben size hiç bir şey öğretmemişim demektir.
Menemen’i yakın!
Bu duygularla, yüreğimizin ve dünyanın en büyük lideri Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitlerimizin anısı önünde saygı ile eğiliyor, beni sabırla dinlediğiniz için hepinize teşekkür ediyorum. 

10.Kasım.2016
Gündüz AKGÜL 
Emekli Cumhuriyet Savcısı
*10 Kasım’da sitemizde Atatürk’ü anmada yaptığım konuşma

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget