Sorumlu Olmadan Yetki Kullanılamaz - Güner Yiğitbaşı

Bir kişiye kullanabileceği çok önemli ve hayati yetkiler veriliyorsa, bu yetkilerin kullanılmasının karşılığında, o yetkiyi kötüye kullanarak suç işleyen o kişiden, işlerliği olacak bir şekilde, hesap da sorulabilmelidir.

Sorumlu Olmadan Yetki Kullanılamaz - Güner Yiğitbaşı
Yaşamda her şeyin bir bedeli ve karşılığı olmalıdır.

Bir kişiye kullanabileceği çok önemli ve hayati yetkiler veriliyorsa, bu yetkilerin kullanılmasının karşılığında, o yetkiyi kötüye kullanarak suç işleyen o kişiden, işlerliği olacak bir şekilde, hesap da sorulabilmelidir.

Bunu niçin söylüyoruz?

AKP ve MHP'nin; adına ne derseniz deyiniz, ister başkanlık, ister başkan statüsünde yetkileri artırılmış ve başbakanlık görev ve yetkileri de kendisine verilmiş olan cumhurbaşkanlığı (cumhurbaşbakanlık) deyiniz, Anayasada değişiklik yapılması konusunda ön anlaşmaya varmaları üzerine kamuoyuna sızan  anayasa değişiklik metnine göre,ülkeyi tek başına yönetecek olan başkanın, kullanacağı onca yetkiye rağmen, üzerine neredeyse hiçbir sorumluluk almayacağını görüyoruz.

Sızan ve basında yer alan  bilgilere göre,TBMM’de cumhurbaşkanına soruşturma açılması için 367, Yüce Divan’a sevk için de 413 oy gerekecektir.AKP tarafından hazırlanan tasarı taslağındaki bu düzenlemeye göre, Cumhurbaşbakan büyük yetkilerle donatılacak ve neredeyse ülkeyi tek başına yönetecek ama, göreviyle ve kullandığı yetkilerle ilgili olarak bir suç işlediğinde, hakkında soruşturma açılması ve soruşturma komisyonu oluşturulması için 367, oluşturulabilirse, soruşturma komisyonunun hazırlayacağı raporu üzerinde yapılacak olan görüşmeler sonunda Cumhurbaşbakanın Yüce Divana sevk kararının verilebilmesi için de 413 oy gerekecektir. Bu yüksek oy sayıları, suç işleyecek olan cumhurbaşbakan'dan hesap sorulmasını, fiilen imkansız kılacaktır.

Bunun anlamı şudur, Cumhurbaşbakan hiçbir zaman Yüce Divanda hesap vermesin, ama halkın ensesinde boza pişirsin.

Mademki parlamenter sisteme son verilerek başbakanlık koltuğu  kaldırılacak ve bu koltuk da tüm yetkileriyle cumhurbaşkanına verilecek, o halde başbakanın görevinden doğan sorumluluğu da, cumhurbaşbakana verilmek zorundadır.

Anayasamızın 100. maddesine göre; Başbakan hakkında, TBMM'nin üye tam sayısının en az onda birinin (55) vereceği önerge ile soruştuma açılması istenebilir ve soruşturma açılmasına karar verilmesi halinde, mecliste grubu bulunan partilerin milletvekili sayılarına göre oluşturulacak olan onbeş kişilik bir komisyon tarafından yapılan soruşturma sonunda düzenlenecek olan raporun mecliste  görüşülmesini takiben, gerek görülmesi halinde TBMM'nin üye tam sayısının salt çoğunluğunun (276) gizli oylarıyla,  Başbakan (Bakanlar da aynı şekilde) Yüce Divana sevk edilir.

Anayasamızın 100. maddesine göre; bugünkü parlamenter sistemde, yürütme görevini ve yetkisini kullanan Başbakan'ın Yüce Divana sevkindeki makul ve fiilen uygulanabilir olan bu demokratik usulden, niçin kaçınılmakta ve Cumhurbaşbakan adeta sorumsuz kılınmak istenmektedir?

Sızan bilgiler doğru ise; bu, fiili sorumsuzluk (yani sorumlu olmama) hali; çok düşündürücü olduğu kadar, demokrasimizin geleceği için çok tehlikelidir.

Demokrasilerde, denetlenemeyen, kontrol edilemeyen gücün yeri olmamalıdır.Denetlenemeyen güçten, asla demokrasi çıkmaz.

Anayasa değişiklik hükümleri arasında, gerçekten böyle bir düzenleme varsa, anayasa değişiklik metninin diğer hükümlerine bakmaya gerek yoktur.

16/11/2016
Güner YİĞİTBAŞI 
Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget