Gel de Kınama - Gündüz Akgül

Gel de Kınama - Gündüz Akgül
Mustafa Kemal, henüz Atatürk olmadan, şeriatla yönetilen Osmanlı İmparatorluğu’nun, yaşamı savaş alanlarında geçen onurlu ve yurtsever bir subayı idi…
Emperyalistlerin ülkemizi işgal etmesini onuruna, yurtseverliğine yediremediği için, tüm geleceğini tehlikeye atıp, 19 Mayıs 1919 da Samsun’a çıkarak,  ırk, din, dil ve mezhep ayırımı yapmadan, yurtsever Anadolu halkına önderlik yapmış ve kurtuluş savaşını başlatmıştır…
Kurtuluş Savaşının önemli köşe taşlarından olan Sivas Kongresini 4-11 Eylül 1919 tarihleri arasında tamamladıktan sonra, 22 Aralık 1919 tarihinde Anadolu Alevilerinin dergâhı olan Hacıbektaş’ı ziyaret etmiştir…
Dönemin Çelebisi Ahmet Cemalettin Efendi ve Dedebaba Postu Vekili Niyazi Salih Baba’dır…
Mustafa Kemal başlattığı Kurtuluş Savaşı için Hacıbektaş’tan tam destek almıştır…
Daha sonra Çelebi Ahmet Cemalettin Efendi’ye çekmiş olduğu telgraf metninde bu desteğin verildiğini şöyle açıklamıştır. “Yolculuğumuz sırasında görüp incelediklerimiz bizlere gerçek koruyucu ulu tanrının yardımıyla meydana gelen kutsal birliğimizin dayanağı olan ulusal örgütün kök salmış ulusun ve yurdun geleceğini kurtarmak için gerçekten güvenilir her güç ve erk durumuna gelmiş olduğunu sevinçle gösterdi. Dış durum, bu ulusal dayanç ve birlik yüzünden Erzurum ve Sivas Kongrelerinin ilkelerine göre ulusun ve yurdun yararına elverişli bir görünüm almıştır. Kutsal birliğimize, dayanç ve inancımıza güvenerek haklı isteklerimizin elde edileceği güne değin hiç yılmadan çalışılması ve bu bildirimizin köylere varıncaya dek duyurulması rica olunur.”
Türkiye’nin aydınlık yüzü olan Anadolu Aleviler, o günden bu güne kadar, Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve devrimlerinin ödünsüz savunucusu olmuş, Müslümanlığı kabul ettikleri tarihten bu yana, gördükleri tüm baskı ve zulümlere karşın, ibadetlerini Cemevlerinde yapmış ve cenazelerini Cemevinden kaldırmışlardır…
Durup dururken bunları neden yazıyorsun söylediğinizi biliyorum…
Yazılı ve görsel basına yansıyan bir haber bunları yazmama neden oldu…
Cumhuriyet Gazetesi yazarlarından Ayşe Yıldırımım 27.08.2015 tarihinde köşesine aldığı haber şöyle;
“Kenan Ceylan, üç gün önce Hakkâri Şemdinli’de şehit oldu. Tokatlı Alevi çocuğuydu. Önceki gün iki ayrı cenaze töreniyle uğurlandı. İlki inançlarına uygun olarak cem evinde yapıldı. Ama askeri ve mülki erkân cem evine gelemezdi. Onun için daha sonra kaymakamlığın önünde “resmi tören” düzenlendi.
Bu ilk değildi.
Barış Aybek, 11 Ağustos’ta Şırnak’ta şehit oldu. Malatyalı bir Alevi ailenin oğluydu. Cenazesi “devlet erkânı katılacağı için” apar topar camiden kaldırıldı.
Özkan Ateşli, 2012’de Foça’da PKK’nin bombalı saldırısında hayatını kaybetti. Aleviydi, ailesi cenazesinin cemevinden kaldırılmasını istedi. İstanbul Haramidere Cemevi’nde cenaze töreni yapıldı. Ama asker, “Devlet cenazesi camide olur” diyerek cenazeyi kaçırırcasına Ataköy Camii’ne götürdü.
“Bu ülkede şehit olabilirsin ama Alevi olarak gömülemezsin” dedirten o kadar çok şehit cenazesi olayı yaşandı ki bunlar bizim duyduğumuz birkaç örnek. Devlet seni Alevi olarak askere alır, savaştırır. Öldükten sonra ise bedenine el koyar ve kendi inancına göre gömer.
Alevi dernekleri yıllardır Genelkurmay’a “Alevi şehitlerimizin cenazesini cemevinden kaldırmak istiyoruz” diye başvuruyor. Aldıkları yanıt ise ‘Bu bir devlet sorunu. Devlet resmi olarak kabul etmeli ki biz de resmi töreni Cemevinde yapalım’ oluyor.”
En zor döneminde büyük önder Mustafa Kemal, Hacıbektaş Dergâhına uğramakta bir sakınca görmezken, şehit olan Alevi askerinin cenaze törenini, Sünni yönetimlerden aldıkları emirle inançlarına göre yaptırma cesaretini göstermeyen komutanları gel de kınama…
Bu nedenle kınıyorum…

28.08.2015
Gündüz AKGÜL
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Yorum Gönder

Diyanet İşleri Başkanlığı, ne iş görür? Neden bu konuda özgür inanca göre bir açıklamada bulunmaz. AİHM ve bizim yüksek yargı-Yargıtay, cemevlerini ibadethane olarak karara bağladığı halde, neden Diyanet bu hukuk paralelinde açıklamada bulunmaz. Sadece Sünnilerin mi Diyanet Başkanı? Lütfen Sayın Mehmet Görmez, sadece mersedese- zırhlı arabaya binmekle olmaz bu, milyonlarca Alevi kardeşlerimiz bu ülkenin vatandaşı değil mi? Onların inancını,, haklarını nereye koyacağız. Diyanetimiz daha çağdaş olmalıdır. Hem neden bir Alevi Diyanet Başkan yardımcısı yok.

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget