Ülkemizin En Baş Sorunu - Güner Yiğitbaşı

Ülkemizin En Baş Sorunu - Güner Yiğitbaşı
Eğri oturalım doğru konuşalım, şu anda ülkemizin öncelikli olan en baş sorunu, ülke olarak bugünkü tüm sorunlarımızın temelinde yer alan Tayyip Bey'in; samimi olmayan,kendi şahsi ve siyasal çıkarlarını ve egosunu öne çıkaran, yanlış ve değişken politikaları ve Cumhurbaşkanı olarak, ülkenin yönetimini, ülkenin yönetiminden tek sorumlu olan  Başbakana bırakmayarak, Anayasayı ve parlamenter sistemin ilkelerini çiğneyerek, ülke yönetimine doğrudan müdahale eden ve Başbakan üzerinde vesayet oluşturarak, ülkemizde çift başlı bir yönetimi uygulamaya koyan tutum ve davranışlarıdır.

Ne acı değil mi?

Bir ülkenin Cumhurbaşkanılığı koltuğunda oturan zat; ülkemizin içinde bulunduğu, son günlerde zirve yapan, yanlış terörle mücadele yöntemleri ve yanlış dış politikalardan kaynaklı sorunlarımızın temelini oluşturmakta ve bizzat kendisi ve Anayasa dışı  uygulamaları, bu ülkenin en baş sorunu haline gelmiş bulunmaktadır.

Tayyip Bey; Başbakan olarak yaklaşık 13 yıl ülkeyi yönetmiş olmasına rağmen, ülkenin bugün içinde bulunduğu PKK ve IŞİD terörünün tırmanmasının sorumluluğunu üzerine almamakta ve suçu, utanmasa, muhalefet partilerinin üzerine atma aşamasına gelmiş ve topu tek başına PKK terör örgütünün üzerine atarak, sorumluluktan sıyrılma çabası içine girmiştir.

Dile kolay, 13 yıldır bu ülkeyi tek başına AKP ve Tayyip Bey yönetmemiş ve halen de geçici olarak yönetmeye devam etmiyorlarmış gibi, sorumluluk üstlenmeyen, derisi kalın bir iktidar ile yüz yüzeyiz.

13 yıl çok uzun bir zamandır, Tayyip Bey ve partisi iktidara geldiğinde doğanlar, birkaç sene sonra askere gideceklerdir.Türk siyasetinde efsane olan ve sağ partilerce hala siyasi mirası paylaşılamayan rahmetli Adnan MENDERES dahi, ülke yönetiminde on yıl dayanabilmiştir.

Bu ülkenin sorunları, AKP'nin iktidara geldiği 2002 yılından bu yana giderek ve  katlanarak artmışsa, bunun tek sorumlusu, 13 yıldır tek başına iktidar olan tüm yetkileri elinde tutan, iktidar çoğunluğuna dayanarak istediği yasayı zahmetsizce ve kısa sürede parlamentodan geçirebilen, örtülü ve örtüsüz tüm ödenekleri hesapsız bir şekilde harcayabilen AKP iktidarı ve onun lideri Tayip Bey'den başkası değildir.

Kürt sorununun varlığını kabul eden ve sözüm ona bu sorunu çözmek için, adına çözüm süreci dediği süreci başlatan, İmralı ve Kandil arasındaki mekik siyasetini uygulamaya koyan, bölücü PKK terör örgütüyle masaya oturarak müzakereye başlayan, bu sayede anaların göz yaşlarını dindirmekle övünerek,bu çözüm sürecinden istifade edip seçimler kazanan Tayyip Bey; başkanlık sistemini tesis için kendisine büyük umutlar bağladığı 7 Haziran seçimleri öncesinde yaptırdığı seçim anketleriyle, çözüm süreci nedeniyle başıboş bıraktığı bölücü PKK terör örgütünün, bölgede güçlenerek kendi hakimiyetini kurmaya başlaması nedeniyle, milliyetçi oyların bir kısmının MHP'ye kaymaya başladığını görerek, politika değiştirmiş, Kürt sorunu diye bir sorunun olmadığını beyan etmeye başlamış ve PKK ile varılan ve Dolmabahçe Sarayında açıklanan on maddelik Dolmabahçe mutabakatından haberinin olmadığını beyan ederek, milletimizi şaşkınlık içinde bırakmış, esasen; başı, kıçı, içeriği ve kırmızı çizgileri belli olmayan, PKK örgütünü oyalamaya ve seçimkazanmaya yönelik çözüm sürecinin sonlanmasına neden olmuş ve çözüm sürecinden dolayı büyük bir beklenti içine sokulmuş bulunan ve AKP iktidarı tarafından kandırıldığını anlayarak büyük bir hayal kırıklığına uğratılan bölücü PKK terör örgütü; Tayyip Bey ve AKPden bir cacık olmayacağını(bu tabir AKP patentlidir, bir kez izinsiz kullanıyoruz kusura baklmasınlar)anlamış olacak ki; maalesef, bölücü terör eylemlerine hız vererek, güvenlik güçlerimizin değerli mensuplarını şehit etmeye başlamıştır.

Terör ve terörle mücadele çok hasssa bir konu olup, asla politik çıkarlara alet edilmemelidir.Dini politikaya alet ederek nemalanan Tayyip Bey ve AKP iktidarı, terör sorununu,seçim kazanmaya endeksli bir takım gayri ciddi çözüm vaatleriyle çözmeye kalkıştığı için, ülkemiz son günlerde kan gölüne dönmüştür.

Tayyip Bey ve AKP iktidarının uygulamaya koymak istediği son senaryo; olası bir erken seçimde, tırmanan PKK terörünün sorumluluğunu üzerlerine atarak HDP'yi itibarsızlaştırıp baraj altında bırakarak, güneydoğuda kaybettiği milletvekillerini yeniden kazanmak, PKK'ya yönelik eski güvercin politikasını terkederek uygulamaya koyduğu şahinleşme politikasıyla MHP'den aşracağı milliyetçi oyların da yardımıyla yeniden tek başına iktidar olmaktır.

Bize göre, seçmen artık çok uyanık olmalı, AKP'ye kanmamalı ve kendisine aşağıdaki soruyu sorarak cevabını da vermeye çalışmalıdır..

Tayyip Bey ve güdümündeki AKP, 13 yıl boyunca bu ülkeyi tek başına istediği gibi yönetmedi mi, diyelim ki olası bir erken seçimde yeniden tek başına iktidar oldu, ne değişecektir?

Hani bir söz vardır.Bugüne kadar yaptıklarımız, bundan sonra yapacaklarımızın garantisidir. Evet, Tayyip Bey ve AKP iktidarının, 13 yıl içinde ülkemizi getirdiği bu felaket ortamından memnunsanız ve bu felaketin garantisiyle, ülkemizin daha büyük felaketleri de yaşamasını istiyorsanız, işte sandık, hiç durmayın ve olası bir erken seçimde AKP'ye oy vererek hayrını görünüz.

28/07/2015
Güner YİĞİTBAŞI
İzmir Barosu Üyesi Avukat

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget