CHP’ye kurulan tuzak - Gürbüz Evren

CHP’ye kurulan tuzak - Gürbüz Evren
Bazı CHP’liler son günlerde ekranlarda AKP ile koalisyon tamammış havalarında konuşuyorlar. Böylesi bir koalisyonun yaratacağı sorunlara ise pek değinilmiyor.
CHP, Türkiye’nin normalleşmesi için AKP ile koalisyon kurmalıdır. Ama bu, Türkiye’yi “Normalleştirirken”, CHP’nin “Anormalleşmesine” yol açmamalıdır. Bu da ancak aşağıda sıralayacağım konularda CHP’nin takınacağı tavra bağlı olacaktır.
Lafı dolandırmadan, sorularla konuyu özetleyelim.
AKP-CHP Koalisyonu kurulduğunda, CHP verdiği mücadeleyi unutup, Deniz Feneri soruşturmasını yok mu sayacak?
Dosyanın yeniden açılmasından göreceği zararı bilen AKP, buna müsaade edecek mi?
Yoksa CHP, “Aman hükümeti bozmayalım, siyaset uzlaşma sanatıdır” diyerek asrın yolsuzluğunu geçiştirecek mi?
Ergenekon, Balyoz ve diğer kumpaslara direnmesi nedeniyle CHP’ye en ağır iftiralar atıldı. AKP, sorumluluğu cemaatin üzerine yıkarak, işin içinden sıyrıldığını sanıyor. CHP, koalisyon ortağı AKP’nin kumpaslardaki rolünü Meclis araştırmasıyla sorgulayabilecek mi?
AKP, kendisine zarar verecek bir girişime müsaade edecek mi?
Yoksa CHP, “Siyaset uzlaşma sanatıdır, kumpaslar geride kaldı, önümüze bakalım mı” diyecek?
AKP-CHP Koalisyonu kurulduğunda, CHP, AKP zulmünün zirve yaptığı Gezi Direnişi dosyasını açamayacak mı?
CHP’nin Gezi sırasında yaşananları ve işlenen cinayetleri gündeme getirmesinin kendisine vereceği zararı bilen AKP, dosyanın açılmasına evet der mi?
Yoksa CHP, ülkeyi hükümetsiz bırakmamak için Ali İsmail Korkmazları, Berkin Elvanları ve arkadaşlarını, sonra bakarız diyerek unutacak mı?
AKP-CHP Koalisyonunda, CHP, 17-25 Aralık Yolsuzluklarını ve 4 Bakanın durumunu Meclise getirirse ne olacak?
Dosyaların açılmasının ve bakanların yüce divana gönderilmesinin kendisini bitireceğini bilen AKP, buna müsaade eder mi?
Yoksa CHP, “çözümsüzlüğün adresi olmayacağız, siyaset uzlaşma sanatıdır” diyerek bu konuları da mı es geçecek?
Erdoğan’ın oğlu Bilal ile yaptığı “Paraları sıfırla” içerikli telefon görüşmesini Meclis Grup Toplantısında bile dinletmiş olan CHP, AKP ile koalisyon kurduğunda, bu kayıtları yok mu sayacak?
AKP, Erdoğan’ın bitmesi anlamı taşıyan bu telefon görüşmesinin, Koalisyon ortağı CHP tarafından gündeme getirilmesine müsaade edecek mi?
Yoksa CHP, “ülkeyi hükümetsiz bırakmayız” diyerek, bunu da öteleyecek mi?
CHP, Atatürk Orman Çiftliği’nde yasalar yok sayılarak inşa edilen ve adı Kaçak Saray’a çıkmış Külliyeye karşı verdiği mücadeleyi unutabilecek mi?
Bunun gündeme taşınması, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Sarayından tasfiye edilmesi anlamına geleceğine göre, koalisyon ortağı AKP böylesi bir girişime karşı çıkmayacak mı?
Yoksa CHP, siyaset uzlaşma sanatıdır diyerek, Erdoğan ile Kaçak Saray’da değil Dışişleri konutunda mı görüşecek?
Suriye konusunda 2 partinin politikaları taban tabana zıt iken, koalisyonun hatırına AKP keskin bir dönüşü kabul edecek mi?
Yoksa CHP, “aman koalisyon bozulmasın, siyaset uzlaşma sanatıdır” diyerek, Suriye politikasından ödün mü verecek?
Yukarıdaki sorulara vereceğiniz yanıta göre koalisyonun kaderini belirleyebilirsiniz. Tabi sizi dikkate alan olursa.
Gelelim CHP’ye hazırlanan tuzağa.
Son günlerde gerek MHP gerekse HDP, CHP’yi AKP ile koalisyon kurması yönünde destekliyor. Her 2 partinin bu işte ne çıkarı olabilir ki?
Fazla düşünmeye de gerek yok, çünkü hesapları ortada. AKP ile koalisyon kurması uzun vadede CHP’yi yıpratacaktır. 17-25 Aralık soruşturmalarını, 4 Bakanın Yüce Divana gönderilmesini, Erdoğan ile oğlu Bilal arasındaki telefon konuşmasını, Gezi Direnişinde katledilen gençleri, Kaçak Saray’ı, Deniz Feneri’ni, Suriye politikaları ve daha nicelerini MHP ile HDP Meclise getirerek, CHP’yi sıkıştıracaktır. Bu konularda Muhalefet ile hareket etmek Koalisyonu bitirecektir. Koalisyonun hatırı için AKP ile hareket etmek ise CHP’yi bitirecektir.
HDP, kendini solda çekim merkezi yapmaya çalıştığı için CHP’nin seçmeninin bir bölümünü bu şekilde alabilmenin peşindedir. MHP ise bu konuları Meclise getirip, hem AKP’nin hem de CHP’nin bir bölüm seçmenini çekebileceği düşüncesindedir. Ama bunların da dışında AKP-CHP koalisyonunun yumuşak karnı Barış Süreci olacaktır. MHP de HDP de, CHP’yi bu süreç üzerinden vurmaya çalışacaktır. Bu konuyu daha geniş ele alacağız, ama hatırlatmakta yarar var, 1990’lı yıllarda SHP listelerinden seçilen Kürt kökenli milletvekillerinin yarattığı sorunların daha büyükleri, koalisyonda CHP’nin karşısına çıkabilir ve partiyi perişan edebilir.
Benim gibi sıradan birisi bunları düşündüğüne göre, CHP’nin kadroları daha iyisini mutlaka çoktan öngörmüştür.
Yazılarım için kimi zaman bana hakaretler yağdıran, “Kraldan çok kralcı” bazı kişiler bilmeli ki, söz konusu yazılarımı önce Kılıçdaroğlu ve partinin önde gelen Genel Başkan yardımcılarına gönderirim. Şimdiye kadar da, herhangi bir olumsuz tepki almadım. Bilinmesin de yarar var diye hatırlatmak istedim.

 Gürbüz Evren /Gerçekgündem

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget