Ulusal Eğitim Derneği Üyelerinin Gezisi - Cevat Kulaksız


Ulusal Eğitim Derneği Üyelerinin Gezisi
Ulusal Eğitim Derneği üyeleri ile ona gönül vermiş emekli öğretmen, akademisyen ve sanatçılardan oluşan 30 kişilik bir grup,     Gönen mezunları buluşma günü için ile 24-26 Temmuz 2015 günlerinde, Isparta, Denizli, Afyonkarahisar bölgesindeki, tarihi, turistik yerlere eğitim ve inceleme gezisi düzenlediler.
Ekip, yol boyunca, şarkılar türküler, anılar, fıkralarla eğlenirken, ekip başı, Köy Enstitüsü çıkışlı Emekli İlköğretim Müfettişi Mehmet Ayhan’ın okulla ilgili anıları beğeni ile izlendi. Ayrıca, müzik eşliğinde Ressam Derya Saatçioğlu, Ressam Demet Adalı, kütüphaneci H.Elif Yalçın’ın çeşitli oyunlar yolculuğa neşe kattı, yol boyunca zaman zaman dans ettiler.
Ekip, ilk gün 24 Temmuz günü Dinar İlçesinde bulunan Büyük Menderes ırmağının Suçıkan Parkı ve hemen yanında bulunan müzeyi ve doğal güzellikleri, şelaleyi beğen ile gezdiler. Daha sonra, ekip başı Mehmet Ayhan’ın Gönen İlçesi’nin Aydoğmuş Köyünde düzenlenen Aşure gününe katılıp köylülerin kazanla pişirdikleri kavurmalı pilav ve aşureyi yediler.

Ulusal Eğitim Derneği Üyelerinin Gezisi
 Ankara’dan gelen eğitimciler, yöredeki mağaralar ve öteki turistik yerleri gezdikten sonra, Pamaukkale civarında termal havuzu da olan bir turistik otelde havuz keyfi yaptılar. O yörede oluşan, sanki kar yağmış gibi görülen bembeyaz traverten oluşumlarını izlediler.
25.7.2015 günü Denizli, Isparta yöresini gezdikten sonra Gönen Köy Enstitüsü’nün yerleşkesine geldiler.  26.7.2015 günü Şimdilerde Gönen Fen Lisesi bahçesinde Gönen Mezunlarının 25. Buluşma gününde coşkulu törenler düzenlendi. Törenlere, 1940 lı yıllarda Köy Enstitüsünde okumuş olan yaşlı emekli öğretmenler, öğretmen oğulları-kızları, öğretmen torunları ile tören alanlarına gelmişler, mezon olduktan sonra veya 30-40 yıl görmedikleri öğretmen arkadaşlarını kucaklayarak gözyaşları ile karşıladılar.
Gönen Köy Enstitüsü’nün 1953-54 mezunlarından 84 yaşındaki Bekir Altındemir, yedi yıllık Almanca Öğretmeni Mona Altındemir’le birlikte baba kız öğretmen, yanlarında Hayrünisa Hanımla Gönen’deki törenlere gelmişlerdi.

Ulusal Eğitim Derneği Üyelerinin Gezisi
 Bu arada şair ve yazarlardan Hidayet Karakuş, Kemal Yalçın, yazar, şair Emekli Öğretmen Neşet Gökoğlu, şair ve yazar Özbek İncebayraktar gibi yazarlar törenlere katılırken, açılan standa kitaplarını okuyuculara imzaladılar.
Gönen Mezunları Derneği Başkanı Halil Şen açılış konuşmasında şunları söyledi:
“-Derneğimizin amacı yılda bir defa da olsa dönem mezunlarını buluşturmak, yeni kuşağa, yıllardır bitmeyen dostluğun, arkadaşlığın ve kardeşliğin duygusunu aşılamak, bu bayrağın onlara teslim etmektir. Bu programın oluşturulmasına katkıda bulunanlara, verilen yemeğin masrafını üstlenen Âdem Yücedağ’a teşekkür ederim”.
Gönen Kaymakamı Coşkun Öztürk konuşmasında şöyle dedi:
“-Biraz önce Tekirdağ’dan geldiğini söyleyen 80 yaşındaki bir hocamızla tanıştım. Maşallah Ta oralardan geldiğinize göre, bu dayanışma ötürü sizleri tebrik ediyorum.  Bundan sonra da, yıllarca bu buluşmanın devamını diliyorum. Köy Enstitülerini incelediğimizde 1936 yılından başlıyor macerası; köy ve şehir arsındaki farkın kapatılmasına yönelik olarak bir çalışma için kurulmuş, baştaki müfredatın da yüzde ellisi kültür dersler, yüzde 25 i tarım dersler ve bunun uygulaması yüzde 25 i sanat ve teknik konulara ayrılmış, gerçekten o dönemim ihtiyaçları göz önüne alınarak yapılan bu programlar çalışma neticesinde birçok eğitmen yetişmiş, sağlık memuru yetişmiş, öğretmen yetişmiş, sanatçı, yazar, bürokratlar yetiştirmiş bu enstitü. Bu enstitüyü kuranlara, çalışan öğretmenlere ve oradan mezun olup Türkiye’ye ışık olan öğretmenlerimize ne kadar teşekkür etsek azdır, onlara şükran borçluyuz”.

Ulusal Eğitim Derneği Üyelerinin Gezisi
 Gönen de görev yapmış emekli öğretmen Hüseyin Seçmen şunları söyledi:
“-Değerli Kaymakamın, Tekirdağ’dan geldiği söylediği genç benim. 1964-1971 yılları arasında öğretmenliğimi yaptım, üzerime düşen görevleri yaptığıma inandım. Benim yetişmem katkıda bulunan Gönen’e teşekkür etmemek elde değil, mutluyum”.
 Gönen’de öğretmenlik yapmış İhami Ersan şunları söyledi:
“-67-78 yılları arasında sekiz buçuk öğretim yılı öğretmen ve yönetici olarak çalıştım. Pek çok arkadaşımın bildiği gibi, bir başka öğretmen olarak yayıncılığı seçtim, 31 yıllık yayıncılık mesleğinden sonra da emekli oldum. Burada tören konuşmalara yapılırken, bir yandan da hasretler dindiriliyor. 75 yıl geride bıraktı Gönen’in sönmeyen ışığı. Bu 75 yıl içinde son fen lisesi adıyla altıncı isim değişikliği, ama hepsinin ortak paydası Gönen’li olmak, köy enstitüsü ruhunu, üretime dönük ruhunu yaşatıyor olmak. Buna sekiz buçuk yılda olsa, burada bir şeyler öğretirken, bir şeyleri de öğrenmekten çok mutlu oldum. Bu birlikteliğin, bu yıl beşincisi yapılmakta olan birlikteliğin devam etmesini istiyorum. 20-25 Side buluşmasına katılmanızı diliyorum, iyi ki varsınız, iyi ki geldiniz, bu ideali biz yaşatıyorsunuz”.

Ulusal Eğitim Derneği Üyelerinin Gezisi
 Gönen mezunlarından 57-64 yılları arasında eğitim gören Çocuk kitapları yazarı Hidayet Karakuş şunları söyledi:
“-Ömer Seyfettin, “ben Gönen’de doğdum” der. Babası orda görevlidir, orda doğmuştur. Ama ben gerçekten, ruhen, yaşam olarak köyden çıkıp, gerçekten Gönen’de doğdum. Gününün ışığından yararlandım, onun ışığı ile bu günlere geldim. Sizlerle buluşmanın sizlerle birlikte olmanın kıvancını, mutluğunu, heyecanını her zaman yaşadım, bundan sonra da yaşayacağımı biliyorum. Şu hava, şu güzel görüntü, Gönen’in kültürel anlamda yarattığı bir görüntüdür. BU görüntüyü gelecek kuşaklara, burada sunuculuk yapan güzel kızımız ve arkadaşları götüreceklerdir, buna inanıyorum”.

YARGILANDIM KİTAPLARIM İMHA EDİLDİ AMA BEN AYAKTAYIM
Almanya”da öğretmenlik yapmayı sürdüren Kemal Yalçın, şimdiye kadar 25’e yakın kitap yazdı. Eserleri 20 dile çevrilen yazarın pek çok ödülü de bulunuyor. Aynı zamanda TÖB-DER kurucularından olan yazar, Avrupa Yazarlar Birliği üyesi olarak da çalışmalarını sürdürüyor. Almanya”nın Bochum Kentinde AWO adlı dernekte de çalışmalarını sürdüren yazarın “Emanet Çeyiz” adlı eseri mekân olarak Honaz”da geçiyor. Son eseri Haymatlos ise Nazi zulmünden kaçan İnsanların dramını anlatıyor.

Ulusal Eğitim Derneği Üyelerinin Gezisi
 Denizli’li ünlü yazar Kemal Yalçın, bir dizi etkinlik için Denizli’ye geldi. Eğitim İş Binası’nda sevenleriyle buluşan Yalçın, “Bugüne kadar yazdığım 20 kitapta da insanların yaşamları var” dedi.
Denizli Honaz doğumlu olan ve Türkiye’nin ismini dünyaya taşımayı başaran ünlü Gazeteci Yazar Kemal Yalçın, Eğitim İş ile Mimar Süleyman Boz’un organize ettiği söyleşi ve imza günü için Denizli’ye geldi. Eğitim İş Denizli Şubesi’nde sevenleriyle buluşan Yazar’ın hayatından kesitleri ve bugüne kadar yazdığı kitaplar 28 dakikalık dia gösterimiyle anlatıldı.  Yazdığı 20 kitabın da içeriğinde ülke insanları olduğunu ifade eden Yalçın, “Bu ülkenin insanlarının sorunları, sıkıntıları, mutluluğunu kaleme aldım. Ömrüm olduğu sürece de yazmaya devam edeceğim” dedi. Gösterimde Gazeteci Yazar Yalçın’ın bugüne kadar aldığı ödüller, yaşadıkları, hayat felsefesi de ele alındı. Gazeteci Yazar Yalçın, daha sonra Eğitim İş’teki etkinliğe katılanlar kitaplarını imzaladı.
Kemal Yalçın Denizli’deki bu katılımdan sonra, ertesi günü (26.7.2015 Pazar) Gönen’deki etkinliklere katılıp, kitaplarını imzaladı ve aşağıdaki konuşmayı yaptı.
“-…Beni yaratan tüm öğretmenlerime teşekkür ederim. 53 yıl önce, 11 yaşında bu okula gelmiştim. Anamın babamın yerini öğretmenlerim doldurdu. Rahmetli okul müdürümüz Mehmet Kahvecioğlu, geceleri yatakhanelerimizi dolaşır, açık olanların üstünü örter, uyuyamayanlara sorar, “neyin var oğlum senin” derdi. Bu öğretmenlerimiz bize analık yaptı, babalık yaptı. Ölenlerin hepsinin önünde saygı ile eğiliyorum, yaşayan öğretmenlerime sonsuz uzun ömürler diliyorum, tebeşir tutan ellerinden saygıyla öpüyorum. Bu okul beni besledi, büyüttü, bu okul beni insan etti, yazar etti, dostluğu, arkadaşlığı, hasreti bu okulda öğrendim; araştırma, doğru düşünme yöntemini Gönen’de öğrendim. Okuma yazma, yazarlığı Gönen’de öğrendim. İlk şiirimi Gönen’de gül bahçelerinde yazdım. Betofin’in 9. Senfonisini şimdi harabe olan müzik hanede dinlemiştim.(Alkışlar) Benim kişiliğimin ve yazarlığımın temelleri burada atılmıştır. Bu çamları bizler dikmiştik, bu bahçeyi bizler yaratmıştık. (Alkışlar). On yıl yatılı okudum, TC ve TC vatandaşlarım beni on yıl besledi, büyüttü, ne yapsam halkımı borcumu ödeyemem. 42 yıldan beri yazıyorum. Bu güne kadar 25 kitap yayınladım, kitaplarım on dile çevrildi. Hem yargılandım, kitaplarım imha edildi, ama ben ayakta kaldım, biz ayakta kaldık, ayakta kalmaya devam edeceğim. 2013 yılında Dünya İnsanlık ödülü bana verildi. Türk insanlık barış ödülünü ben almıştım; yazmaya devam edeceğim, bu buluşma bana büyük heyecan verdi, çok mutluyum. İlk işliğimizi, yatakhanemizi, demircilik öğrendiğim çok mutlu oldum; Sevgili öğretmenlerime çok teşekkür ediyorum. İyi ki varsınız, bu dünya bu Türkiye ve bu Isparta sizlerle güzel, iyi ki varsınız diyorum hepinize”.
79 mezunlarından işadamı Aydın Öcal (davetlilere verilen 1500 kişilik yemek sponsoru), konuşmasında Burdur, Isparta, Denizli, Afyon gibi çevre illerden olup burada öğrenci ve öğretmenlere, başarıyı artırmak için çok başarılılara burs vermeyi önerdi. Ülkemize kaliteli eleman yetiştirmeyi başlatmak istiyoruz”.
Anadolu Öğretmen Lisesi Mezunları eğitim ve Dayanışma Derneği adına Anadolu Öğretmen Lisesi mezunlarından Muhammet Sönmez şunları söyledi:
“-Biz Ankara’da yöremizdeki gençler arasında birlik ve dayanışmayı sağlamak için bir dernek kurduk, bu dernekle bu yöredeki etkinlik ve insanlar arasında yardımlaşmaya hazırız”.
1953- 54 mezunu Bekir Altındemir, şunları söyledi:
“-84 yaşında Gönen Köy Enstitüsü bir mezun olmuş öğretmenim. Bundan böyle bu toplantıyı bu kalabalıkla değil, bunun on misli kalabalıkla yapalım. Buranın adı ne olursa olsun, bütün mezunlar ve insanlar burayı sevmekte ve sevecektir”.
1945-1946 mezunu emekli öğretmen Kazım Yıldız şunları söyledi:
“-Ben 1930 doğumlu emekli öğretmen Kazım Yıldız.1945 de kızlı erkekli iki şübe idi, A-B şübesi.  Çarşıya çıkıyordum, bir kız arkadaş, “bana bir gecelik takaron” alır mısın” dedi. Cebimde beş lira para var. Isparta’ya gitmiştim. Birkaç dükkana sordum, bulamadım, yoktu.O zaman Isparta küçük bir yer. Neticede bir dükkâna girdim, gecelik takaron var mı dedim, “var “dedi adam. Bir ohh çektim. Bir lira kaldı. Vitrindeki camda takaron var mış, gece sürülen kremmiş. (Tokalon kremi istiyormuş) Ben bunu bilmiyordum, köylü çocuğuyum ben. Kaç para dedim, 75 kuruş dediler. Cebimdeki parayla alabilir miyim diye düşündüm. Arkadaşıma takdim ettim. 45 yılında tokalon kremini arkadaşımdan öğrendim, krem olduğunu”.
“Canlı bir hatıramı daha anlatmak istiyorum. İlk tayinim Keçiborlu’nun Aydoğmuş köyü idi. Zamanım olsa, size buranın kuruluşunu neler yaptığımızı, Köy enstitülerinin ne olduğunu anlatırdım. 1939 da Köy Enstitüleri, köye öğretmen, eğitmen kursu olarak açıldı. Benim ilk olarak gittiğim Aydoğmuş köyünde yanımdaki arkadaştan biri eğitmendi. Eğitmen çok iyiydi, çok iyi yetiştirirdi. Sene sonunda bir liste yapmış, 35 öğrencisi vardı. Bana dedi ki, “sene sonuna giriyoruz, ne kadar sınıfı geçer, ne kadarı sınıfı geçer şunlara bir bakalım mı” dedi. Ben kendine, okulun başöğretmeni olarak, senin kararlarlın doğrudur, dedim, öğretmen yanlış yapmaz dedim. O zaman 7 yedi yaşında okula giderdi, Ahmet on bir yaşında idi. Öğretmenin ricasını kıramadım, peki dedim. Kendi kendime, Ahmet  Ahmet’e yönelerek, Ahmet okuma yazmayı öğrenmişse diğerlerine bakmaya lüzum yok, dedim. Ahmet tahtaya geldi, Ahmet sınıfı geçtin mi dedim, “geçtim öğretmenim” dedi. Peki, sınıfı geçtim” diye yaz tahtaya dedim. “Sınıfı geçtim” cümlesini yazamadı. Jak Takalon gibi bir şey oldu. Öğretmenin mahcup olduğunu gördüm, Ahmet’e, sen AT yazabilir misin, dedim. At yazdı Ahmet; oku dedim, “beygir” dedi. AT yazıyor Ahmet beygir “okuyor.(kahkahalarla gülüşmeler ve alkışlar) Eğitmen’e dedim ki, Ahmet’i geçir, dedim. Bir le ikinin farkı yok ikide öğrensin, dedim. Ahmet geçti. Çok anılar var ama zaman yok”.
Emekli İlköğretim Müfettişi Mehmet Ayhan da şunları söyledi:
“-Ankara’dan gelen 30 kişilik grubun adına sizleri selamlıyorum. Grubumuzun içinde Türkiye çapında ressamlarımız vardır. Bir tanesi, yöremizde daha önce Atatürk’ün, İnönü’nün resmini yapmış olan meşhur İbrahim Çallı’nın torunu Yaşar Çallı aramızdadır sizlere selam sunar. Derya Saatçioğlu, Demet Adalı ve diğer ressamlar, diğer felsefeciler öğretmenler size saygılar sunarlar. Bu mutlu günümüzde eğlence ve esas amacımız nedir? BU kurum 1940 da Köy Enstitüsü olarak kurulmuştur. Köy Enstitüsünün ruhu nedir? Size küçük bir Atatürk anısıyla bunu anlatmaya çalışacağım. Ondan sonra Allahaısmarladık diyeceğiz.
1934 de Atatürk Gaziantep’e gider. Antep valisi, Atatürk ve kafilesini alır, yakın bir köye götürür; yakın bir köyde evleri temizlik yapılıyor, evlere badana ettirmiştir, Atatürk de burayı iftiharla göstermek ister.  Fakat o sırada, Atatürk köye geldiğinde, kahvenin önünde tavla oynayan, kâğıt oynayan kendileri ile ilgilenmeyen halka Atatürk biraz kızar, valiye dönerek der ki, “evet vali bey, evlere biraz beyaz badanaya boyatmışsın, beyaz badana yaptırmışsın, temizlik yaptırmışsın, güzel ama”, bastonu ile kâğıt oynayanları göstererek, “kafalardan ne haber” der. Önce kafaların, insan olabilme ve kendine yetebilme, özgürlük ruhunu kazanma kafa, kalp kol ile düşünce sistemini hem de ekonomik sistemi kazabilme, bağımsız kalabilme, insan ve toplum yaratabilme amacını güden bu eğitim kurumları, dünyada eşi benzeri görülmemiş eğitim kurumlarını tekrar yurdumuza laik görerek tekrar onun peşinde olarak,  bunu, bu günde isteğimizi sizin huzurunda belirtir hepinize saygılar sunar, Allahaısmarladık deriz”.
Öğretmen Halil Erkan’ın oğlu Serdar Erkan, babasının burada okuması ile buna ilişkin anılarını anlattıktan sonra, bu birlikteliğin, eğitim ruhunun yaşatılması için bir vakıf kurulmasını isteyen konuşmasından sonra, Gönen Köy Enstitüsü’nün son ismi olan Gönen Fen lisesi Müdürü Servet Altuğ şunları söyledi: “Gönen Köy Enstitüsünün, Öğretmen Lisesinin, Anadolu Öğretmen lisesinin ve fen lisesinin öğrencileri. Sizin öğrenci olduğunuz dönemlerden farklı bir yapıyla karşılaşabilirsiniz. Zaman değişiyor, zamanın ihtiyaçlarına uygun olarak yeni sistemler geliştirilmektedir. Bu bakımdan siz burada yaşadığınız süre içinde görmüş yaşamış olduklarınız hatıralarınız olarak kaldı ve burada siz hatıralarınızı yaşamağa geliyorsunuz, bizler bu eğitim öğretim merkezini devam ettirmeğe sizin dönemizin ilgi çeken, ilgi merkezi olan Gönen Anadolu Öğretmen Lisesini bölgenin merkezi haline getirmeye çabalıyoruz. Atatürk’ün çizmiş olduğu muasır medeniyetler seviyesine getirecek bireyler yine bu okuldan mezun olmaktadır. Her yıl yaklaşık yüz kadar mezunumuz, Türkiye’nin nitelikli üniversitelerine yerleşiyorlar. Bu yıl dil alanında Türkiye derecesi yaptı okulumuz. Türkiye on birincisi, Türkiye 49.sunu okulumuzdan çıkmıştır. Sizlerin bıraktığı okul aynen göreve devam etmektedir. Önümüzdeki dönemde de aramızda görmekten onur duyacağımız sizleri saygıyla, sevgiyle anıyorum”.
ANALIKIZLI FOLKLORCÜLER
Ulusal Eğitim Derneği Üyelerinin Gezisi

Ulusal Eğitim Derneği Üyelerinin Gezisi


Ulusal Eğitim Derneği Üyelerinin Gezisi
Törenin sonunda Gönen Halk Eğitim Folklor ekibinin yöreye ait çeşitli birbirinden güzel oyunlarının sunulduğu gösteriler halk tarafından beğeni ile izlendi. Folklor ekibinde öğrenciler ve yetişkin bayanlar da vardı. Bunlardan “Analıkızlı” folklorcular ayrı bir takdir topladı; 36 Yaşındaki üç çocuk annesi Emine Koçal ile 11 yaşındaki 5 sınıf öğrencisi Hatice Koçal’ın uyumlu gösterileri çok beğenildi. (Hatice Koçal önde elinde bayrak tutan, öteki resimde anne kızı folklorcu yan yana).
Törenlerden sonra, Törene katılan 1500 kişiye, enstitünün yemekhanesinde Kuru fasulye, pilav ve irmik helvasından oluşan yemek verildi.

Cevat Kulaksız
ckulksizster@gmail.com

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget