Hoşgörüye Dinamit Koyanlar - Yılmaz Özdemir

İki gündür ülke gündeminde bir tartışmadır gidiyor.

MHP milletvekili Yusuf Halaçoğlu’nun TBMM başkanlık seçimlerinde Deniz Baykal’a destek vermemelerini ‘’Dinsiz bir partinin adayını desteklemekle itham edilecektik’’ sözleri gündemi bir anda değiştirdi.

Her şeyden önce bir dönem Türk Tarih Kurumu başkanlığı da yapan ve akademisyen kimliği ile tanıdığımız Yusuf Halaçoğlu’ndan böylesine bir açıklama gelmesi en sıradan anlatımla talihsizliktir.

Geçtiğimiz 13 yıllık AKP iktidarında muhalefette olan ve sözcüleri aracılığıyla AKP iktidarına en sert eleştirileri yapan MHP acaba böyle bir söylemi niye dile getirir.

MHP, her ne kadar AKP’yi eleştirse de geçtiğimiz dönemde Abdullah Gül’ün cumhurbaşkanı seçilmesinden 367 krizine kadar hep AKP ile ortak hareket etti.

Aynı MHP, TBMM meclis başkanlığı seçiminde başta milletvekillerinin özlük hakları ve iç güvenlik yasası olmak üzere beraber el kaldırdığı HDP’yi bahane ederek AKP’nin adayı İsmet Yılmaz’ın seçilmesinin önünü açtı.

MHP, AKP’li meclis başkanının seçilmesini sağlayarak 13 yıldır AKP’nin ‘’Yasama’’nın başında kalmasını yani meclisin çalışma gündemini belirlemesini sağladı.

7 Haziran’dan beri HDP’nin içinde olacağı bir hükümette yer almayacağını söyleyen MHP böylece AKP’siz bir hükümet kurulmasını imkansız hale getirdi. Vatansever duygularla MHP’ye oy veren ve AKP döneminde yapılan yanlışlıkların hesabının sorulmasını bekleyen seçmenine kendini ifade etmekte zorlanan MHP bana göre AKP ile hükümet kurmak istemektedir.
Şimdi Yusuf Halaçoğlu’nun söylediğine bakalım. "Biz eğer Sayın Baykal’ı desteklemiş olsaydık, kamuoyunda şunlar yansıtılacaktı: 'Siz Baykal’ı seçtiniz, bir muhalif adı altında' AKP’nin tabiriyle 'dinsiz bir partinin inançsız bir partinin adamını seçtiniz' diye bize yükleneceklerdi"
Acaba MHP, AKP’ye ‘’Biz dinsiz bir partiden başkan seçilmesine engel olduk. Siz de onlarla hükümet kurmayın bizimle kurun’’ mu demek istemektedir.
Son söz olarak şunu belirtmek isterim ki; siyaset yapan ve toplumda destek bulanların toplumsal barışa dinamit koymaya hakları yoktur. Din ve mezhep gibi kişilerin vicdanında özgürce yaşamasının gerektiği duyguları siyasi çıkar aracı yapmak bu ülke insanına ve toplumsal barışa yapılacak en büyük ihanetlerden biridir.
CHP lideri Kemal Kılıçtaroğlu’nu kastederek,  seçim meydanında ’’O’nun mezhebini biliyorsunuz değil mi’’ diyen ve o anki ruh haliyle on binlere yuhalatan zihniyetle , ’’Dinsiz Parti’’den başkan seçtirmedik diyen zihniyet, birlikte yaşama kültürünü ve Anadoluyu’u aydınlatan Türk düşünürü Hacı Bektaş Veli’in bu topraklara yerleştirdiği ‘’Hoşgörü’’ felsefesini içine sindirememiştir.

 Yılmaz Özdemir

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget