Vay yobaz vay - Tünay Süer

Vay yobaz vay - Tünay Süer Evet, Türkiye’de bugün otoriter bir rejim vardır ve dini çarpıtarak siyasete karıştırmakta, gittikçe karanlıklara sürüklenmekteyiz.

Vay yobaz vay - Tünay Süer
Hatırlarmısınız, Recep Tayyip Erdoğan, 29 Mart'ta nükleer zirve için ABD'ye gitmeye hazırlanırken, The Atlantic adlı yüz küsur senelik olduğu söylenen dergiye Barack Obama’nın bir röportaj verdiği basında yer almıştı.
Derginin yazarı Jeffrey Goldberg,
''Diğer bazı liderler de Obama'nın canını sıkıyor.
Eskiden Obama, Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı Doğu ile Batı arasında köprü olabilecek ılımlı bir Müslüman lider olarak görüyordu. Şimdiyse Obama onu, o kocaman ordusunu kullanarak Suriye'ye istikrar getiremeyen beceriksiz ve otoriter biri olarak görüyor’ diye yazmıştı.
Obama böyle konuştu mu konuşmadı mı bilemem ama Goldberg’in tümüyle kafadan atması da olmaz gibi gelmişti bana.
Zira Amerika’nın Türkiye’yi (ne demekse) ılımlı İslam’a döndürme çabaları dillere düşmüştü.
Aslında ABD’nin ılımlı İslam’dan kasti tamamen Batının ve kendisinin güvenlik zafiyetlerine ve olası menfaat kayıplarına sebep olmasının önüne geçmekti.
 ABD düşünce kuruluşlarında geliştirilen moderniz, protestan İslam yorumu getirilmişti.
Oysa Amerika kökten dinci İslamcıları her zaman desteklemişti.
Sovyet Rusya henüz dağılmamıştı ve Amerikalılar Yeşil Kuşak dedikleri İslam ülkeleri ile Rusya’yı çevirmek istemişlerdi.
Emre Kongar’a göre ABD’nin radikal siyasal İslam’a karşı bir silah olarak kullanacağı Türkiye, karşı taraftan daha az tepki çekecek bir kimliğe kavuşturulmak istenmişti.
O yıllarda genelkurmay bu düşünceye sert tepki göstermişti.
Amerikan Türk Konseyi toplantısında bir konuşma yapan Büyükelçi Loğoğlu “Türkiye bir İslam devleti değil, laik bir ülkedir” şeklindeki sert uyarıda bulunmuştu.
Başbakan Erdoğan bir ABD Kongre üyesinin ılımlı İslam sözlerine ılımlı, ılımsız İslam olmaz sözleriyle tepki göstermişti.
Peki, ne oldu da Türkiye dinci İslamcılığa doğru yol alır oldu?
Obama Erdoğan’ın Suriye’ye istikrar götüremeyen beceriksiz, otoriter birisi olduğunu neden söylemiş olabilir?
Erdoğan’dan ne bekliyordu?
BOP ‘ni hayata geçiremeyen ABD ve İsrail Ortadoğu’yu ve dünyayı kana bulayan Amerika, İsrail ve tüm haçlılardır.
Usame Bin Ladin’de böyle düşünüyordu.
Tüm dünyada Müslümanların problemlerinin kaynağının ABD ve İsrail olduğunu ileri sürmekle haklıydı.
1998’de yayınladığı bildirge ile Amerika, İsrail ve müttefiklerine yönelik saldırıları düzenlenmesi çağrısında bulunmuştu.
El Kaideler, IŞIDler gibi gerici yobaz dincilerin oluşmasında ABD’nin payı büyüktür.
Terör örgütlerinin organik bağla bir araya gelmiş kitlelerin oluşturduğu bir hiyerarşik bir örgüt olmadığını görüyoruz.
Bugün ülkemiz ve dışındaki örgütlerin eylemlerden etkilenen, birbirlerini tanımayan Kitlelerin oluşturduğu bir ideoloji model haline gelmesini görmekteyiz.
Bunun tehlike boyutları gittikçe artmaktadır.
Dini bilgisi yeterli olmayan, itilen kakılan, işi gücü olmayan gençlerimizin IŞİD’e katılmalarının ABD ve İsrail’e kızmalarından, hem de maddi olanaklar sağlandığı için olduğunu söyleyen bilim adamlarına katılmamak mümkün mü?
Evet, Türkiye’de bugün otoriter bir rejim vardır ve dini çarpıtarak siyasete karıştırmakta, gittikçe karanlıklara sürüklenmekteyiz.
Bu doğrudur.
Bunun müsebbibi de Amerika’dır.
Ha yalnız Amerika’ya pislik atmak ta olmaz.
Muhalefet boşluğu Erdoğan’ı sonu belli olmayan maceralara sürüklemiştir.
Erdoğan’ı özenle seçen başımıza getiren ABD’nin bugün ne Erdoğan’dan ne de yaratmış olduğu terörden şikâyet etmeye hakkı vardır.
Ha bu arada Erdoğan asla beceriksiz birisi değildir.
Kendi çizdiği yolda başarılı olmaya devam etmektedir.
Ne var ki Türkiye gerçekten de kötü günlere doğru hızla yol almaktadır.
Birkaç gün önce CHP Avcılar İlçe Başkanı Erhan Bozan, “IŞİD’in metrobüs güzergâhında birçok kişi aracılığıyla değişik noktalarda bildiri dağıttığını görerek kayıt altına almış ve polise bildirmiş.
Ben şunu merak ediyorum, bugün Başbakanımız ‘Bu oluşumlarla mücadele edeceğiz’ dedi. Bu örgüt, bu yapılanma, 3 gün öncesinde onlarca masum insanımızın hayatına kastettikten sonra bugün faaliyetlerini İstanbul’un en kalabalık metrobüs duraklarında rahatlıkla yapabiliyorsa, o zaman bu durum başbakanın sözleriyle çelişmiş olmuyor mu?” diye sormuş.
Polisler adamları neden serbest bırakmışlar anlaşılır gibi değil…
Bu gün yine bir haber basında yer aldı.
LC Waikiki çalışanı, sigara içmeye mağazanın önüne çıkınca bir vatandaş tarafından "Ramazanda sigara mı içilir" diye yumruklanmış.
Yumruklanan kişi aldığı darbe sonunda bilincini kaybetmiş ve hastaneye kaldırılmış.
Bir yanda her an bir metroda veya her hangi bir yerde bomba patlatılacak telaşı, bir yanda oruç tutmayanı sorgusuz sualsiz infaz etmeye kalkan kara cahil bir kişi.
Erdoğan bu gibi olayların ve ayrımcılığın önüne geçemezse korkarım işler daha kötüye gidecektir.
Maazallah Türkiye’de çıkacak bir iç savaşın kimseye yararı olmayacaktır, ancak dost bilinen düşmanlarımızın işine yarayacaktır.
Bu ülke, gökyüzü, her karış toprağı hepimizindir.
Ülkemize ve cumhuriyetimize sahip çıkmalıyız…
Savaşımızı birbirimize karşı değil düşmana karşın birleşerek birlikte vermeliyiz.
Yoksa bu gidişle ülkemize yazık olacak…

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget