IŞİD boğaz köprüsünde - Tünay Süer

AKP Türkiye’ye huzur getirmek istiyorsa, artık aklını başına almalı ve bu başkanlık sevdasından vaz geçmelidir.Kim, kimler suçluysa cezalarını mutlaka çekmelidirler.

IŞİD boğaz köprüsünde - Tünay Süer
Aşağı komşumun bir şeyler oluyor çabuk televizyonu aç uyarısıyla televizyonu açtım.
Boğaz Köprüsünde askerlerin tanklarla köprünün bir tarafını kapattığı söyleniyor ve görüntü gösteriliyordu.
Ne yalan söyleyeyim aklımın ucundan bile darbe filan geçmemişti.
Sandım ki bir ihbar var ve köprüde arama yapılacak. 
Oysa sonraları anlaşıldı ki darbe teşebbüsü oluyormuş.
Ordunun içindeki Fetocular ayaklanmışlar.
Darbe yapacaklarmış.
Bunlar akıllarını mı kaçırdılar acaba diye düşündüm.
Çünkü Türk ordusunu alt etmek o kadar kolay değildi.
Ordunun içine sızmış adamlar kaç kişiydiler ki?
Nasıl cesaret etmişlerdi?
Bunlar ya salaktılar ya da büyük bir organize hazırlamışlardı.
Yoksa bu da Ergenekon  gibi bir senaryomuydu?
Biraz ürktüm açıkçası.
Heyecanla televizyonda kanal, kanal dolaşmaya başladım.
                                                      ***
Dün Türkiye tarihinde görmediği şekilde ilk defa böylesine bir darbe girişimciliği yaşadı.
Neden mi?
Çünkü darbeciler darbe yaptılar ama hiç bir darbede TBMM’si bombalanmamıştı.
Sanki düşman uçakları, helikopterleri gelmişti.
Başbakan Yıldırım bunun bir darbe girişimi olduğunu duruma hâkim olduklarını söylediğinde tedirgin gözüküyordu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan tatil yaptığı Marmaris’ten İstanbul’a geleceğini söyledi halkı sokaklara dökülmeye çağrısı yaptı.
Gece ilerledikçe camilerden sonuna kadar açılmış mikrofonlardan ezan, sela sesleri ve Arapça olduğu için anlamadığım değişik makamlarda okunan dua sesleri göklere yükseldi.
Arada imam herkesi sokağa dökülmeye çağırmaya başladı.
Derken uzaklardan gelen silah seslerine helikopter sesleri karışmaya başladı.
Savaş uçakları tepemizde dolaşmaya başladılar.
Sonra hepinizin bildiği gibi TRT de spiker bayan zoraki okuduğu belli bir şekilde
 Türk Silahlı Kuvvetlerinin yönetime el koyduğu ve nedenini anlatan yazıyı duyurdu bizlere.
Dikkatle birkaç kez dinledim.
“Temel hak ve hürriyetler zedelenmiştir. Devletimiz ulusal ortamda hak ettiği itibarı yitirmiştir. Korkuya dayalı otokrasiyle yönetilen bir ülke haline getirilmiştir. Terör tırmanarak birçok masum vatandaşımızın ve güvenlik görevlilerimizin hayatına mal olmuştur. Bürokrasideki hırsızlık ve yolsuzluk ciddi boyutlara ulaşmıştır. Yüce Atatürk’ün önderliğinde kurulan TSK; yolsuzluğu engellemek, terörle mücadele yolu açmak, tüm vatandaşlarımız için laik, demokratik sosyal ilke üzerine oturan anayasa düzeni tesis etmek için, daha güçlü bir ilişki maksadıyla yönetime el koymuştur.
Yazılan metindeki sözlerin çoğu doğruydu.
Allah, Allah! Fetocular ne zamandan beri Atatürkçü oldular diye aklımdan yığınla düşünce geçti.
Neyse anlatmaya gerek yok sizlerde biliyorsunuzdur.
                                                                       ***
Benim esas anlatmak istediklerime değineyim şimdi.
Erdoğan konuşmalarında yüzde 50 nin seçtiği cumhurbaşkanıyım, ordunun komutanıyım.
Benden habersiz darbe nasıl yapılabilinir dedi.
Konuşması diğer 50 yi yok saymak gibi bir şeydi.
Yanlıştı.
İkinci yanlış Kılıçdaroğlunun ;
 “Cumhuriyete ve demokrasimize sahip çıkıyor; inancımızı eksiksiz bir şekilde koruyoruz”  demesiydi.
Cumhuriyete ve demokrasiye ne kadar sahip çıkabildik ki böyle konuştu anlayamadım.
MHP zaten AKP’nin arka bahçesi olduğundan hükümetin yanındayız demesi bence yeni bir şey sayılmazdı.
Doğu Perinçek’te epeydir bir değişiklik olduğunu görüyordum.
Bugün dinlediğimde tıpkı başbakanın söylediği gibi Rus uçağını da bu darbecilerin düşürdüğünü söylemesi beni şaşırtmadı.
Oysa uçak düşürüldüğünde hem zamanın başbakanı Davutoğlu hem de Erdoğan ben emir verdim demişlerdi.
Doğu Bey unuttu sanırım.
                                                     Boğaz köprüsünde IŞIDler mi vardı?
Bu arada köprüdeki askerler silahlarını bırakıp teslim olmalarına rağmen gelen gözü dönmüş güruh tarafından bir askerin linç edilmesi, diğerinin koyun gibi gırtlağının kesilerek öldürülmesi canilik olarak kabul edilmelidir.
Bu kana susayanlar kimdir?
IŞİD’li midirler hesap sorulmalıdır ve cezalarını çekmelidirler.
20+ 21 yaşındaki asker çocuklar silah kullanmamışlar ve emir kulu olduklarından orada sadece bekliyorlardı.
İsteseler silah çekebilirlerdi azgın güruh karşısında.
Dünyaya bir kez daha kötü örnek olup rezil olduk.
ABD Temsilciler Meclisi eski Başkanı Newt Gingrich ABD’deki tüm Müslümanların kontrolden geçirilmesini ve şeriata inananlarının sınır dışı edilmesini de talep
isteğini, haklı çıkarttılar böylece.
Halkın birçoğu bu darbe girişimi üzerine konuşuyor ve bazıları bu girişimin Erdoğan’a yarayacağını söylüyorlar.  
O kadar insanımız öldü, yaralandı tabi ki üzgünüm.
Seçimle geleni seçimle göndermelidir.
Darbe acizliktir, haydutluktur.
Ne çektiysek darbelerden çektik zaten.
AKP Türkiye’ye huzur getirmek istiyorsa, artık aklını başına almalı ve bu başkanlık sevdasından vaz geçmelidir.
Kim, kimler suçluysa cezalarını mutlaka çekmelidirler.
Tam Rusya ile durumu düzeltirken, Suriye ve İran ile iyi ilişkiler içine gireceğimiz zaman bu darbe teşebbüsü de nedir?
Türkiye’yi karıştıranlardan, dost görünen düşmanlarımızdan da mutlaka hesap sorulmalı ona göre davranılmalıdır.

Tünay Süer

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget