10 Yaşındaki Çocuğun Türban Takma Özgürlüğü Olamaz


10 Yaşındaki Çocuğun Türban Takma Özgürlüğü Olamaz
İşlerine geldi mi özgürlük derler bunlar.

Çifte standartçıdır bunlar.

Nalıncı keseri gibi hep kendilerine yontarlar.

Modern Türk toplumunu, kendi yobaz ve sözde İslami anlayışlarına göre şekillendirmek ve amaçladıkları din temeline dayalı siyasal düzeni kurmak, tek amaçlarıdır.

Bunun için, demokrasiyi ve özgürlükleri, amaçladıkları istasyona vardıklarında terk etmek koşuluyla, araç olarak kullanmaya bayılırlar.

Hiç inanmadıkları ve sevmedikleri halde, sürekli, özgürlüklerden ve özgür Anayasa yapacaklarından bahsederler.

Özgürlük, sadece kendilerine gereklidir, muhalifler, özgürlükten nasiplerini almasalar da olur.

Cumhuriyetin temel niteliklerinden biri olan laiklik ve laik eğitimden dem vurduğunuzda, hemen özgürlükleri öne sürerler, laikliğin yeniden tarif edilmesi gerektiğini savunurlar.

Bunlara göre, Cumhuriyetin ve demokrasinin temel ilkeleri hiç önemli değildir. Anayasaya göre hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik ve laik bir hukuk devleti olduğumuz halde, dini eğitim, türban söz konusu olduğunda akan sular durur. Anayasa, Öğrenim Birliği yasası, laik eğitim göz ardı edilir. Bunlardan bahsettiğinizde, hep bir ağızdan, din ve inanç özgürlüğü naraları atarlar.

Onlara göre, demokratik protesto hakkının kullanıldığı barışçıl Gezi Parkı eylemleri, darbe teşebbüsüdür, düşünce ve düşüncenin açıklanması, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlükleri, onlar için özgürlük değildir.

Okullarımızın, Anayasamıza göre bir devrim yasası olan ve hükümlerinin Anayasaya aykırılığının iddia edilemeyeceği Örenim Birliği Yasasına aykırı olarak, imam hatip okulları haline getirilmesi ve eğitimin İslamlaştırılması, daha on yaşında olan orta öğrenimdeki kız öğrencilerin dahi başlarına türban geçirmeleri, onlara göre  inanç  özgürlüğünün bir gereğidir.

AKP iktidarı, yavaş yavaş yürürlüğe koyduğu yol haritasında bulunan önemli bir dönemeci daha geçmiş ve yaptığı bir yönetmelik değişikliği ile daha düne kadar yüksek öğrenimdeki kızlarımız için dahi tartışılan türbanı, 10 yaşındaki beşinci sınıfta okuyan kız çocuklarının kullanımına açmıştır.

Bazı yasalarımıza göre, 10 yaşındaki bir kız çocuğunun önemli kararlardaki iradesi geçersizdir. 10 yaşındaki bir çocuğun, türban takıp takmama konusunda, kendi  hür iradesiyle doğru ve yerinde bir karar alabilme yeteneği mevcut değildir. Bu nedenle, 10 yaşındaki bir kız çocuğunun türban takma kararı, ailesinin baskısına ve alacağı karara dayalı olmaya mahkumdur.

Bu itibarla, ana ve babasını veya diğer aile yakınlarının karar ve yönlendirmeleriyle  türban takmak zorunda kalan 10 yaşındaki bir kız çocuğunun, başını örtme özgürlüğünün varlığından bahsedilemez. Bilakis, 10 yaşında aile baskısıyla türban takan bir kız öğrencinin özgürlüğünün çiğnendiğini söyleyebiliriz.

Evet, 10-15 yaşındaki ve hatta reşit olmayan 18 yaş altı kız çocuklarının kendi hür iradeleriyle başlarını örtme ve başlarına türban takma özgürlükleri olamaz, tıpkı rızaları ile de olsa bir erkekle cinsel ilişkiye girme ve cinsel haz alma özgürlüklerinin olmaması, bu konudaki rızaya dayalı iradelerinin geçersiz olması gibi.

Evet, Türk Ceza Kanununa bakıyoruz, 103. maddesine göre, kendi rızasına dayalı olsa dahi, 15 yaşını tamamlamamış olan bir küçüğe yönelik her türlü cinsel davranış, cinsel istismar suçunu oluşturmakta ve 15 yaşını tamamlamamış bir küçük çocuğa cinsel tacizde bulunan kişilere, en ağır hapis cezaları verilerek, onların bu konudaki rıza ve iradeleri geçersiz sayılmaktadır.

TCK. nun 104. maddesinde ise; 18 yaş altı, 15 yaşını tamamlamış çocukla, kendi  rızasına dayalı olsa dahi cinsel ilişkiye giren kişiye, şikayet üzerine, iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.

Görüldüğü gibi, Ceza Kanununa göre, çocuk sayılan ve cinsel dürtülerinin tatminine yönelik kendilerinin hür iradelerine geçerlilik tanınmayan 18 yaş altı ve  özellikle de orta öğrenim çağındaki 15 yaş altı kız çocuklarının, aile baskısıyla başlarına takılan türbanlar da, bir özgürlüğün kullanılması olmayıp, tıpkı cinsel istismar  gibi, onlara yapılan türban istismarından öteye bir değer ifade etmemektedir.

Ülkemizin yüz karası, çocuk yaştaki kızlarımızın, ailelerinin baskısıyla iradeleri hiçe sayılarak evlendirildikleri küçük gelinler rezaleti unutulmamalıdır. Küçük gelinler ile 10 yaşında başına türban takan kız çocukları  arasında hiçbir fark göremiyoruz.

AKP iktidarının; 2023 hedefinin ip uçlarını veren yeni türban kararı, laik eğitim ve laik demokrasimizin geleceği adına, çok tehlikeli ve yüz karası bir uygulamadır.

24/Eylül/2014
Güner YİĞİTBAŞI
İzmir Barosu Üyesi Avukat

Yorum Gönder

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget