Sözün Bittiği Yerdeyiz

Sözün bittiği yerdeyiz gerçekten. Bu nedenle, daha fazlasını yazmak istemiyoruz, boşuna. Yargıyı bu hale getirenlerin son icraatlarını söyleyerek bitirmek istiyoruz bu iç karartan yazımızı.

Sözün Bittiği Yerdeyiz
Gezi parkı davası bitti.
Bağımlı yargı dahi, suç unsuru bulamadı, yeterli kanıt elde edemedi ve birilerini mutlu ve memnun etmek adına, bir takım varsayım ve şüphelere dayalı olarak, hukuku ihlal ederek, ağır cezalar verme sorumluluğunu üzerine alamadı.
Tüm sanıklar ve bu arada gezi parkı eylemlerinin planlayıcısı ve finansörü olarak suçlanan Osman Kavala da beraat ederek tahliyesi kararlaştırıldı.
Bunun üzerine kızıp küplere binen ve hükmünü daha önce vermiş bulunan saray devreye girerek, beraat kararını veren bağımlı mahkemeyi dahi suçlayarak, bir manevra ile Osman Kavala'nın beraatine ve tahliyesine karar vermeye kalkıştılar suçlamasıyla, hükmü veren mahkemeyi hedef gösterdi ve saray'ın talimatını alan savcılık harekete geçerek, Osman Kavala hakkında (B)planını devreye sokarak, bu defa 15.Temmuz Fetö darbe girişimine katılma suçlamasıyla, Osman Kavala'yı tahliye etmeyerek tekrar gözaltı kararı verdi ve yapılan sorgulaması sonunda tutuklanan Osman Kavala, özgürlüğüne kavuşamadı.
İşin en acı yönü de, Osman Kavala hakkında beraat ve tahliye kararı veren mahkeme hakimleri, hukuku uyguladıkları, tüm baskılara rağmen vicdanlarının sesini dinleyerek hukuka uygun karar verdikleri için, soruşturmaya maruz kaldılar.
Yargı'nın; anayasa çiğnenerek, emir ve komuta ile çalıştığını, bağımsızlığını ve tarafsızlığını çok büyük oranda kaybettiğini bilmemize rağmen; bu beraat kararından sonra yapılanlarla, yargı bağımsızlığının tamamen yok edildiğine tanık oldu Türk Milleti.
Egemenliğin tek sahibi olan ve yargı yetkisini bağımsız mahkemeler eliyle kullanan Türk Milleti, kendi adına yargı yetkisini emaneten kullanan mahkemelerin, bu emaneti kötüye kullandıklarına, Türk Milletine ihanet ettiklerine tanık oldu, maalesef.
Tuzun da koktuğu, sözün bittiği ve devletin temeli olan adaletin tamamen yok olup öldüğünün ve devletin, ölen adalet nedeniyle temelsiz kaldığının, sıranın temelsiz kalan devletimizin de yok olacağına tanıklık edeceğimiz son aşamaya gelindiğinin üzüntüsü içindeyiz.
Sözün bittiği yerdeyiz gerçekten.
Bu nedenle, daha fazlasını yazmak istemiyoruz, boşuna.
Yargıyı bu hale getirenlerin son icraatlarını söyleyerek bitirmek istiyoruz bu iç karartan yazımızı.
Bugün yayınlanan Resmi Gazetede yer alan 2117 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı aynen şöyle;
İstanbul Atatürk Havalimanı Serbest Bölgesinin adının; “İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi” olarak değiştirilmesine,3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanununun 2 nci maddesi gereğince karar verilmiştir. 19 Şubat 2020 Recep Tayyip ERDOĞAN CUMHURBAŞKANI.
Nereye gidiyoruz Türk Milleti?

Güner Yiğitbaşı

20/02/2020
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu (Hukuk kaldıysa tabi)

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget