“Kuran’la Uyutma Bizi”

Saz çaldım para çalmadım, Mazlumun ahını almadım, Şükür gaflete dalmadım, Kuranla uyutma bizi. Saz çalmanın günahı yok, Yığın yığın derdimiz çok, Yandaşını eyledin tok,

Anadolu’muzda  eskiden, köy köy, kasaba kasaba, pazarlarda nice destan söyleyen saz çalan gezginci ozanları görürdük. 
Ne yazık ki bu kültür geleneği bağnaz dincilerin manevi baskıları ile yavaş yavaş  bunlar azalmaya başladılar. Eskiden,  bu halk ozanları bastırdıkları  destan-türkülerini  müzik-türkü avazında pazar yerlerinde söyleyip satarlardı, bunlara halkımız “destancı” denirdi. Bunların kimisi veremden  genç  yaşta ölen kızlar için, kazalardan ölenler, kıtlıklar, yoksulluk,  kurşunlanarak ölenler için, mahsulünü dolu, sel vurmasına destan yazanlar  vb için ağıt ve destanlar söyleyenler vardı.  Gerek söz, gerekse sazla söylenilen bu destanları halkımız, heyecanla dinler, heyecanla alır; destanda geçen acıyı kendi acısı ile bağdaştırır, destanı birilerine okuturken destan kahramanındakini kendi acısına katar, dinler dinler ağlardı. Aynı işlevi Orta Asya’da atalarımız kopuzlarıyla yaparlardı.
Ayrıca taşlama yazan söyleyen,  güzelleme  yazan söyleyen  nice ozanlarla doluydu Anadolu. İşgaller,  savaşlar, yokluklar görmüş  Anadolu toprakları baştan başa bir feryat gibi ozanların destanları ile doluydu. Kimi savaştan, kıtlıktan, yokluktan fakirlikten, kimi sevgilisinden, kimi  daha başka bir olaya nesneye kızar veya sever ona destan dizerdi. Bunlar dalga dalga havalanır türkü olur, sazımızda, sözümüzde Türkülerimizde havalanır dururdu.  İşte bir bakıma türkülerimizin de yaratıcısıydı bu destancılar.

“Kuran’la  Uyutma Bizi”
Kimileri de aşağıdaki gibi politikacıları, mesela Rercep Tayyip Erdoğan’ı sazıyla, sözüyle eleştireni, taşlayanı da vardır. Bunlar da mizah kültürümüzden gelen halk kültürü sanatçılarıdır; biz de bunları hoş görüyle karşılayacağız. Saray’da saz çalanı takdir ediyorsun, muhalefetin başındaki bir politikacı  Demirtaş’ı da saz çalıyor diye eleştiriyor, aşağılamaya çalışıyorsun. Bu çifte standart saraya yakışmasa gerek.
İşte, internetten rastlantı sonucu  indirdiğim sesi bilgisayarımda saklı olan Adem Karaçoban adındaki meçhul  bir  ozan  Cumhurbaşkanımız Tayyip Erdoğan’ı eleştiren sesinde şöyle diyordu: 
“Selahattiğn Demirtaş için, Cumhurbaşkanımız Tayyip demiş idi ki -bar sanataçısı gibi eline bir saz almış saz çalıyor-, sazımdan sözümden dökülen ayıpları almış idim kaleme:
“Kuran’la  Uyutma Bizi”
(İyi de Cumhurbaşkanılığı Danışmanı İbrahim Kalın da bazı bazı saz çalıyor sarayda, bar sanatçısımı o.  Saz ve onun atası kopuz Orta Asya’dan beri  Türklerin  ulusal çalgısıdır. Anadolu’da  daha yakın zamana kadar Türk ailelerinin evlerinin bir köşesinde  Kuran asılı durursa, öbür köşesinde de saz asılı dururdu. Folklörümüzü, türkülerimizi  kültürümüzü yaratanlar Abdallar’da olduğu gibi bu saz çalanlardır. Bu gün Türkmenistan’da ve öteki  Orta Asya  köylerinde,  çadırlarda bir ibadet vecdi içinde 80 yaşındaki yaşlılar bile kopuz çalıp destanlar söylerle, Manas Destanı gibi. Kültürümüzün Orta Asya’dan gelen  saz-kopuzu aşağılamak kültürümüzü aşağılamktır.  Selam olsun sazıyla sözüyle destan, türkü  yaratanlara)
Eğer siz de, internette “Kuranla Uyutma bizi” diye yazıp araştırısanız karşınızda bu destancının sazı sözü ile R.T.Erdoğan’ın aşağıdaki gibi nasıl eleştirdiğini görürsünüz.
Şimdilerde bize düşen görev onları sevmek, korumak, ders-hisse almaktır. Saz çalıyor, diye ayıplamak, kınamak bizim Orta Asya’dan gelen kopuz-bağlama kültürümüzle bağdaşmaz.  Sarayın sazcısı İbrahim Kalın nasıl bağlama çalıyorsa, HDP nin  Selahattin Demirtaş’ı da bağlama çalacaktır. Bu ayırımcı tavırı kınıyoruz. Bu kültürü ayırmaya başladınız mı, vatanı da ayırımcılığa, bölmeye yöneltirsiniz.
KURAN’LA UYUTMA BİZİ
Ben Demirtaşsam sen Tayyıp,
Miting yapmak sana ayıp,
Dünyaya fesatlık yayıp
Yalanla uyutma bizi.
Saz çaldım para çalmadım,
Mazlumun ahını almadım,
Şükür gaflete dalmadım,
Kuranla uyutma bizi.
Saz çalmanın günahı yok,
Yığın yığın derdimiz çok,
Yandaşını eyledin tok,
Kuranla uyutma bizi.
Bir insan da gizli sırdır,
Temeli de namus ardır,
İkrarsızda kafa da dardır,
Yalanla uyutma bizi.
Niçin gençliği gaz verdin
Sanma ki murada erdin,
İnsanlığın içine ettin,
Kuranla uyutma bizi.
Gençlerimiz işsiz gezdi,
 Yoksul halk canından bezdi,
Çaldığını herkes sezdi,
Kuranla uyutma bizi.
Başörtüsü türban dedin,
Memleketi batırıp yedin
Bırak artık çekip gidin,
Kuranla uyutma bizi.
Kasımpaşalarda içtin
En büyük makama geçtin,
HDP yi hedef seçtin
Kuranla uyutma bizi.
Demirtaş’ı hedef seçtin
Kuranla uyutma bizi.   Adem KARAÇOBAN
Kaynak: https://www.youtube.com/watch?v=qWvL1JL3w10

Cevat Kulaksız

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget