24 Haziran Seçimlerinin Yorumu - Güner Yiğitbaşı

Bizim halkımızın çoğunluğunun demokrasi, insan hak ve özgürlüklerinden ziyade, kendisine devlet imkanlarıyla verilen mütevazi yardımlarla, yarı aç ve yarı tok

24 Haziran Seçimlerinin Yorumu - Güner Yiğitbaşı
2002 Yılında yapılan seçimlerle iktidarı eline geçiren AKP ve Erdoğan'ın, bunun devamında da kazandığı, bizim sayısını unuttuğumuz seçimler göstermiştir ki; seçimlere, iktidarda iken, tüm iktidar olanaklarını acımasızca ve sonuna kadar kullanarak girmek, büyük bir avantajdır.

Bizim halkımızın çoğunluğunun demokrasi, insan hak ve özgürlüklerinden ziyade, kendisine devlet imkanlarıyla verilen mütevazi yardımlarla, yarı aç ve yarı tok bir vaziyette, karın tokluğuna yaşamlarını sürdürebilmeyi daha üstün tuttukları anlaşılmıştır.

Halkımızın güce, siyasi kudrete ve üstünlüğe önem verdiği ve iktidar gücünü kendi benliğinde hissederek, bu güce oylarıyla katkı vermekten haz duyduğu anlaşılmıştır.

Bu nedenle, halk çoğunluğun; AKP'nin dümen suyuna giren MHP'nin, bu seçimlerde eriyeceğine, bir varlık gösteremeyeceğine, oylarının çoğunu İyi Partiye kaptıracağına, yüzde 4 bandında oy alacaklarına, barajı aşacak oyu dahi toplayamayacaklarına dair tahminleri tutmamış, MHP tabanı, siyasi iktidar ile işbirliği yapan Cumhur İttifakı kuran ve kazanılacak bir seçim sonunda AKP iktidarına ortak olacaklarını, iktidarın gücünden ve nimetlerinden kendilerinin de yararlanacaklarını düşünerek, partilerini desteklemeye devam edip, seçimden MHP'nin yaklaşık elli civarında milletvekili kazanmasını sağlamışlardır. Bu sonuç, halkımızın, mevcut siyasi iktidarın gücünün yanında yer almaktan haz duyduklarını açıkça göstermiştir.

Bu seçimin gerçek kazananı Bahçeli ve partisi MHP olmuştur.

Bahçeli'yi benim de içlerinde bulunduğum büyük bir kesim, teslimiyetçi, iktidara koltuk değnekliği yapan politikası ve stratejisi nedeniyle eleştirmiş ve Bahçeli'yi, partisini yok eden bir lider olarak yaftalamıştır. Maalesef yanılmışız. Bahçeliyi aslında siyasi etik olarak eleştirsek de, seçimin sonuçları göstermiştir ki; kendisi ve partisi adına çok iyi bir politika ve strateji uygulamış ve kendisini eleştirenleri yanıltmayı başarmıştır.

Bahçeli ve MHP milletvekillerinin oyları, Mecliste kilit oy niteliği kazanmıştır.

AKP ,301 Milletvekilliğine ulaşamadığı için tek başına iktidar olamamış ve MHP'ye mahkum hale gelmiştir.

Muhalefet açısından da durum farklı değildir, muhalefet de çoğunluk oylarını ancak Bahçelinin MHP'sini yanına alarak sağlayabilmektedir., bu durumda Bahçeli ve MHP hem iktidar ve hem de muhalefet için, adeta her kapıyı açabilen maymuncuk parti haline gelmiştir.

AKP, gerilemiş, tek başına meclis çoğunluğunu kaybederek, Cumhur İttifakına devam etmek durumunda kalmış, adeta  MHP''nin ağzına bakan ve Bahçeli'nin sürpriz çıkışlarının muhatabı olacak hale gelmiştir.

HDP barajı aşarak seçimden başarıyla çıkmış ve ülkenin üçüncü partisi olmayı başarmıştır. HDP'nin baraj altında kalmayarak meclise girmesi ve demokratik meşru sistem içinde yer alması, sevindirici ve ülkenin yararına olmuştur.

İyi Parti, resmi olmayan sonuçlara baktığımızda, kırk beş civarında milletvekilliği kazanarak meclise girmiş ve grup oluşturmuş ise de; bize göre, bu seçimin kaybedenlerinden birisi olmuş, büyük iddialarla Cumhurbaşkanı adayı olan, yine bize göre, partinin kurucularından Koray AYDIN tarafından bu adaylığa adeta itilen ve zorlanan genel başkan Meral AKŞENER, partisinden daha az oranda oy alarak partisinin gerisine düşmüş, cumhurbaşkanı adayı olduğu için yasa gereği milletvekili de olamayan ve meclisin dışında kalan, bu nedenle mecliste grubunun başında bulunamayacak olan Meral AKŞENER'in bu durumu, kısa süre sonra, genel başkanlığını tartışılır hale getirecek, milletvekili olup da gözü genel başkanlıkta olan  sivri kişiler tarafından Meral AKŞENER'in genel başkanlık koltuğundan düşürülmesi mücadelesi başlatılabilecektir.

Saadet Partisine gelince, genel başkanı KARAMOLLAOĞLU'nun kararlı ve ilkeli beyanlarına ve duruşuna rağmen, maalesef halkımızın güce tapma ve güçlünün yanında yer alma özelliği nedeniyle, alacağı oylar ne olursa olsun baraj problemi olmamasına rağmen, muhafazakar kanat, iktidar olamayacağını, Cumhurbaşkanı seçilemeyeceğini bildikleri Saadet Partisi ve liderine gözlerini kapatmışlar ve oylarını esirgemişlerdir. Saadet Partisi ve lideri, sandıkta hiçbir varlık gösterememiş ve Millet İttifakına ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kalmasına hiçbir katkı sağlayamamıştır.

Doğu PERİNÇEK ve partisi Vatan Partisi; bizi yine yanıltmamış ve seçimde hiçbir varlık gösterememiş, partiye ve PERİNÇEK'e verilen marjinal oylar çöpe giderek, az da olsa  iktidar partisine katkı sunmuştur. PERİNÇEK artık bu inadından vaz geçmeli ve daha akıllı ve mantıklı politikalar uygulamalıdır.

Gelelim ana muhalefet partisi CHP'ye. Oylarını, yine kemikleşmiş oranların üzerine taşıyamamış, seçimin kaybedeni ve müzmin ana muhalefet partisi olarak kalmıştır.

Bize göre bunun en önemli sebebi, CHP'ye yönelik; ATATÜRK döneminden itibaren yapılan acımasız ve yalan beyan ve iftiralardır. ERDOĞAN'ın, daha doğmadığı halde tek parti döneminde 75 kişilik sınıflarda okuduğuna ilişkin beyanı dahi kendi lehine prim olabilmiştir. AKP'nin başarısı ve CHP'nin başarısızlığının en önemli nedenlerinden biri de, AKP'nin iktidar olanaklarını çok iyi kullanması, en başta devlet televizyonu olan TRT olmak üzere, görsel ve yazılı basında tekel oluşturarak, dördüncü güç olan Basından tek yanlı olarak yararlanmasıdır.

CHP yönetiminin; kendinden kaynaklı, eleştirilecek çok yönleri de var tabi. CHP'nin  Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İNCE'nin, CHP'nin oylarını delerek, partisinden daha fazla oy almış olması da, CHP'nin mevcut yönetiminin eksikliğini, partiyi yeni stratejilerle Anadolu’nun tüm illerinde güçlü hale getirememelerinin, seçim kazanmalarının önündeki en büyük engel olduğunu açıkça ortaya koymuştur.

Bu seçim sonuçları, CHP Genel Başkanı KILIÇDAROĞLU'na bir görev ve sorumluluk yüklemiştir. Buna göre, KILIÇDAROĞLU derhal, onurlu bir şekilde parti genel başkanlığından istifa ederek, partisinin seçimli olağanüstü kurultayını toplamalı ve  koltuğunu, seçimlerde yeni bir rüzgar estiren, CHP'nin aldığı oyların çok üzerinde oy alan Muharrem İNCE'ye bırakmalıdır.

Seçimlerin; tüm eşitsizliklerine ve eksilerine rağmen, milletimize ve seçilenlere hayırlar getirmesini diliyoruz.

25/06/2018
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget