Demokrasiye kara bir leke sürülecek mi?

Türk demokrasisine, bir daha silinmesi imkansız koskocaman kara bir leke sürülmüş olacak ve de böyle bir seçim sonucunda iktidarın alacağı muhtemel bir seçim

Demokrasiye kara bir leke sürülecek mi?
Bundan önceki, “BAHÇELİNİN ERKEN SEÇİM ÖNERİSİ İYİ PARTİ'YE TUZAK MIDIR?” başlıklı yazımızda; MHP Genel Başkanı  BAHÇELİ'nin, dünkü grup konuşmasında yaptığı erken seçim çıkışını, BAHÇELİ hakkında kırıntı halinde kalan güvenimizi de harcayarak, iyi niyetli yorumlamış ve bu çıkışın danışıklı dövüş olmadığını düşündüğümüzü açıklamıştık, maalesef yanılmışız, gösterdiğimiz bu yanılgı ve saflıktan dolayı, tüm okurlardan özür diliyoruz. Ne yapalım bize bu tiyatroyu reva gören BAHÇELİ ve yanındakiler utansınlar.

Bugün dananın kuyruğu koptu ve gerçek ortaya çıktı. MHP ve AKP önceden aralarında anlaşmışlar ve Türk Milletine bir tiyatro sergilemişler, baş aktörü de BAHÇELİ, figüranları da AKP ve MHP  meclis grubu olmuş.

Gerçeği kısa sürede öğrenmiş olmamız dahi iyi bir gelişme. Bugün, RDOĞAN ile BAHÇELİ, sarayda  göstermelik olarak yarım saat görüştüler ve daha sonra ERDOĞAN bir açıklama yaparak erken seçim tarihini 24.Haziran.2018 olarak açıkladı.

Erken seçimin yapılması bize göre de şart olmuştur, zira iktidardaki AKP ülkeyi yönetemediğini göstermiş ve erken seçim kararı ile ülkeyi yönetemediklerini, ülkenin yeni ve taze bir kana ihtiyacı olduğunu zımnen kabul etmişlerdir.

Bizim endişemiz, seçimlerin erkene alınması değildir, seçim tarihinin bilinçli olarak 24.Haziran olarak açıklanarak, erken seçimin bir baskın seçime dönüştürülmesidir.

Zira, OHAL'in üç ay daha uzatılacağı kesin gibidir, bu taktirde ülkemiz önemli bir seçime; özgürlüklerin, özellikle seçimlerde önem kazanan düşünce ve düşünceyi açıklama, toplantı ve gösteri ve basın özgürlüklerinin kısıtlanabildiği bir ortamda gidecek, muhalefet partilerimizin ve taraftarlarının propaganda yapmaları önemli derecede kısıtlanacak, iktidar ise, elindeki devlet olanaklarını ve tekel haline getirdiği medyayı alabildiğine kullanacak, bunun sonunda da, iktidar ile muhalefetin ellerindeki silahlarının eşit olmadığı adil olmayan bir seçim yaşayacağız.

Bir diğer önemli  endişemiz de, halkımızdan  büyük bir destek gören Meral AKŞENER liderliğindeki İYİ Parti'nin; büyük kongresini oy verme gününden en az altı ay önce tarihte yapmadığı gerekçesiyle, seçim dışında bırakılacağına ilişkin çok kuvvetli bir ihtimalin mevcudiyetidir.

Biz umarım yine yanılmış oluruz ama, dikkat ettiyseniz, İYİ Partinin yükseliş trendine ve sürekli kendisini eleştirerek yüklenmesine rağmen; ERDOĞAN, İYİ Partiyi ve AKŞENER'i hiç muhatap almadı, eleştirmedi ve kendine yönelik ağır eleştirilere cevap verme ihtiyacı duymadı. ERDOĞAN, en ağır şekilde, sürekli olarak CHP'yi ve lideri KILIÇDAROĞLU'nu muhatap alıp eleştirdi ve kendisine CHP'yi rakip gördü. Oysa ki, AKP tabanından en fazla oyu çalacak olan parti CHP değil, İYİ Partidir. İşte, bu nedenledir ki;ERDOĞAN'ın,  AKŞENER'e ve partisine yönelik bu sessizliğinin hayra alamet olmadığını düşünüyoruz. Bize göre, iktidarın yanında duran YSK'nın hukuka ve yasaya aykırı olarak alacağı bir kararla, İYİ Parti; oy verme günüyle büyük kongresinin yapıldığı tarih arasında en az altı aylık süre geçmediği gerekçesiyle, seçimlerin dışında bırakılacaktır. Erken seçimin, Ağustos yerine, daha da öne alınarak Hazirana çekilmesinin bir nedeni de budur.

Bir önceki yazımızda yasal gerekçelerini açıkladık, hukuken; İYİ Partinin büyük kongresini yaptığı tarih ile belirlenen oy verme günü arasında en az altı aylık sürenin  geçmemiş olması, kesinlikle İYİ Parti'nin seçime girmesinin yasal engeli değildir. İllerin en az yarısında oy verme gününden en az altı ay önce teşkilatını kurması ve altı ay aranmaksızın büyük kongresini yaparak merkez teşkilatını kurmuş olması yeterlidir. Bu konuda daha geniş bilgi almak isteyenler. bir önceki BAHÇELİNİN ERKEN SEÇİM ÖNERİSİ İYİ PARTİ'YE TUZAK MIDIR?” başlıklı yazımızı okuyabilirler.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz; bu erken ve baskın seçim, silahların eşitliği ilkesinin çiğnenmesi bir yana, OHAL altında ve koşullarında ve de bir oyun çevirerek İYİ Parti seçim dışında bırakılarak yapıldığı taktirde; Türk demokrasisine, bir daha silinmesi imkansız koskocaman kara bir leke sürülmüş olacak ve de böyle bir seçim sonucunda iktidarın alacağı muhtemel bir seçim başarısı, tarih boyunca tartışılacak ve lanetlenecektir.

18/04/2018
Güner YİĞİTBAŞI 
Hukukçu

Güner Yiğitbaşı

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget