Adalet bize lazım olmadan, önce kendimiz adaletli olmalıyız

Bir yanda ülkeyi ahtapotun kolları gibi saran FETÖ’cü ler, diğer yanda savaş… Yara almış Türk Ordusunun başarılarının gururu ve yüreklerimizi kavuran şehit haberleri.

Adalet bize lazım olmadan, önce kendimiz adaletli olmalıyız
Ne zamandır yazmayı düşündüğüm konuya bir türlü değinemedim.
Gündem öylesine hareketli geçiyor ki insan hangisini yazacağına karar veremiyor.
Hele şu FETÖ olayından sonra…
Türkiye çok zor günler geçiriyor.
Bir yanda ülkeyi ahtapotun kolları gibi saran FETÖ’cü ler, diğer yanda savaş…
Yara almış Türk Ordusunun başarılarının gururu ve yüreklerimizi kavuran şehit haberleri.
Ülkemizin dört bir yanında düşmanlar ve haksızlığa uğrayan suskun insanlar.
Toplama kamplarına toplanır gibi gözaltılar, mahpushaneler de yer kalmamış.
Bir yandan boşaltılıyor hırlısı hırsızı azat edilirken öte yandan FETÖ’cü mü değil mi bilinmeyen insanlar içeri tıkılıyor.

Bu durum Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı da düşündürür olmuş ki Çin dönüşünde uçaktaki gazetecilere “FETÖ ile mücadele çerçevesinde ihraç edilenleri kriptoların seçtiği, asıl kriptoların ise halen görevde durduğu, yanlış insanların gönderildiği söyleniyor...
Bunu söyleyenler kendilerine göre doğru da söyleyebilirler. Ama şu var ki at izi, it izine karışmış vaziyette. “Ben bir şey atayım da nasılsa tutar” diyenler var. Bazıları böyle yapıyor. Özellikle yazılı ve görsel medya dünyasında bu çok var. Bazen fırsat bulduğumda TV’leri izliyorum. Öyle yorumlar yapıyorlar ki suçladıkları o insanın bu işle hiç alakası yok. Ama o insana o yaftayı yapıştırıyor. Bunlar doğru şeyler değil. Bu tür yanlışlıklardan uzak durmak lazım…”diyor.
Erdoğan bu düşüncelerinde özde haklı…
İnsanın sanki aynen bizim gibi düşünüyor diyesi geliyor ama hükümet alınan kararları onun onayı olmadan asla yapamayacağına göre o zaman bu sözlerin anlamı kalmıyor değil mi?
                                                          ***
At izinin it izine karıştığı olaylardan birisi de Şırnak’ta PKK saldırısı ile şehit olan
Yüzbaşı Ali Alkan’ın cenazesinde ağabeyi Yarbay Mehmet Alkan’ın yüreğindeki yangınla sarf etmiş olduğu sözler dolayısı ile cezalandırılmasıdır.
1 Eylül’deki Kanun Hükümdeki Kararname ile TSK’dan ihraç edildi.
Yarbayın ne dediğini hatırlayalım.
"Sırça saraylarda 30 tane korumayla gezip zırhlı arabalara binip de 'şehit olmak istiyorum' diye bir şey yok.”
Aslında o üzüntü ile yarbay karıştırmış.
Çünkü 30 koruma ve zırhlı araçla gezen eski enerji bakanı Taner Yıldız söylemişti o sözleri.
‘Benim amacım Allah nasip ederse şehit olmaktır’ açıklamasıyla tartışma yaratmıştı o günlerde.
Hatta Ana Muhalefet Lideri Kılıçdaroğlu da,
“Şehit cenazeleri üzerinden prim yapar hale geldiler. Bunlardan birisi çıkıp dedi ki ben de şehit olmak istiyorum. Ülkeyi bu hale getirdiler. Şehit olmak istiyorum diyen bakan da 20 koruma ile geziyor. Kurşungeçirmez arabalara biniyor.” Diye eleştirmişti.
Yarbaya gelince:
Evet, bu sözleri belki resmi üniforma ile söylememeliydi ama unutmamalı ki o da etten kemikten bir insandır.
Gözyaşları içinde söylediği o sözler bir feverandı.
Aslında halkın büyük bir bölümü her gün söylüyor.
Mehmet Alkan’a uygun bir ceza kesilirdi.
Biraz insaflı olunabilirdi.
Şimdi de kalkmışlar FETÖ’cü diye ordudan ihraç etmişler.
Buna kurunun yanında yaşın yanması denmez de ne denir?
Yazıktır beyler.
Suçu olmayan insanları sırf benden değil diye cezalandırmak hangi hukuka sığar acaba?
Unutmayın ki hukuk bir gün herkese gerekli olabilir.
                                                           ***
AKP sözcüsü Numan Kurtulmuş bir televizyon programında "ABD yönetiminin darbe ile bağlantısının olduğunu düşünmüyoruz, Fethullah Gülen sorumlu dedi.
Bunu nasıl söyledi şaşırdım.
Ayol ABD’nin siyasi uzmanlarından ve halen Obama’nın danışmanlık görevini de yürüten Zbigniew Brzezinski, ABD’nin Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı yapılan darbe girişimine verdiği destek, bizim itibarımıza büyük zarar verecek ciddi bir hataydı"  demedi mi?
Numan Bey dış basını takip etmiyor her halde.
                                                              ***
Amerika için sadece çıkar vardır.
PKK ve uzantılarını kim besliyor?
Fethullah denen ağlamış suratlı haini neden vermemek için bahaneler yaratıyor?
Okyanus ardından turistik geziye mi geliyor?
İsmet Özçelik bugünkü  “Amerika’nın HIMARS füzeleri başlıklı yazısında: Yine ayağımıza kurşun sıkıyoruz demiş.
Evet, 90 kilometreden daha uzun menzilli HIMARSLAR normalde Mayıs ayında bekleniyormuş ama gelmemiş.
TSK’nın Fırat Kalkanı Harekâtı ile ABD İsrail koridorunu kesme operasyonu başlayınca topraklarımıza yerleşmiş ve atışlara da başlamış.
Konunun uzmanı Güvenlik ve Dış Politika Analisti Cahit Armağan Dilek ile görüşen Özçelik onun da füzelerden endişeli olduğunu yazmış.
Tünay Süer
07.09.2016

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget