Atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra - Tünay Süer

AKP pardon, Erdoğan demek daha doğru olacak çünkü o taraflı bir cumhurbaşkanı ayrıca tek adam. Parti de, kanun da, başkomutan da o, reiste o. Benim bilmediğim başka namları da vardır belki.

Atı alan Üsküdar’ı geçtikten sonra - Tünay Süer
Cumhurunbaşı Erdoğan 15 Temmuz darbe veya işgal durumundan sonra bildiğimiz gibi Anayasamızın 120. Maddesi gereğince ülkemizin tamamını kapsayan OHAL ilan etti.
Bu demek oluyordu ki Erdoğan başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu olağanüstü halin gerekli kıldığı durumlarda kanun hükmünde kararnameler (KHK) çıkartabilecek,
yetki hükümet ve bölge valilerinde olacaktı.
Valilerin yetkileri ne kadardır şu durumda bilemem ama Anayasanın olağanüstü hal (OHAL)  ile ilgili maddeleri yasaya göre TBMM’nin onayından sonra yürürlüğe girmesi gerekirdi.
CHP de böyle demişti.
Meclise getirilmeden acil çıkartıldı.
Diyelim ki büyük bir tehlike atlattık onun için böyle yapıldı.

Yasada “OHAL ‘in sadece gerekçe oluşturan konularla sınırlı olabilecektir. KHK’lar Anayasa Mahkemesi’ne taşınmayacak, Anayasa’ya aykırılık başvurusu yapılmayacak” deniyor.
Peki, OHAL ile uzaktan yakından ilgisi olmayan işler yapılırsa, o zaman ne olacak?
                                                           ***
CHP Anayasa Mahkemesine gidiyor.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök TBMM’sinde düzenlediği basın açıklamasında ortada olağanüstü bir tablonun olduğunu, FETÖ ile sonuna kadar savaşılması gerektiğini, CHP’nin bu mücadelede her türlü desteği vereceğini söyledi.
Sözlerinde Olağanüstü hal kapsamında FETÖ'ye yönelik çıkarılan kararnamelerin amacını aştığını, kararnamelerde FETÖ ile alakası olmayan birçok uygulamanın yer almasının Yenikapı ruhunu zarar verdiğini söyledi.
FETÖ ile mücadele adı altında birçok kesimin de aynı kapta eritilmesine CHP kayıtsız kalamaz “dedi.
Olağanüstü hal kararnamelerine dikkat çekerek Son çıkartılan kanun hükmündeki kararnamelerle tam 50 bin 32 kişi görevden çıkartıldı. Bize 30 bini aşan mağduriyet ulaştı. CHP Genel Merkezine başvuru ulaştı.”
 AKP, olağanüstü hal kararnameleriyle bir fırsatçı anlayışla, devlete yön vermeye çalışıyorsa bu yol iyi bir yol değildir, dedi ve AKP’nin kendisini bir bataklığa çektiğini sadece kendisini değil, Türkiye’yi de çektiğini söyledi.
Gök, iktidar partisinin gelinen süreçte muhalefet partileri ile yakın ilişki kurması gerektiğini, ancak yapılan yanlışların uyarılara rağmen devam etmesi halinde CHP'nin muhalefet görevini yerine getirmesinin de doğal olduğunu belirtti.
Şahsen CHP’nin muhalefet yapacağını yetkin bir ağızdan duymak beni mutlu kıldı.
Haydi bakalım, inşallah dedim.
                                                                 ***
 AKP pardon, Erdoğan demek daha doğru olacak çünkü o taraflı bir cumhurbaşkanı
ayrıca tek adam. Parti de, kanun da, başkomutan da o, reiste o.
Benim bilmediğim başka namları da vardır belki.
Türkiye’nin çivisini çıkarttı adeta.
İçerde, dışarda savaştayız.
Daha dün Doğuda 21 şehit verdik.
Şimdi acı bir haber de Fırat Kalkanı harekâtından geldi.
Suriye'nin Vukuf bölgesinde IŞİD militanlarının 2 tanka yönelik roketli saldırısında 3 askerimiz şehit olmuş, 4 askerimiz de yaralanmışlar.
Harekâtın başlamasından bu yana bir şehidimiz daha olmuştu.
Böylece şehit sayısı 4 oldu. (Şehitlerimiz rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.)
Nerde kalmıştım?
Evet, tüm bunlar başımıza AKP’nin yanlış politikaları yüzünden geldi demekten usandım artık.
Halen yanlışlara devam oluyor.
Bakınız bu FETÖ canavarı yüzünden binlerce insanımız tutuklandılar.
10 ilimizde 15 üniversite kapatıldı.
YARSAV ve askeri okullar kapatıldı.
Sağlık kurumları kapatıldı. Binlerce kişi işinden atıldı.
Kurunun yanında yaşında yandığı artık şüphe götürmez bir duruma geldi.
Hangi birisini yazayım?
Yahu okulların, hastanelerin kısaca binaların ne suçları var acaba?
Devlet denetimini yapmamış, yıllardır FETÖ’cü ler devlet eliyle oralara buralara yerleştirilmişler.
Gerçek suçluları bulun, cezalarını çeksinler,  suçu olmayanlar devam etsinler.
Mezun olacak gençler,30 Ağustosta yıldız takacak gençleri mağdur bırakmanın âlemi var mıydı?
Bakınız Bilecik’in Osmaneli İlçesinde çok programlı bir lisede öğretmenlik yapan Mustafa Güneyler isimli öğretmen FETÖ/PYD soruşturması kapsamında meslekten ihraç edilmiş. 
Ve bu şahıs bu gün tüp gazı açarak intihar etmiş.
Şimdi insan düşünüyor ya bu öğretmen suçlu değildiyse, birileri iftira atmışlarsa veyahut ta gerçek FETÖ cüler intikam için günahsız kişileri de peşlerinden sürüklüyor larsa…
Sonradan aldandık demekle veballer ödenecek midir acaba?
Bu tutuklamalar, işten atmalar, ihraç etmeler nereye varacak?
Pensilvanyadaki o hainin rahatı yerinde, umurunda bile değildir.
Tanrının bütün lanetleri o çete başına gelsin inşallah.
Türkiye’nin içine etti, kör şeytanından bulsun belasını.
Başka ne diyeyim…
Tünay Süer
07.09.2016

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget