Hukuk Devletinde Suç İşleyen Cezasız Kalmamalı…

Hukuk Devletinde Suç İşleyen Cezasız Kalmamalı…
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. Maddesi, “Türkiye Cumhuriyeti, … Demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.” Dediğine göre, hukuk devleti olmanın gereği olarak suç işleyen kim olursa olsun, hukuk kuralları içinde objektif olarak bağımsız mahkemeler tarafından yargılanmalı ve hak ettiği cezaya mutlaka çarptırılmalıdır…
Fiilen 28 yıl yaptığım Cumhuriyet Savcılığım döneminde, bu ilkenin %98 oranında uygulandığını söylersem abartmamış olurum…
Ne yazık ki 12 yılı aşkın APK iktidarı döneminde bu hukuki ilkenin çoğu kez ihlal edildiği, özellikle bu dönemde kurulan Özel Yetkili Mahkemelerde (ÖYM), ihlallerin hat safhaya çıktığı, (Ergenekon, balyoz, Askeri casusluk ve benzer davalarda) Anayasa Mahkemesinin (AYM) kararı sonrasında yeniden yapılan yargılamalarda, art arda düzenlenen yeni bilirkişi raporlarıyla kanıtların sahte olduğunun belirlenmesiyle, ihlaller gün yüzüne çıkmış bulunmaktadır…
17-25 Aralık yolsuzluk savları sonucunda, iktidar partisi ile ortağı Cemaatin arasının açılmasıyla, bu hukuksuzlukların ve sahte kanıt oluşturmanın, paralel yapı olarak nitelendirildiği cemaat mensupları tarafından mahkemelere sunulduğu iktidar tarafında ileri sürülerek, birçok cemaat mensubu gözaltına alınmış ve tutuklanmıştır…
İktidarın bu savı doğru ise de, bu işlerde haberi ve katkısı olmadığını söylemek olası değildir. Her şey birbirinden haberli yapılmıştır…
“Ne istediniz de vermedik?” söylemi bunun canlı kanıtıdır…
Yargılamaların yapıldığı ÖYM’de ki bu ihlaller defalarca yakınma (şikâyet) konusu yapılmasına karşın, iktidarın kılı kıpırdamamış, sorumlular hakkında gereken soruşturmalar yapılmadığı gibi dönemin Başbakanı ve şimdiki Cumhurbaşkanı bu davaların Savcısı olduğunu söylemekte sakınca görmemiştir…
Ortaklık bozulduktan sonra, yakınılan konular resen soruşturularak ilgililer gözaltına alınmış ve çoğu tutuklanmıştır…
Bu yazıyı yazmama neden olan olay, bu gün yazılı ve görsel medyaya yansıyan, Bavulcu diye kamuoyunca tanınan Mehmet Baransu ile ilgili haberdir…
Haberde Baransu’nun tutuklandığı belirtilmektedir…
Baransu’nun bir bavul içinde İstanbul Cumhuriyet Savcılığına teslim ettiği kanıtlar üzerine başlatılan Balyoz davası, yeniden yapılan yargılamalar sonucunda bilirkişi raporlarıyla kanıtların sahteliğinin meydana çıkmasıyla çökmüş bulunmaktadır…
Hiç kimsenin haksız yere ve hukuka aykırı yargılanıp ceza almasını doğru bulmuyorum…
Her şey hukuk kuralları içinde yapılmasından yanayım…
Eğer başkasına iftira atan, tutuklanmasını ve ceza almasını sağlayan biri haksızlık yapmışsa mutlaka gereken cezayı almalıdır…
Bu dünya, etme bulma dünyasıdır…
Haksızlık yapan mutlaka bulur…
Baransu’nun durumu da budur...
Haksız olarak başkasının canını yakmışsa, canı yanacaktır…
Ancak, bir hukukçu olarak diyorum ki…
Yargılama sonucunda suç işlediği saptanmazsa, sırf paralelci diye öç almak adına mağdur edilmemeli ve hukuk kuralları içinde ne gerekiyorsa o yapılmalıdır…
Hukukta öç almanın yeri yoktur. Kanıtla konuşur…
İste beğen, ister beğenme…
Hukuk devletinin gereği budur…

03.03.2015
Gündüz AKGÜL
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget