Milli iradeye ipotek koymak! - Gündüz Akgül

Milli iradeye ipotek koymak! - Gündüz Akgül
Çağdaş uygarlığı benimseyen milletler, fertlerin hak ve özgürlüklerini korumak,  birlikte düzen içinde yaşamak için bir takım kurallara göre yönetilen ve adına devlet dedikleri bir kurum oluşturmuşlardır…
Yerleşik devletlerin, her bireyin uymak zorunda olduğu bir Anayasası ve bu Anayasaya aykırı olamayacak yasaları vardır…
Laik ve sosyal bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, “Egemenlik kayıtsız ve koşulsuz Milletindir” (madde 6) der…
Millet bu egemenliğini, Anayasanın koyduğu esaslara göre, yetkili organları eliyle kullanır…
Bu organlar Yasama, Yürütme ve Yargıdır…
Yürütme Organının içinde kabul edilen Cumhurbaşkanı Devletin başıdır…
Anayasanın 101. Maddesine göre, Cumhurbaşkanı seçilenin, varsa partisi ile ilişiği kesilir ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer…
Anayasanın 103. Maddesine göre ant içen Cumhurbaşkanı millete, “…..üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine and içerim.” Sözünü vermektedir…  
28 Ağustos 2014 tarihinde halk tarafından seçilen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu sözünü tutuyor mu?
Birlikte bakalım…
-Partisiyle ilişiğini kesmiş midir?
-Tarafsız davranmakta mıdır?
-Bu konuda gereken çabayı göstermekte midir?
Tüm bu soruların yanıtı koca bir HAYIR’dır…
İktidara geldiği günden beri milli iradeye çok önem verdiğini her koşulda dile getiren Cumhurbaşkanı, milli iradeye saygı gösteriyor mu?
Hayır…
Kanıt mı istiyorsunuz?
Millet (milli irade), Anayasaya uygun olarak Cumhurbaşkanını, partisiyle ilgisini kessin ve tarafsız davransın diye seçmiştir…
Açılışlara, Sivil Toplum Kuruluşlarının toplantılarına katılmayı, bahane ederek her gün salonlarda ve alanlarda konuşmaktadır…
Cumhurbaşkanı olarak bu etkinliklerde bulunmak, konuşmak en doğal hakkı ve görevleri içindedir. Buna kimsenin bir şey deme hakkı yoktur…
Ancak, bu konuşmalarında ad vermeden eski partisine 400 milletvekili istemek…
Parlamentoya gelecek bu milletvekillerinden, Anayasayı değiştirerek Başkanlık sistemini, getirmesini peşinen dayatmak…
İşte buna hakkı yoktur…
Anayasaya aykırıdır ve Anayasa aykırı davranma suçunu oluşturmaktadır…
Ayrıca, daha seçilmemiş milletin vekillerine şimdiden ipotek koyarak nasıl davranmaları gerektiğini söylemek milli iradeye ipotek koymakla eş anlamlıdır…
Gel gör ki Cumhurbaşkanı, bu davranışının gerekçesini “ben seçilmeden önce böyle davranacağımı söylemiştim, Millet beni seçti” diye göstermektedir…
Bu kabul edilemez ve edilmemelidir…
Muhalefet nerede?
Gören var mı?

22.03.2015
Gündüz AKGÜL
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget