Kızılayın Kan Stokları Azalıyormuş Kan Verelim

Kara gün dostu Kızılay’ın, “kan stoklarının azaldığını” açıkladığı ve halktan kan vermeyi istediği şu günlerde, küçüklüğümden kanla ilgili anılarımı

“Bir kan vermeyle üç kişinin hayatını kurtarabilirsiniz. Kazancınız üç hayat, kaybınız sıfır”.
Kızılayın Kan Stokları Azalıyormuş Kan Verelim
Kara gün dostu Kızılay’ın, “kan stoklarının azaldığını” açıkladığı ve halktan kan vermeyi istediği şu günlerde, küçüklüğümden kanla ilgili anılarımı da anımsayarak kan konusuna değinmek istedim.
Benim de kan vermeye karşı özel ilgim vardır. Gerçekten hepimizin ne zaman kana gereksinim duyacağımızı Tanrı bilir. Hangimizin ne zaman herhangi bir kazada, ameliyat, doğum vb gibi zamanlarda kana gereksinim duyacağımızın zamanını kimse kestiremez. Aynı zamanda istenilen anda kan bulunamazsa, kan kaybından nice kişilerin yaşamlarını yitirdiğini biliriz.
Kan alma üniteleri ve araçlarının yanından geçerken görevlilere zaman zaman sorarım, bu gün ne kadar kan aldınız, diye. Bazen “maalesef ancak on ünite”, bazen “kana ihtiyacı olan kimselerin yakınları tarafından alabildik” gibi yanıtlar aldığımı duyarım.
Öyleyse, her an kana gereksinim duyacağımızı düşünerek biz de fırsat buldukça Kızılay’a kan verelim, böylece verdiğimiz kanlar Kızılay’da stoklanınca gün gelir bize verdiğimiz bu kan bize can verebilir.
Kızılayın Kan Stokları Azalıyormuş Kan Verelim
Kana karşı özel bir ilgim olduğunu söylemiştim. 1945 yılında doğduğumdan üç ay sonra annem Gülbahar genç yaşında “dem gitmeden” yani kan kaybından yaşamını yitirir. O zamanları ilçede bile doktor yoktur, hastalar tecrübeli yaşlıların kocakarı ilaçları ile tedavi edilmeye çalışılırmış. Yazıya ayrı bir renk katmak için küçüklüğüme ait ilginç bazı ayrıntılara da yer vermek istiyorum.
İşte böylece gencecik annemi kan kaybından kaybettikten sonra, beni koruyan yetiştiren Zeynep Ebem (babaannem) nasıl besleneceğimin, emzirileceğimin derdine düşer, kah kucağına alır emziren kadınlara götürür köy kadınlara emzirirmiş, kah şekerli su, çorba vb sıkıntı büyütmüş. Büyüdükçe analıklar elinden nice dayak yediğimi, azarlandığımı, dışlandığımı acı ile anımsarım.
Kızılayın Kan Stokları Azalıyormuş Kan Verelim
Büyüdükçe Zeynep Ebeme babamgillerle birlikte hep “ana” derdim. Babam ve amcalarım şaka yollu, ulan teres bizim anamıza neden ana diyon, o bizim anamız” derlerdi. Buna ben üzülürdüm, korkardım benim anamı elimden alacaklar diye. O nedenle ilkokul dördüncü sınıfa kadar Zeynep Ebeme sarılarak uyurdum. Beşinci sınıfa gelince Zeynep Ebem, “sen büyüdün galan, ayrı yat, günah” dedi, beni koynundan uzaklaştırdı. Ben de ayakları tarafına aynı yatakta ayrı yastıkta yatmaya razı olurdum.
Büyüdükçe öğrenci oldum annemin kan kaybından öldüğünü hiç unutmadım, öğretmen oldum yine unutmadım. Her yaşlı kadına şimdilerde “anne” derim. 
(Yıllar önce bir gün bir elinde bir eşya ile giden kadına anne dedim yardım etmek istedim, sinirli bir yapıdaymış demek ki kadın bana, “bana niye ana diyon, babanı mı gördüm”  dedi. Aman Tanrım, sanki yüzüme bir tokat vurdu, sandım. (Olsun yine ana derim).
Kızılayın Kan Stokları Azalıyormuş Kan Verelim
Bu “dem gitme”  (kan kaybetme) olayını hiç unutmadım; onun için, kanın değerinin bu kadar önemli olduğunu anladım, yaşadım ve hiç unutmadım, artık her ay Kızılay’a kan vermeye başladım, hangi şehre gitsem, nereye gitsem tam on beş yıl kan verdim. Böylece genç yaşta ölen anamın ruhunu şad etmek istiyordum. Şimdi tam olarak hatırlamıyorum, 50 üniteden fazla kan vermişim Kızılay’a. Onun için on yıl kadar önce Kızılay bana altın madalya verdi.  Madalya plaketimi (onurluk belgemi) ve altın madalyamı çalışma odamın mutena yerinde saklarım, şimdilerde. Bilindiği gibi Kızılay, 10 ünite kan bağışta bronz, 25 bağışta gümüş ve 35 ve daha yukarı bağışta altın madalya ile ödüllendiriyor. Sadece bu kan vermeyle yetinmedim, bütün organlarımı da bağışladım, bu bağış kartımı da sürekli yanımda taşırım.
İşte böylece sizin de ananız, kızınız, bacınız kan kaybetme olayı ile karşılaşabilir. Sadece onlar mı? Trafik kazası geçirenler (ne zaman trafik kazası geçireceğimizi kim bilir?). Olası büyük bir depremde çok büyük kan gereksinimini düşünelim (depremin ne zaman olacağını kim bilebilir?) Ameliyat esnasında (ne zaman ameliyat olacağımızı kim önceden bilebilir) Öyleyse bütün bunların başımıza geleceğini düşünerek,  önceden hepimiz Kızılay’a kan verelim, daima kan stoklarımız hazır olmalıdır.
Ayrıca, aniden çıkacak bir savaşta, binlerce asker ve sivilin yaralandığını ve bunlara acilen verilecek kanı düşünün.  Zamanında kan stoklarımız dolu olursa, hemen kan nakli ile can kayıpları en aza indirilmiş olur. Allah muhafaza kan stoklarının olmadığını veya bittiğini düşünün. 
Kan kaybında, kan naklinde zaman çok önemlidir, zamanın değerini bilerek zamanında kan verip kan stoklanmasına yardımcı olalım. Çünkü Kan şimdilik dünyanın hiçbir fabrikasında kan yapılamıyor, ancak insanoğlunun bünyesinde imal ediliyor.
Kızılayın Kan Stokları Azalıyormuş Kan Verelim
Basına yansıyan haberlere göre, Türk Kızılay Genel Başkanı Kerem Kınık, twitter hesabından “kan stoklarının azaldığını” duyurdu. "Acil duyuru" uyarısıyla herkesi kan bağışı noktalarına çağıran Kınık, "9 bin ünite kan bağışı almak zorundayız" dedi.
Kızılay Genel Başkanı Dr. Kerem Kınık,  kış koşulları nedeniyle kan stoklarının azaldığını belirterek vatandaşlara kan bağışı çağrısında bulundu.
Dr. Kerem Kınık; "Acil Duyuru" başlığıyla yayınladığı mesajında, "Kan stoklarımız azaldı, Kan ihtiyacımız arttı. Kış şartları nedeni ile kan bağışı sayılarımızda ciddi düşüş var. Her gün hastalarımız için 9000 ünite kan bağışı almak zorundayız. Sizleri Kızılay kan bağış noktalarımıza bekliyoruz"

Cevat Kulaksız

Cevat Kulaksız 

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget