Yüksek Seçim Kurulunda da mı “Kumpas” Kurulmuş!

Yüksek Seçim Kurulu’nu (YSK) öteden beri, içindeki yargıçlarla en seçkin, en tarafsız bir kurum olduğunu, orada ayırma, kayırma, kumpasın olamayacağını bilirdim

Yüksek Seçim Kurulunda da mı “Kumpas” Kurulmuş!
Yüksek Seçim Kurulu’nu (YSK) öteden beri, içindeki yargıçlarla en seçkin, en tarafsız bir kurum olduğunu, orada ayırma, kayırma, kumpasın olamayacağını bilirdim.
16 Nisan 2017 tarihinde yapılan son anayasa değişikliğindeki halkoylaması referandumunda mühürsüz zarfların, ilgili seçim yasasına göre iptali gerekirken, (hayır oyları yüksek çıkacağı endişesi ile) bir AKP linin istemi ile YSK nun yasaya rağmen mühürsüz zarfları, geçerli sayması gerçekten kafaları karıştırdı ve şüpheler uyandırdı. 
Kamuoyunda bu böylece tartışılırken Mayıs 2017 de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, referandumda mühürsüz oy pusulası ve zarfların da geçerli sayılmasına dönük karar veren Yüksek Seçim Kuruluna yönelik eleştirilerini sürdürürken grup toplantısında yaptığı konuşmada, “YSK deki  “çete” ifadesini kullanarak şöyle demişti:
“İnsanlar sandığa gittiler. Vatandaş görevini yaptı, “hayır” çıktığını görünce YSK’ deki çete bütün millete kumpas kurdu” diyen Kılıçdaroğlu, “ben onlara ”çete” dedim diye suç duyurusunda bulundular.
Neyle gelirseniz gelin üzerimize, bunun hesabını size soracağız” ifadesini kullandı. “Şimdi kurdular ya çeteyi YSK’ de, niye çete?” diye soran Kılıçdaroğlu, “Bir grup insan bir araya gelip kanunsuz bir iş yaparsa onlara çete denir. Siz bunu yaptınız mı? Yaptınız. Tam kanunsuzluğu yaptınız. Çetesiniz işte” diye konuştu. Kılıçdaroğlu YSK’deki hâkimler için de şu ifadeleri kullandı: “Hukuka uymayan, kanunlara uymayan bir hâkim olmaz. Kendini TBMM’nin üstünde gören kişiye hâkim denmez. Bir daha şikâyet etsinler. Onurunu, şerefini satan insana hâkim denmez. Kanunun açık hükmünü çiğneyeceksiniz ve biz ses çıkarmayacağız. Oturacaksınız koltuklarınıza, siyasi otoriteden talimat alacaksınız. Gerdan kıracaksınız egemenin karşısında. İki büklüm eğilen adama hâkim denmez, onursuz adam denir”. (1)
“ÇETE” SÖZÜNE SUÇ DUYURUSU
Kemal Kılıçtaroğlu’nun “çete” sözü üzerine Yüksek Seçim Kurulu Başkanı Sadi Güven, "Kimsenin Yüksek Mahkeme olan Yargıtay ve Danıştay Genel Kurullarınca kendi üyeleri arasından salt çoğunlukla seçilen Yüksek Seçim Kurulu Üyelerine, Yüksek Seçim Kurulunun içine çöreklenmiş bir grup çete mensubu deme hakkı yoktur”. Bu şekildeki hakaret içeren önceki ifadeleri nedeniyle ilgili hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurularında bulunulmuş, Başsavcılıkça düzenlenen fezlekenin Türkiye Büyük Millet Meclisine iletilmek üzere ilgili merciye gönderildiği öğrenildi.(2)
YÜKSEK SEÇİM KURULUNDA “KUMPAS” MI?
Son anayasa referandumu için  “şaibe”, “çete” “suç duyurusu” süreci böylece devam ederken, 19.02.2018 günü e-postama ekte sunduğum,  "YSK YAZILIM MÜHENDİSİNDEN İTİRAFLAR”  başlıklı mesajı tanıdık bir müfettiş arkadaş gönderince, eğer doğru ise, inanın çok şaşırdım.  Çünkü YSK da asla yapılması mümkün olamayacak olayları (kumpası) bir bilişim uzmanın tanıklığı ile açıklanınca  dehşete kapıldım.  Elektronik postama gelen bu kumpas mesajını aynen aşağıya alıyorum, lütfen bir de siz okuyun:
“AÇIK HUKUKSUZLUKLA DEVLET YÖNETMEK MÜMKÜN DEĞİLDİR !...
Gönderen: armagan büker <buker45@hotmail.com> adına buker444@gmail.com <buker444@gmail.com>
Gönderildi: 17 Şubat 2018 Cumartesi 20:44
Konu: YSK

 Asunto: YSK
 Kimden: Oktay Sayil <oktays93@gmail.com>
Tarih: 3 Şubat 2018 18:59:51 GMT+3
Kime: undisclosed-recipients:;
Konu: İlet: Fw: "YSK YAZILIM MÜHENDİSİNDEN İTİRAFLAR
“Konu:  "YSK YAZILIM MÜHENDİSİNDEN İTİRAFLAR
BTK’ da 11 yıl, 4 yıl Tübitak'ta ve devletimizin birçok alanında yazılım ve programlama ihtiyacını gidermiş biri olarak ve son olarak YSK"nın seçim yazılımı üzerine çalışma yapmış bir sistem mühendisi olarak söylüyorum, çok ciddi bir kumpas var. 
Saat 18.00 ile 20:45 arası YSK’ da bir sürü dalga, dümen, tezgâh döndü ve bizi tehdit ettiler. YSK’ da çalışan üst memurlar bir bokun içine battıklarını söyleniyorlardı ve bunu bir grup veri merkezindeki yazılımcı ile tehditle, zorbalıkla AA ile birlikte koordinasyonlu ve sistematik şekilde manipüle ederek “Votescrolling” oy kaydırma işlemi yaptılar. 
Bu işlem saat 20.00 ila 20.50 arasında oldu. Televizyonda fark edilmiş olmalı ki, 3.5 M oy farkı 20 dakika içerisinde 1.2 M düştü, bu dakikalarda benim Server Management ile bağlantım kesildi. CHP ve diğer partilerinde YSK Seçim Programında bilerek kesinti yaşandı. Çünkü Fake column’lar row edildi. (sahte Değer) aradaki fark kapatılmaya çalışıldı. Yazılımcılar programa ve veri tabanına manuel edit işlemine başladılar matematiksel olarak her şeyi elle değiştirdiler. Aslında bu tezgâh haftalar belki de aylar öncesinden hazırlanmıştı, provalar yapılmıştı bile. 
Size rahat bir şekilde "HAYIR" oyunun geldiğini söyleyebilirim. Çünkü system Administrative  alanındayım ben. Ve oylar Server Database insert aksini takip ediyordum ve sql sorgusu gönderildiği vakit 'Hayır'ın %9'dan fazla farkla önde olduğunu da söyleyebilirim. Savcıların güçlü uzmanlarla YSK’da sistem loglarına 20:00 ile 20:45 arası baktırması her şeyi çözecektir. 
Yazdıklarımda yazılımsal bazı terimler var. Yazılımla ilgilenenler zaten ne demek istediğimi anlayacaklardır. 
Hoşça kalın.  
Not: Bu yazımı her yerde engelleyebilirler”.
Yüksek Seçim Kurulunda da mı “Kumpas” Kurulmuş!

KUMPASCI BİR DEVLET Mİ OLDUK
Bir ülke düşünün ki, her kurumunda devlete karşı adeta kumpas kurulmuş, orduya kumpas kurulup yüzlerce subay yıllarca boş yere hapis yatırılmış; yargıya kumpas kurulmuş, yargı yönetimin eline geçmiş, muhaliflere kumpas, gazetecilere kumpas sanki bir kumpaslar ülkesi olduk. Allayıp pullayarak (halka kumpas kurarak) halkı kandırıp dünyanın hiçbir yerinde uygulanmayan çağ dışı bir anaysa değişikliği yaptırılıyor. Eğer gerçekse, yukarıda mesajı verilen bir bilişim mühendisinin açıkladığı gibi YSK da yine kumpas kurarak  “hayır” ı “evet” e çevirebiliyorlar. Bu kumpaslarla devletin tüm kurum ve kuruluşları, MİT inden tutunda, en küçük birimine kadar tek adam diktatörlüğüne dönüştürülüp, ona bağlanmış durumda. Böyle bir ülkeye demokratik denilmez, sanırım. Avrupa’nın bazı liderleri sitemle, “Laik TC erim erim eriyor”  diyorlar.
AB li ülkeler, birçok konuda Türkiye’ye karşı tavır alıyorlar. Bu Türkiye düşmanlığından ziyade, demokratik ülkelerde hiç olmayacak anaysa, yargı, yürütme, yasamadaki çağ dışı uygulamalara tavır aldıkları içindir. Bu saydığımız çağ dışı yöntemleri AB içinde bir başka ülke de kendi ülkesinde uygulasa, ona da aynı tavrı korurular. Çünkü laiklik ve demokratik değerler Avrupa demokrasi kültürünün özünü, mayasını teşkil eder.

Avrupa’da hiç görülmeyecek tek bir örnek verelim, düşünebiliyor musunuz, Türkiye’de tam 1 yıldır tutuklu bulunan Die Welt gazetesi muhabiri Deniz Yücel için neyle suçlandığı hakkında iddianame hazırlanmamış, Başbakan Yıldırım Alman Başbakanı Merkel’le görüşünce hemen serbest kalıyor, bu nasıl bir ucube hukuk. Ne ki, Türk hapishanelerinde böyle iddianamesiz bir yıldır tutuklu olan nice onlarca kişi bulabiliriz.

Avrupa’nın hiçbir ülkesinde gazeteciler, yazdıkları haberleri için tutuklanamaz.
Kısaca basının, ifade özgürlüğünün olmadığı bir ülkede asla çağdaşlık olamaz; çağdaşlığın olmadığı bir ülkede de demokrasi gelişemez; demokrasinin olmadığı bir ülkede hiçbir yaratıcılık olamaz. Örnek mi, bakınız dünyadaki 57 Müslüman ülkesine, hangisinde bu demokratik değerleri görebilirsiniz. Bu nedenle de her yönden dünyanın en geri kalmış, sadece sefalet ve terör yaratan ülkeler.

Cevat Kulaksız

Cevat Kulaksız

SONNOTLAR
(1)https://www.evrensel.net/haber/318968/kilicdaroglu-yskdeki-cete-tum-millete-kumpas-kurdu
(2)https://www.haberler.com/ysk-dan-kilicdaroglu-hakkinda-suc-duyurusu-10572341-haberi/

Yorum Gönder

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget