Ülkemize sığınmaya çalışan şu kadına yapılana bakın!

Evli barklı çoluğu çocuğu olan devletin bir ildeki müdürünün, ülkemize sığınmış üç çocuk annesi kadına yaptığı kepazeliği lütfen bir de siz okuyun.

Ülkemize sığınmaya çalışan şu kadına yapılana bakın!
Aşağıdaki yazıda belirtilen, üç çocuğu ile ülkemize gelip sığınan bir Mısır’lı kadının mektubunu Sözcü’den Necat Doğru’nun “Hımara girmiş hukuk” başlıklı yazısından aldım.

Mektubu ben de okuyunca inanın dehşete kapıldım. Evli barklı çoluğu çocuğu olan devletin bir ildeki müdürünün, ülkemize sığınmış üç çocuk annesi kadına yaptığı kepazeliği lütfen bir de siz okuyun.

AKP nin “yandaş” diye, “bizden” diye devletin muhtelif kademelerine, (rektör, müdür, memur vb) atadığı böylesine liyakatsiz kişiler, gittikleri yerlerde ya toplumu utandıran aşağıdaki mektupta olduğu gibi işler yapıyorlar, ya da,  çağdaş dünyayla bağdaşmayan sözler söylüyorlar.  15 yıllık AKP iktidarının değişik zamanlarında böylesine iktidar yakını yöneticileri gördük, tanıdık, Bunları tek tek sıralarsak yazımızın boyutunu aşar.

Bu kişiler, Konya’daki gibi ya milletvekilinin kardeşi, yakını oldukları için doğru düzgün yargılanmıyorlar bile.

Kadının mektubunda açıklandığı gibi, olayı yaratan kişi iktidar milletvekilinin birinin kardeşi ve Konya Göç İdaresinde Müdür. Görevi gereği yapması gereken iş için, görevini kadını elde etmekte kullanan şantaj olarak kullanan bir “kuşaktan aşağı kafalı” kimse.

Böylesine sığıntı gelen üç çocuk annesi bir kadın ülkemizin misafiri sayılır, o gurbette ürkek bir güvercin gibidir. Onun namusuna sataşmak ne kadar ahlaka sığar siz okuyun, düşünün ve yorumu siz yapın. 



“Mısır'dan 2017 yılı Kasım ayında Konya'ya geldim. İkametgâh izni için Konya Göç İdaresi Müdürlüğüne gittim. İsmini bilmediğim Yemenli bir kadın yanıma gelip benim işimi kurum yetkilisinin çözebileceğini söyledi. İsminin Ahmet B. olduğunu öğrendiğim Göç İdaresi yetkilisinin yanına çıktım. Kimlikte resmin bana ait olup olmadığını teşhis etmesi gerektiğini ve yüzümdeki peçeyi açmamı istedi. Açtım. ‘Tamam, sensin sana yardımcı olacağım sen şimdi git' dedi. Saat 18.30 sıralarında evime geldi. İkisi kız biri erkek çocuklarım kendi odalarına geçti. Bu sırada bana ‘Sen çok hoşuma gittin senle evlenmek istiyorum‘ dedi. Şaşırdım. Hiçbir şey demedim. Sonra kalkıp gitti. Ne yapacağımı bilemedim. Konya Göç İdaresi Müdürü ertesi gün saat 11:00 sıralarında tekrar arayarak evime geleceğini söyledi. 5-6 dakika sonra kapı çaldı. Kapıyı açtığımda kendisi karşımdaydı. Eve girdi. Bir süre oturdu. Kızım mutfağa çay almaya gittiğinde ‘benimle birlikte olmak istediğini' söyledi. Çok korktum. İki kızımı yanıma alıp Ankara'ya gittim. Burada bir ev tutup oğlumu ve eşyalarımı almak için tekrar Konya'ya döndüm. Cuma günü evde akşam namazı kılarken kapı çaldı. Oğlum kapıyı açmış. İçeri girdiğimde Ahmet B. oturuyordu. Oğluma para verip bakkala gönderdi. Yanıma yaklaşıp ‘Bak şimdi yalnızız seni açık görmek istiyorum. Saçlarını, tenini görmek istiyorum' dedi. Bu sırada oğlum gelince geri çekildi. 1 saat daha oturup gitti. Cumartesi günü ben evde yalnızken Konya Göç Müdürü Ahmet B. saat 12.30 sıralarında evime geldi. Kapıyı açtım. İçeri girdi. Hemen oğluma polisi araması için mesaj attım. Yaklaşık 10-15 dakika sonra oğlum Kerem ile polisler eve geldi. Odada oturan Ahmet B.'yi polisler alıp götürdü. Kendisinden şikâyetçi oldum”.

Ne oldu şikâyet, örtbas, hava-cıva; ülkemizde dayısı olana hukuk işliyor demek ki. Ne oldu bilmiyorum, o garip kadına.

Kaynak: “hımara girmiş hukuk Necati Doğru Sözcü 18.02.2018 sf 2

Cevat Kulaksız

Cevat Kulaksız

Yorum Gönder

[facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget