Bunlar da Karıkoca Gazi - Cevat Kulaksız

Bunlar da Karıkoca Gazi - Cevat Kulaksız O gün orada baktım üzerinde bir hayli madalya, apoletler, sırtlarında tüfekleri olan biri erkek, biri bayan iki gaziye rastladım, oldukça süslü püslüydüler.

Bunlar da Karıkoca Gazi - Cevat Kulaksız

Bu gün 4.10.2016 günü öğleden sonra, Ulus’taki Mehmetçik Parkı’na gittim. Asker oğlumdan dolayı kartım olduğu için ben de fırsat buldukça oraya uğrarım. Orada çeşitli içecekler yanında fırın da olduğu için pideler, lahmacun vb gibi yiyecekler çıkarıldığından emekli gaziler ve aileleri, Mehmetçikler, piyasaya göre ucuz olduğu için öğle yemeklerini orada yemekteler. Yetişmiş çeşitli ağaçlar altında, kameriyeler oturaklar sakin bir yer olduğu için orası tercih edilen bir dinlenme yeri. Orada engelli, yaşlı gaziler dinlenirler. Mehmetçikler yanında, rütbeliler, özellikle gaziler hatta polisler de bazen gelip öğle yemeklerini orada yiyorlar.
O gün orada baktım üzerinde bir hayli madalya, apoletler, sırtlarında tüfekleri olan biri erkek, biri bayan iki gaziye rastladım,  oldukça süslü püslüydüler. Ben böylesine süslü gazi görmedim. Erkek olanın pala bıyıkları, çeşitli madalyaları vardı. Orada bulunan gaziler, emekli askerler onlara bakıyorlardı. Meğer karıkocaymışlar.  Gazi Celal Dolaşır 75 yaşında, eşi Durel Dolaşır 60 yaşında imiş. Ayaklarında körüklü çizme, başlarında Kuvaayyi Milliye kalpağı, bellerinde kamalar, kınında bıçaklar,  omuzlarına yan asılmış fişeklikler, çeşitli mermiler erkek olanın daha bir kalabalık süslü ve omzunda çeşitli rütbe işaretleri vb eşyalar vardı.
Bunlar da Karıkoca Gazi - Cevat Kulaksız

Üzerlerinde çok değişik gazi araç gereçleri, eşyaları görünce benim de ilgimi çektiler, daha doğrusu şaşırdım. Ama orası gaziler için ayrılmıştı.  Yanlarına yaklaştım, bir resim çektirebilir miyiz, dedim, “olur” dediler.  Hemen orada bulunan başka bir gaziden resim çekmesi için rica ettim, cep telefonumu eline verdim, çekti sizin için.
Kendileriyle konuşmak istedimse de, fırından yiyeceklerini alıp, “vaktimiz yok” diyerek izin istediler.  Kendilerine nerelisiniz,  dedim, sadece erkek olanı elinde yemek tepsisini taşırken, şiir okur gibi şunları söyledi:
“Adana’lıyım, Allah’ın adamıyım. Bici bici yerim, şalgam üstüne içerim. Böyle giderse, kalleş düşman Fetö’cüler gelirse bıçak çeker atar yeneriz, yine Adana’lıyız.
Daha var mı dedim,
“- Ooo çok, bir saatte bitmez, işim var şimdi izin ver”, dedi.
Ben de sizin için ancak bu kadar tespit edebildim.  Şunu öğrendim, gözlemledim ki, gelip geçenler, uzaktan görenler bunlara hayranlıkla bakıyorlar, “maşallah maşallah” diyorlar.

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget