Heykeli Dikilen Bitkilerden Safran

Tıpkı bunun gibi, mısır, zeytin, ceviz, üzüm, hatta leblebi gibi bazı bitkilerin değerini anlatmak için yöre insanları onların heykellerini dikmişler.

Heykeli Dikilen Bitkilerden Safran
Safranbolu’ya adını veren, ülkemizde besin-gıda olarak kullanılan, satılarak para kazanılan-ekonomiye katkı sağlayan, çok yetiştirilen bazı meyvelerin değerini hatırlatmak, sevdirmek için safranın heykellerinin yapıldığını görürüsünüz.
İlk kez Gaziantep’e gittiğim 20 yıl kadar önce, Gaziantep’in Buğday pazarı mahallesi “Almacı Pazarı”nda kocaman bir elma heykeli olduğunu görmüştüm. Tıpkı bunun gibi, mısır, zeytin, ceviz, üzüm, hatta leblebi gibi bazı bitkilerin  değerini anlatmak için yöre insanları onların heykellerini dikmişler.
14 Temmuz Cumartesi günü mahallemiz İnönü Mahallesi Muhtarı Sema Deniz’in organize ettiği 45 kişiden oluşan komşularımızla Safranbolu ve Amasra’ya gezi düzenledik.
Gezmek için ilk uğrak yerimiz Safranbolu idi. Safranbolu Osmanlı’dan kalan tarihi konakların halen ayakta durduğu yeşillikler içinde güzel bir ilçedir. Restore edilmiş bu eski evleri, çarşıları, tarihi camileri öteki ilginç yerleri gezerken  bir meydanda safran çiçeğinin heykelini gördük.
Safranbolu’yu ziyaret edenler, mutlaka o safran çiçeği heykelinin önünde durup fotoğraf çektirmekteler. Biz de ikişer, beşer yan yana durup fotoğraf çektirdik.
Safranbolu sahip olduğu zengin kültürel mirası, kentin tarihi dokusunu korumadaki başarısı nedeni ile UNESCO tarafından 17 Aralık 1994 de “Dünya Mirası Listesi’ne alınmış. Böylece Safranbolu her geçen yıl artan turist sayısı ile bir dünya kenti olmuştur.
Batı Karadeniz Bölgesi’nde yer alan Safranbolu, Ankara’nın 220 km kuzeyinde, Karadeniz’in 90km güneyinde yer alır, il merkezine 8km uzaklıkta olan Safranbolu, Karabük ilinin en büyük ve en gelişmiş ilçesidir. Tarihi konakları, tarihi camileri, saat kulesi, tarihi müzesi ve öteki yapıları ile yeşillikler içinde, doğal güzellikleri olan her geçen yıl artan turizm potansiyeli ile cazibesi her yıl artmaktadır, öyle ki hemen her cadde ve sokakta pansiyonlarla doludur.
Safran:  Safran: Latince "crocus sativus" denilen sonbaharda çiçek açan ve 20-30 cm yüksekliğe ulaşabilen soğanlı bir bitkidir. Mor renkli bitkinin çiçeklerinde üç tepecik vardır ve şu her derde deva ve dünyanın en pahalısı olarak bilenen safran baharatı da işte bu üç tepeceğin kurutularak toz haline getirilmesiyle elde edilir.
Çiğdemle yakın akraba olan bu bitkinin ana yurdunun Akdeniz ve İran olduğu sanılmaktadır. Ortalama 20-25 cm.ye kadar boylanabilen safran bitkisi Ağustos Eylül  aylarında soğan  şeklinde ekildikten sonra Ekim ayında huni biçiminde mor çiçekler açar. Çiçeklerin tam ortasında üç parçalı, kırmızımsı turuncu tepecikler  yer  alır.
Sabah güneş doğmadan toplanıp kurutulan ve baharat olarak kullanılan bu organlar bileşimindeki koyu sarı renkli boyama maddesinden ötürü içine katıldığı yiyeceği sarıya boyar. Çiçekler açtıktan sonra tepecikler tek tek elle toplanıp kömür ateşinin üzerinde bal mumu ile karıştırılarak kurutulur. Yaklaşık 10 gram safran elde etmek için 1430 tepecik gereklidir. Bu nedenle pahalı ve değerli bir ürün olan safranın yerini günümüzde başka gıda boyalar almış olmasına rağmen Akdeniz ülkeleri İle İran ve Keşmir’de hala yaygın olarak kullanılmaktadır. En çok balık ve pirinç yemeklerine, bazı Akdeniz ülkelerinde ise ekmek ve pastacılık ürünlerine katılır. Kentimizde ise safrandan zerde adı verilen pirinçli bir tatlı hazırlanmaktadır. Çok eski çağlardan beri İran ve Keşmir’de tarımı yapılan safran yalnızca baharat olarak değil, çeşitli dönemlerde hastalıkları iyileştirici koruyucu bir madde olarak da değer görmüş, hatta renginden ötürü kutsal sayılmıştır. Safranın tanınması ve çeşitli amaçlar için kullanılması 5000 yıl öncesine dayanmaktadır.
Günümüzde en çok safran üretilen yerlerin başında İspanya, Fransa, Sicilya, İtalya, İran ve Keşmir gelir. 19.yy  ortalarında Osmanlı devletinden Yurt dışına satılan safranın önemli bir bölümü Safranbolu’da üretilmiştir. Sarı boya ham maddesinin  elde edildiği safran sentetik boyalar üretilinceye kadar eczacılık ve boya sanayisinde kullanılıyordu. Kendi ağırlığının 100.000 katı suyu sarıya boyayabilecek kadar  kuvvetli bir boyama özelliğine sahip olan safran, halen Safranbolu ’nun  Davut obası, Geren ve Aşağı Güney köylerinde üretilmektedir.
Safranbolu’da safran üretimi İlçe Tarım Müdürlüğü ve Safranbolu Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından desteklenmektedir. Kaymakamlık Hizmet Birliği Kültür Yayınları  tarafından, “Safran”, “Safran ve Safranlı Yemek Tarifleri” isimli kitaplar yayınlanmıştır.(1)
Renklendirici ve tat verici olarak kullanılan bu baharatın elde edilmesi oldukça zahmetlidir. Her bir çiçeğin üzerindeki üç tepecik, sabah daha güneş doğmadan elle tek tek toplanır. Sadece yarım kilo kadar bir miktarda baharat elde etmek için 75 bin çiçeğin 225 bin tepeciği gerekir. Bundan dolayı da 1 gramı en az 15-20 liradır ki bu fiyat yurt dışında 250 dolarlara kadar da çıkıyor.
Ana vatanı Güneybatı Asya olan safran, Hititler zamanından beri Anadolu topraklarında yetiştiriliyordu. Osmanlı döneminde de üretimine devam edilen safran, İngiltere gibi bazı Avrupa ülkelerine ihraç bile ediliyordu. Bizim topraklarımızda, özellikle Safranbolu ve Urfa'da yetiştirilen safranın üretimi, 20. yüzyılın başlarında ekonomik sebeplerle azalınca Fransa'dan ithal edilme yoluna gidildi. Günümüzdeyse Türkiye'deki safran, büyük ölçüde İran ve dünyanın safran tedarikçisi konumundaki İspanya'dan alınıyor. (Ki aslında İspanya da safranla 8. yüzyılda Müslümanlar sayesinde tanışmıştı. Tıpkı şeker ve pirinçle olduğu gibi...)(2)
Safranbolu’ya ismini veren ve en kalitelisi Safranbolu’da yetişen safran çiçeği, dünyanın en pahalı baharatı olma unvanını taşıyan nadide bir bitkidir. Kendi ağırlığının yüz bin katı kadar sıvıyı sarıya boyayabilme özelliği bulunan safran; ilaç, gıda, boya, kozmetik sanayinde kullanılmaktadır. Bir kg safran 160 bin çiçekten elde edildiği söylenmekte. Bir gramı 15-20 lira olduğunu (1kg ı 20 000 lira) öğrendiğimiz safran Osmanlı saraylarında hoş koku ve aranan bir ayrı  tat olmuş. Son yıllarda safran ile kanser tedavisinde de kullanılmaya başlanmış olması ile safranın bu şehirde ayrı bir yeri var. Hele safrandan yapılan lokumlar, sabunlar, parfümler gelip geçen ziyaretçiler için ilgi çeken bir hediye olmuştur.
İşte bu özelliğinden dolayı, bu nadide çiçekli bitkinin Safranbolu meydanına heykelinin dikilmesine vesile olmuştur.

Cevat Kulaksız

Cevat Kulaksız  
SONNOTLAR
(1) http://www.safranboluturizmdanismaburosu.gov.tr/TR,156246/safran-cicegi.html
(2)https://yemek.com/safran-nedir-faydalari-nelerdir/#gref
Heykeli Dikilen Bitkilerden Safran

Heykeli Dikilen Bitkilerden Safran

Heykeli Dikilen Bitkilerden Safran

Heykeli Dikilen Bitkilerden Safran

Heykeli Dikilen Bitkilerden Safran

Heykeli Dikilen Bitkilerden Safran

Heykeli Dikilen Bitkilerden Safran

Heykeli Dikilen Bitkilerden Safran

Heykeli Dikilen Bitkilerden Safran

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget