Atatürk Çok Önceden Olacakları Görmüştü - Cevat Kulaksız

Atatürk Çok Önceden Olacakları Görmüştü - Cevat Kulaksız
Atatürk, çok önceden, sağlığında, günümüzdeki olacak ucube yönetimleri, olacak olayları görmüştü de aşağıdaki veciz sözleri söylemişti.

“İleri demokrasi diyerek”  halkı kandırarak iktidara gelen AKP-RTE yönetimi ülkemizi ne hale getirdiğini görebiliyor musunuz? Çağ dışı, Atatürk ve Laiklik düşmanı bir dinci cemaatle el ele vererek ülkede, orduya, aydınlara, akademisyenlere, muhaliflere şeytani tuzaklar, kumpaslar kurmuşlar, ülkeyi böyle çadır devleti gibi yönetmişlerdi.

Biliyorlardı ki, TC inde laikliği savunan, Laik TC ni en iyi koruyan en sağlam kurum ordu idi. Tek amaçları da, Laik TC ni yıkıp yerine İslami devlet kurmak olduğu için, önce orduyu saf dışı bırakmak, orduyu çökertmek gerektiğini biliyorlardı. O nedenle, en şeytani planlarla, iftiralarla, yalancı tanık, gizli tanıklarla, düzmece delillerle ordunun üstüne saldırdılar. Ordu mensupları vatanını seven, hukuka, adalete saygılı oldukları için, en seçkin subayları, generalleri, Genel Kurmay Başkanını ifadeye çağırma bahanesi ile teker teker tutukladılar. Ordu mensupları da başlarına gelecek bu şeytani planlardan haberleri olmadığı için, hukuka saygılarından kurbanlık hayvanın kasap bıçağının altına yatarcasına en masum tavırlarla bu zalimlere kendilerini teslim ettiler. Bu dinci gerici insanlar tarih boyunca en hilekâr, en zalim Haccac idiler ve bu zalimlikleri din adına yapıyorlardı; fırsat bulduklarında tıpkı IŞİD zalimlerinde olduğu gibi insanları din adına diri diri keserler. Bunların uzantılarını Maraş’ta, Çorum’da gördük, insanları baltalarla doğradılar din adına; yine din adına Sivas Madımak’ta insanları onar onar yaktılar. Bu zalimlerim, Çorumlardan, Maraşlardan, Sivaslardan, Ergenekon’a kadar dini korumak değildir amaçları. Tek amaçları, din şöyle dursun, devlet rantının (getirimin) ellerinden gitme korkusudur, endişesidir. Kerbelâ’dan, IŞİD’e günümüze kadar inceleyin, tüm dinsel kökenli savaşların, kavgaların kökeninde, gerek devlet rantının, gerek sosyal rantın ellerinden gitmesi korkusu vardır. Bu rant (getirim) korkusu, insanları en zalim, en gaddar ruh haline sürükler. Biz bunları en açık biçimde İslami terörde görmekteyiz.

Dinden nemalanıp iktidarını sürdüren AKP-RTE iktidarı da, devlet rantı elimden gidecek diye korku içinde, kâh muhaliflere, kâh basına, açık, gizli militanları ile saldırıyorlar. Yaptırdıkları kaçak saraylarda, iğreti iktidarlarında işte böyle bir korku içindeler.

PARALELLİK BİTİNCE
Araları açılmaya başlayınca, araları bozulunca, paralellik bitince “tencere dibin kara, seninki benimkinden kara” diyerek, “ne istediler de vermedik” sitemiyle kumpaslarda, şeytani tuzaklarda birlikteliklerini itiraf etmişlerdi.  Kurdukları kumpaslarla Ergenekon, Balyoz, Odatv, Şike, Poyrazköy, Amirallere Suikast, Askeri Casusluk gibi kurgulu davalarda nice subay, general, akademisyen vs aydınları perişan ettiler, nicelerinin ocaklarına, hanelerine ateş düşürdüler. Abdulhamid’in Yıldız saray bahçesine kurulan çadır mahkemesi gibi özel yetkili yandaş mahkemeler kuruldular. Bu kumpas davalarında polisler, savcılar, yargıçlar cemaatçiler ordu düşmanları idiler, dinciler ve din adına bu merhametsizlikleri yapıyorlardı.  Abdulhamid’in çadır mahkemesi üyeleri de (biri Rum) aynen günümüzdeki gibi Mithat Paşa’nın (ordunun) hasım ve düşmanları idi. Ergenekon ve öteki yargılamalarda öylesine taraftılar ki, besleme basınıyla, yalancı tanıklarıyla, gizli tanıklarıyla, yandaş savcı ve yargıçlarıyla adil yargılamayı etkilediler, görevlerini kötüye kullandılar. Hapiste veya dışarıda çok sayıda yurtsever aydınımızın vakitsiz ölümlerine neden oldular; haklarında çok sayıda suç duyurusunda bulunuldu. Avukatlar, tutuklular, sorgulama ve yargılamalardaki haksızlık ve hukuksuzlukları, gerek Adalet Bakanlığına, gerek HSYK una defalarca şikâyette bulundukları halde,  hiç biri dikkate alınmamıştır. Bu olay bile yürütmenin, hükümetin bu kumpas içinde olduğunu gösterir.

Atatürk Çok Önceden Olacakları Görmüştü - Cevat Kulaksız
Üstelik yandaş oldukları için savcıların altlarına zırhlı arabalar ve onlara sınırsız özel yetkiler verdikler; sonunda Zekeriya Öz, Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç  gibi savcıları yurt dışına kaçtılar. Umarım 1 Kasımda da öteki kumpasçılar gerekli dersi alırlar.

Nice masum subaylar, kurulan bu kumpaslara dayanamadıkları onurlarına yediremedikleri için intihar ettiler. Bu mazlumların ahı nasıl çıkacak. Şimdilerde başta eski Genel Kurmay Başkanı olmak üzere hemen hepsi bağımsız mahkemelerde beraat etmeye başladılar. Ya iktidardaki kumpasçılar nasıl beraat edecekler. Onları da Türk Ulusu oyları ile yargılayacak.

Birlikte kumpas kurdukları cemaat (paralel) ile araları açılınca iktidar onlarla mücadeleye başladılar. Paralelleri cemaatçi polisler, savcılar, 17/25Aralık gibi, Cumhuriyet tarihinin en büyük vurgun, yolsuzluk, rüşvet olayını meydana çıkardıkları için, “paralel darbeci”  diyerek onlarla mücadeleye başladılar. Çağdaş bir devlet ve hükümet, laik anayasaya rağmen, çağ dışı, gerici, laiklik düşmanı bir cemaatle, bir grupla paralel yönetim kurar mı? Namus ve şeref üzerine ettiğin yemin nerede kaldı? Sen koalisyon mu kuruyorsun. İçerde olan bu çağ dışı yargılamaların, kurgu ve kumpasların, ıstırap ve acıların tek sebebi, hiç şüpheniz olmasın AKP-RTE iktidarıdır. Mevcut bu iktidar, sürekli, dini sembolleri, dini kullanarak cahil halkın ilgisini üzerlerine çektiler, dini kullanarak laik TC nin bütün kurumlarını aşağılayarak laik TC ni yıkmaya gayret ettiler. Başkanlık ve anayasa değişikliğinin tek amacı da budur.

BÜYÜK İNSAN ÇOK ÖNCEDEN GÖRMÜŞTÜ
Tüm bu kumpasları, tuzakları çok önceden bilen, gören, vatanımızın kurtarıcısı, Cumhuriyetimizin kurucusu eşsiz insan Gazi Mustafa Kemal Atatürk günümüzden 88 yıl önce bakınız 17 Aralık 1927 yılında neler diyor:

“Biz tekke ve zaviyeleri din düşmanı olduğumuz için değil, din ve devlet düşmanı oldukları için, Selçuklu’yu, Osmanlı’yı bu yüzden batırdıkları için yasakladık! Çok değil, yüz yıla kalmadan, eğer bu sözlerime dikkat etmezseniz, göreceksiniz ki, bazı kişiler, bazı cemaatler bir araya gelerek bizlerin din düşmanı olduklarımızı öne sürecek, sizlerin oyunu alarak başa geçecek ama sıra devleti bölüşmeye geldiğinde birbirlerine düşeceklerdir. Ayrıca, unutmayınız ki o gün geldiğinde, her bir taraf diğerlerini dinsizlikle suçlamaktan geri kalmayacaktır.”  [i] Bu anlatım, günümüzün kumpasçılarını nasıl da anlatıyor. İleri görüşlü devlet adamı öyledir işte. Eğer bu önerileri göz ardı etmeseydik ulusça, bu sıkıntıları çekmeyecektik. İ950 den bu yana, bu ikiyüzlü din bezirgânları, gericiler, kumpasçıların halkımızı aldatmasıyla ülkemiz çağdaş uygarlığı yakalayamamıştır. Atatürk’ün dediği gibi Selçukluyu da, Osmanlıyı da batıran, aydınlık, çağdaşlık, bilim düşmanı bu din bezirgânlarıdır. Ey halkımız, önümüzdeki 1 Kasımda bari oylarınızla çağdaşlığa bir kapı aralayın, bu din bezirgânlarına oy vermeyerek dersleriniz verin.

Aydınlık Gazetesi ile Avukat Hüseyin Ersöz, Avukat Vural Ergül, Avukat Yıldırım Çavuşoğlu’nun yardım ve desteği ile aydınlara çile çektiren savcı ve yargıçları, yine bu davalarda haksız yere yıllarca hapis yatan, çile çeken değerli gazeteci Abimiz Hikmet Çiçek Odatv.com da         aşağıdaki gibi yazdı.

İŞTE O YARGILAMALARI YAPAN YARGIÇLAR
İlk akla gelen isimler ve halen görev yaptıkları mahkemeler şöyle:

“Ergenekon bombaları”nı görmeden imha kararı veren Hâkim ( 2 ) Ahmet Civelek, şimdi 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olarak Şike davasında Aziz Yıldırım’ı yargılıyor!

Balyoz davasına hâkimlerinden (3) Murat Üründü, bankacılık davalarında ihtisas mahkemesi olan Ağır Ceza Mahkemesi’nin üye Hâkimi.

İlker Başbuğ hakkında tutuklama kararı veren, kapatılan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi üye Hâkimi ( 4 )Vedat Dalda, halen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde üye Hâkim.

Balyoz davası Hâkimlerinden ( 5 )Aytekin Özanlı, halen İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi’nde Hâkim.

Poyrazköy davasında Hâkimlik yapan ve 5 yıl süresince tutukluluk halinin devamı kararlarına imza atan ( 6 )Mehmet Erdoğan, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde üye Hâkim. Mehmet Erdoğan, aynı zamanda Odatv davasında Soner Yalçın, Barış Terkoğlu ve Barış Pehlivan hakkında tutuklama kararı veren Hâkimdi.

İstanbul Askeri Casusluk davasına bakan, şimdi kapatılan İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nin üye Hâkimi ( 7 )Birol Bilen, halen İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’nde Hâkim.

Poyrazköy davasında, Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’ne yazdığı yazı ile avukatları manipülasyon yapmakla suçlayan ve avukatlarla sürekli tartışmaya girmesi ile tanınan, kapatılan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi üye Hâkimi ( 8 )Mehmet Hamzaçebi, halen İstanbul Asliye Ceza Mahkemesi Hâkimi.

Odatv davasında tutukluluk halinin devamı kararlarına yapılan itirazları inceleyen ve sürekli reddeden, kapatılan İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi üye Hâkimi ( 9 )Nalan Can, halen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde üye Hâkim.

Kapatılan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi üye Hâkimi ( 10 )Dursun Gündoğdu halen İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde üye Hâkim.

Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ( 11 )Hasan Hüseyin Özese, Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde Hâkim.

Ergenekon davası hâkimlerinden ( 12 )Sedat Sami Haşıloğlu, İstanbul Gaziosmanpaşa Adliyesi Asliye Ceza Mahkemesi’nde Hâkim.

Ergenekon davası hâkimi ( 13 )Hüsnü Çalmuk, Kocaeli 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nde Hâkim.

Gene Ergenekon Hâkimlerinden ( 14 )Fatih Mehmet Uslu, Kütahya 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde Hâkim.

Balyoz davasına bakan İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ( 15 )Ömer Diken, Uşak 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde Hâkim.

Balyoz davası Hâkimlerinden ( 16 )Ali Efendi Peksak Kocaeli 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nde Hâkim.

Poyrazköy davasına bakan İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ( 17 )Vedat Yılmaz Abdurrahmanoğlu, şimdi İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı.

Poyrazköy, ÇYDD gibi önemli davalarda görev yapan, eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un tahliyesini reddeden, özel yetkili mahkemelerde yargılanması kararını veren Hâkimlerden biriydi. Gazeteci Ahmet Şık’ın basılmamış kitabı "İmamın Ordusu" için toplatma kararını da o vermişti. ( 18 )Mehmet Karababa, şimdi Küçükçekmece 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nde hâkim.

Şike davasına bakan 16. Ağır Ceza Mahkemesi hâkimi ( 19 )Mehmet Ekinci, şimdi Bakırköy 15. Asliye Ceza Mahkemesi’nde Hâkim.

“Kozmik Oda”da arama yapan Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı ( 20 )Kadir Kayan, Yargıtay üyeliğine seçildi.

KİMİLERİ DE KAÇAN İŞTE O YANLI SAVCILAR
Ergenekon’un kötü ünlü savcısı ( 1 )Zekeriya Öz, önce Bolu’ya savcı olarak gönderildi. Daha sonra HSYK tarafından görevden uzaklaştırıldı. Korkudan yurt dışına kaçanlardan.

Ergenekon savcısı ( 2 )Mehmet Ali Pekgüzel, İstanbul 26. ve 27. Noterleri ile 13. İcra Müdürlüğü’nde savcı.

Ergenekon savcısı ( 3 )Nihat Taşkın, İstanbul 28. ve 29. Noterleri ile 14. İcra Müdürlüğü’nde savcı.

Poyrazköy davası duruşma savcısı ( 4 )Nuri Ahmet Saraç, Çağlayan Adliyesi’nde Memur Suçları Soruşturma Bürosunda görev yapıyordu,

( 5 )Celal Kara Afyon’da görev yapıyor. Görevden alındı, yurt dışına kaçtı.

( 6 )Süleyman Pehlivan, Yargıtay üyeliğine seçildi.

( 7 )Bilal Bayraktar ve ( 8 )Mehmet Berk Bakırköy savcıları olarak görev yapıyor.

( 9 )Şadan Sakınan, Konya Cumhuriyet Başsavcı Vekili.

( 10 )Mustafa Bilgili (Ankara), ( 11 )Fikret Seçen (Gebze), ( 12 )Cihan Kansız (Sakarya), ( 13 )Muammer Akkaş (Tekirdağ) ve ( 14 )Ercan Şafak (Kocaeli) savcılık görevini sürdürüyorlar. [ii]

Peki, Türk adaleti, bu savcı ve yargıçlar, yanlı, haksız soruşturma ve yargılama yaptılarsa, bilerek kötülük yaptılarsa, kötülükleri yanlarında mı kalacak, bunlar yargılanması gerekmez mi?  Çünkü, bunkar kanıtları (Ergenekon bombalarını imha ederek, gösterilen tanıkları dinlemeyerek, hakçasına yargılama yapmadıkları için HSYK, hak, hukuk, adaleti koruyor ve savunuyorlarsa bunların yargılamaları gerektiğine karar vermezlerse siz düşünün.

Cevat Kulaksız
ckulaksizster@gmail.com


DİPNOT

[i]  http://www.sozcu.com.tr/2015/yazarlar/tokmak/ataturk-gormus-fendiler-939042/
[ii] Hikmet Çiçek Odatv.com https://derinstrateji.wordpress.com/tag/kumpas-davalari/

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget