Kısır Döngü'yü Kırmalıyız - Güner Yiğitbaşı

Kısır döngü'yü kırmalıyız sözünü bu yazımıza başlık olarak seçmemizin nedenini, makalemizin ilerleyen bölümlerini okudukça anlayacaksınız.

Kısır Döngü'yü Kırmalıyız - Güner Yiğitbaşı
Aynı olumsuz sonucu doğuran, hiçbir çözüm getirmeyen, hal ve hareketlerin tekrarlanması ve sürdürülmesini sonlandırmalıyız şeklinde tanımlanabilecek olan kısır döngü'yü kırmalıyız sözünü bu yazımıza başlık olarak seçmemizin nedenini, makalemizin ilerleyen bölümlerini okudukça anlayacaksınız.

Evet, ülkemiz siyaseti, kesintisiz on beş yıllık tek başına AKP iktidarı döneminde, kelimenin tam anlamıyla, kısır bir döngünün içine girmiş bulunmaktadır, 2019 senesinde yapılacak olan seçimler sonunda da,bu kısır döngüden kurtulacağımıza dair kesin bir umut ışığı görünmemektedir. Kısır döngünün devam edeceğine dair kuvvetli şüpheler mevcuttur.

Ülkemizin siyasetine dahil bulunan siyasi partilere ve yapılan anketlere şöyle bir baktığımızda,iş başındaki AKP iktidarı karşısında, önümüzdeki seçimleri kazanarak tek başına veya büyük koalisyon ortağı olarak iktidara gelebilecek olan tek siyasi partinin CHP olduğunu görüyoruz.

MHP mecliste grubu bulunsa da, lideri BAHÇELİ ve etrafındakiler tarafından kendi siyasi gelecekleri için AKP'ye rehin edilen, adeta AKP'ye iltica talebinde bulunan MHP'nin tek başına veya bir koalisyonun büyük veya küçük ortağı olarak iktidara gelme şansı hiç yoktur. Bu şans, bizzat genel başkanı tarafından mayınlanmıştır.

Yeni kurulan İYİ partinin genel başkanı AKŞENER; iddialı laflar ederek,ülkeyi karış karış dolaşmakta ise de, MHP'den kopan kişilerin önderliğinde kurulan İYİ Partinin; kadro yetersizliği ve tecrübesizliği nedeniyle, iktidar alternatifi olmaktan ziyade, AKP'den daha fazla bir oranda, CHP'ye akması gereken kararsız oyları toparlayarak CHP'nin bir böleni olacağı ve  ülkeye fayda yerine zarar vereceği kesindir.

Mecliste grubu bulunan HDP ise; eş genel başkanları hapiste oldukları için, başsız kalarak kendi derdine düşmüş olup, partinin yakınlaşan genel kurulunda kimin partinin başına geçeceği konusundaki tartışmalarla partinin içi karışmış, PKK terörü nedeniyle itibar ve oy kaybına uğrayan HDP'nin, bu nedenlerle önümüzdeki seçimlerde işi çok zor olup, barajı geçip geçemeyeceği dahi şüphelidir.

Diğer muhalefet partilerinin seçim kazanma şansları ise yok denecek kadar azdır.

İşte  bu gerçekler nedeniyle,AKP iktidarının karşısında iktidar alternatifi olabilecek tek parti olarak karşımızda CHP'yi görmekteyiz.Bu yazının yazarı olan bendeniz; bugün için bir CHP seçmeni isem de,CHP'nin kayıtlı bir  üyesi ve fanatiği asla değilim.AKP karşısında oy verilebilecek ve iktidar alternatifi olabilecek CHP'den başka bir parti var da mı, biz CHP'ye oy veriyoruz

AKP'nin; on beş yılda, ülkenin ekonomisine, demokrasisine,yargısına, parlamentosuna,basın özgürlüğüne,tüm insan hak ve özgürlüklerine, yurtta sulh ve cihanda sulh olarak özetleyebileceğimiz dış politikasına, millet olma bilincine, milletin bütünlüğüne verdiği ve giderek artan bir oranda vermeye devam edeceği zararlara bakarak, AKP'nin tek alternatifi olan CHP'ye şans tanımaktan başka bir seçeneği bulunmayan Allahın zavallı bir kuluyuz.

Geçenlerde bir yakınımla sosyal medya üzerinden bir nedenle  karşılıklı mesajlaştık,KILIÇDAROĞLU'dan, dolayısıyla da CHP'den tabi, ne köy olur ne kasaba olur diye mesaj atmış.Bu mesajı görünce çok kaygılandım ve ülkenin geleceği için çok azalan umudum, sıfırın altına indi.

Evet, KILIÇDAROĞLU kendisinden beklenen performansın tamamını gösteremiyor olabilir,kendisinden ve CHP'den daha fazla şeyler beklemek hepimizin hakkıdır. Ama,hiç unutulmaması gereken, ehveni şer diye bir şey var canım.

KILIÇDAROĞLU'nun liderliğindeki CHP tek başına iktidar olduklarında;işsizliği önleyeceklerini,emekli,işçi ve memur gibi dar gelirlilerin yaşam düzeylerini yükselteceklerini,köylüye ve çiftçilerimize parasal destek yapacaklarını, bugün ölmüş olan tarımı ve hayvancılığı  tekrar ayağa kaldıracaklarını,çiftçinin belini büken mazot fiyatını çiftçiler lehine  ucuzlatacaklarını,yargı bağımsızlığını yeniden tesis edeceklerini,en başta basın özgürlüğü olmak üzere, tüm insan hak ve özgürlüklerine saygılı olacaklarını, bu özgürlükleri hiçbir şekilde kısıtlamayacaklarını,ülke yatırımlarını inşaat sektörüne ve betonlaşmaya değil, fabrikalar kurarak üretime yönlendireceklerini,artan üretimin yeni iş alanları yaratacağını,artan üretimle ihracatımızı çoğaltarak cari açığın kapatılacağını,tek adam yönetimine son vererek yeniden parlamenter sisteme dönülmesi için ne yapılması gerekiyorsa yapılacağını,yap işlet devret yoluyla yapılan köprü,otoyol,tünel,şehir hastaneleri,hava meydanları,kanal İstanbul gibi ihalelere son vererek, bu ihaleleri gerçekleştiren firmalara verilen kar ve kazanç garantileri nedeniyle;vatandaşların geçmedikleri ve kullanmadıkları otoyol,köprü,hava alanı ve şehir hastaneleri için vergileriyle ödeme yapmaktan kurtarılacaklarını,komşu ülkelerle dostluklar kuracaklarını,Atatürk'ün yurtta sulh,cihanda sulh ilkesine göre dış politika izleyeceklerini vaat eden bir CHP'ye, bir dönem iktidar yetkisi vererek,CHP'nin; iktidar olmanın yetki ve olanaklarını kullanarak neleri yapıp neleri yapamayacağını denemeye değmez mi?

Her zaman söylüyoruz ve şu örneği veriyoruz. Diyelim ki CHP; ben AKP'nin yaptığından çok daha güzel irmik helvası yaparım diyor.AKP'nin eline irmik,yağ,şeker ve ocak veriliyor AKP helvayı karıyor ama helvadan başka her şeye benziyor.CHP'nin çok güzel helva yaparım beyanı ise, kendisine irmik,şeker,yağ ve ocak verilmediği için havada kalıyor,helvanın karılması için gerekli olan malzemeleri verilmediği,yani seçimlerde tek başına iktidar yapılarak devletin yasal yetkileri ve parasal olanakları kendisine verilmediği için, helva karması mümkün olmuyor, helvasının güzel olup olmayacağı da anlaşılamıyor.Bu helva karma konusundaki başarısızlık CHP'den kaynaklanmıyor,seçmen tercihi yüzünden bu konudaki hünerini gösterme imkanı bulamıyor.

Onun için, ben, KILIÇDAROĞLU'dan ne köy olur ne kasaba olur diyen yakınıma diyorum ki; KILIÇDAROĞLU'dan, belki, hem köy ve hem de kasaba,ikisi birden  olmayabilir, şimdilik köy olsun o da yeter bu millete.CHP, yukarıda belirttiğimiz, iktidar olduğunda söz verdiği yapacaklarının yarısını dahi yapsa, şu anda iş başındaki AKP iktidarı tarafından hiçbiri yapılamayan iyiliklerin yarısı yapılmış olur ve millet biraz rahatlar.

Bu itibarla, içinde bulunduğumuz kısır döngüye son verebilmemiz için,seçmen; hangi partiye oy vereceğini belirlemeden önce,ülkenin içinde bulunduğu kötü duruma bakarak ve ülkeyi bu kötü duruma,iş başındaki AKP iktidarının getirdiğini saptayarak,on beş yıldır sınadığı  ancak sorunları çözmek bir yana daha da tırmandıran AKP'ye oy vermemesi gerektiğini belirlemeli ve AKP'yi ve onun liderini eledikten sonra, iktidar alternatifi olabilecek tek parti olan CHP, tam olarak içine sinmese de, ehveni şer bir seçim yaparak CHP'yi iktidara taşımalıdır.

Diyelim ki; iktidara getirdiğimiz CHP, söz verdiği hiçbir şeyi yerine getiremedi, ülke daha kötüye gitmedi ama, her konuda yerinde saydı, yine de kaybedecek bir şeyimizin olmadığı,daha kötüye gitmemenin dahi bir kazanç olduğu asla  unutulmamalıdır. CHP, ya başarılı olursa diye umutlanmaktan başka hiçbir şansımızın olmadığı bir dönemden geçiyoruz.

Seçmenin; helva karması için, sandık yoluyla CHP'ye irmik,şeker,yağ ve ocak vermesinin ve onu denemesinin zamanı geldi ve geçiyor.

11/01/2018
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget