Feshedilen İstanbul Sözleşmesi Ve Çözüm Yolu

Feshedilen İstanbul Sözleşmesi Ve Çözüm Yolu Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar, kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasay

Feshedilen İstanbul Sözleşmesi Ve Çözüm Yolu
Partili Cumhurbaşkanı ERDOĞAN;  9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3.  maddesine dayanarak, almış olduğu bir cumhurbaşkanlığı kararıyla,  İstanbul Sözleşmesinin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshine karar vermiştir. 

Bu karar kamuoyunda tartışılmış ve yok hükmünde sayılması gereken bu kararın aleyhine gidilebilecek yasa yolları konusunda tartışmalar açılmıştır. 

Biz bu konudaki hukuki görüşümüzü açıklamadan önce bazı kavramlara açıklık getirmek istiyoruz. 

Öncelikle, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi nedir bunun cevabını vermek istiyoruz. 

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile anayasamıza girmiştir. 

Anayasanın Cumhurbaşkanının görev ve yetkilerini düzenleyen 104.  maddesine göre;  Cumhurbaşkanı; yürütme yetkisine ilişkin konularda,  Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Cumhurbaşkanının;  yürütme yetkisine ilişkin konular dışında cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Yani,  Cumhurbaşkanı yasama faaliyetine giren ve yasalarla düzenlenmesi gereken konularda kararname çıkaramaz Cumhurbaşkanlığı kararnamesi kanun hükmünde kararname değildir. 

Kararname; Cumhurbaşkanının yürütme yetkisine ilişkin konularla sınırlı olmak üzere çıkardığı,  düzenleyici hükümler içeren,  yazılı bir metindir. Yasa değildir. Yasa hükmünde de değildir. 

Ancak,  yasalar gibi, Anayasa Mahkemesinin anayasal denetimine tabidir. 

Anayasanın 104.  maddesine göre, temel haklar,  kişi hakları ve ödevleriyle siyasi haklar ve ödevler,  Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenemez. Bunlar yasa konusu yapılabilir. 

Kanunda açıkça düzenlenen konularda,  Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Yani, kanunla düzenlenmiş bir konuda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılarak değişiklik yapılamaz, kanunla düzenlenen konular,  cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yürürlükten kaldırılmaz. 

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde,  kanun hükümleri uygulanır.  

Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda,  Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir.  

Bunlardan çıkan sonuç şudur; Cumhurbaşkanlığı kararnamesinde yer alan hükümler, hiyerarşik sıralamada,  kanun hükmünde ve derecesinde ve ondan üstün değildir. Her zaman öncelik kanundadır. O kadar ki; aynı konuda meclis kanun çıkardığında, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi hükümleri hükümsüz kalır. 

Bu itibarla,  kanun gücünde ve mertebesinde ve ondan üstün olmayan Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin bir maddesine göre çıkarılan cumhurbaşkanı kararı da,  yasadan üstün değildir. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile dahi bir yasa değiştirilemeyeceği ve yürüklükten kaldırılamayacağına göre, kararnameye dayanılarak çıkarılan bir cumhurbaşkanı kararı ile de bir yasada değişiklik yapılamayacağı gibi, yasa yürürlükten de kaldırılamaz. 

Meclis tarafından çıkarılan bir yasa ile onaylanarak yürürlüğe giren Uluslar arası sözleşme, yani İstanbul Sözleşmesi,  ne anlama gelmektedir?

Bunun cevabı da anayasanın 90.  maddesinde yer almaktadır. 

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar,  kanun hükmündedir.  

Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.  

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır. 

Buraya kadar yaptığımız bilgilendirmelerden anlaşılacağı üzere; 

Partili Cumhurbaşkanı ERDOĞAN; yasa hükmünde dahi olmayan, yasa hükmündeki İstanbul Sözleşmesini feshetme yetkisi vermeyen  9 numaralı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3.  maddesini hukuki dayanak yaparak, anayasaya aykırı olarak aldığı bir kararla,  yasa hükmündeki İstanbul Sözleşmesini, yani yasayı feshederek yürüklükten kaldırmıştır. 

Cumhurbaşkanın bu kararı, yöneldiği amacına, yapmak istediğine  bakıldığında, yasa hükmündeki bir Uluslararası sözleşmeyi feshederek yürüklükten kaldırmaya matuf bir tasarruf olduğu için,  idari bir işlem değil, bir yasama faaliyetidir. Meclise ait olan yasa çıkarma yetki ve fonksiyonunu gasp ederek, yetkisi olmadığı halde yetki ve şekil noksanlıklarıyla malul, yok hükmünde bir yasa çıkarmaya kalkışmıştır. 

Bu nedenle, bize göre; yasa hükmündeki İstanbul Sözleşmesini,  tek yanlı feshederek yürürlükten kaldırmaya yönelik bu karar aleyhinde,  idari yargı yeri olan Danıştay'a değil, fonksiyon gaspıyla, yetki ve şekil unsurlarını ve şartlarını taşımadan çıkarılmaya kalkışılan  yok hükmündeki bu yasanın yoklukla malul olduğunun tespiti ve buna dayalı olarak ortadan kaldırılması ve iptali için, yetkili kişi ve makamların Anayasa Mahkemesine başvurmaları gerekir. 

Güner Yiğitbaşı

22/03/2021

Güner YİĞİTBAŞI

Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget