Özgürlük - Güner Yiğitbaşı

Özgürlük
Bizim ülkemizde, özgürlük; AKP iktidarının mensuplarının, her Allahın günü, akşam sabah, sürekli telaffuz etmelerine rağmen, bir türlü içlerine sindirip hayata geçiremedikleri, biraz yüzüne gülseler, iktidarlarını ve oturdukları koltuklarını ayaklarının altından kaydıracağına inandıkları, parti içinde sağlam irade, büyük reis dışında kalanların, bizzat yaşayıp bir kez dahi olsa gerçek tadını ve lezzetini tatma fırsatı bulamadıkları için, gerçek değerini bilemedikleri, sadece ağızlarında sakız yaparak, siyasal nutuklarında sos olarak kullanıp, çıkarmayı planladıkları dikta eğilimli yeni anayasa için reklam ve dolgu malzemesi olarak kullandıkları, içi boş bir kavramdır.
AKP'nin iktidar olduğu ülkemizde, özgürlük o kadar içi boşaltılmış bir kavramdır ki;halkımız, başı sıkıştığında sesini duyurmak ve bir bildiri sunmak amacıyla barışçıl bir eylem ortaya koymak ve milletin egemenlik hakkının, millet adına vekilleri marifetiyle kullanıldığı bir mabed olan Meclis önünde toplanmak istese, polis tomalarıyla karşılanır ve iktidarın polisleri tarafından, ülkemizdeki özgürlüklerin gerçek ve acı yüzüyle yüzleştirilirler.
AKP iktidarının ileri demokrasi anlayışında, özgürlükler mutlaka anayasada yazılı olmalıdır..Aksi halde o özgürlüğü ağzınıza dahi alamazsınız.Yürürlükteki 1982 darbe Anayasasında açıkça yazan özgürlükler dahi, AKP iktidarını eleştirmek için kullanılamaz.
Ülkemizde, halkımızın bolca kullanmak zorunda bırakıldıkları Anayasada yazılı olmayan,AKP'nin iktidarını sürdürmesine siyaseten zararları bulunmayan, tüm zararı halkımızın kendisine ait olan çok miktarda özgürlükler de vardır.
Halkımızın hiçbir polis ve toma engeline, biber gazı ve jop darbesine,polis tekme ve tokadına maruz kalmadan, gözaltına alınıp tutuklanmadan rahatlıkla kullanabildikleri, halkımıza AKP iktidarının ikramı olan, saymakla tüketemeyeceğimiz özgürlüklerin varlığını da unutmamalıyız.!
Bu özgürlüklerin başında; milletimizin, 12 yıldan bu yana, AKP iktidarına tahammül etme özgürlüğü gelmektedir. Halkımız bu özgürlüğü o kadar çok sevmişlerdir ki, üç dönem üst üste AKP iktidarına tahammül etme özgürlüklerinden vazgeçememişler ve vazgeçmeye de niyetli gözükmemektedirler.
Halkımızın çok sevdiği, AKP iktidarının ikramı, Anayasada yazmayan özgürlüklerinden biri de, çalışacak bir iş bulamama, işsiz, aç ve sefil kalma özgürlüğü olup,siyasal iktidar mensuplarıyla yandaşlarının ve mahdumlarının her geçen gün daha da zenginleştiklerini gördükçe iktidara olan desteklerini daha da artıran bu işsiz,aç ve sefil halk kesiminin, işsiz ve aç kalma özgürlüğünden pek memnun kaldıklarını görmekteyiz.
Ülkemizde halkımızın hiçbir iktidar baskısına uğramadan günün her saatinde, gece demeden gündüz demeden rahatlıkla kullanabildikleri özgürlüklerinden diğer bir kısmını da, şöyle sıralayabiliriz;
Yapacağın çocuk sayısını Tayyip Bey'in belirlemesi özgürlüğü..
Kadınlarımızın, kürtaj yapamama, doğumlarını ne şekilde yapacaklarını kendi iradeleriyle belirleyememe özgürlüğü...
Bitaraf olan işadamlarımızın, bertaraf olma özgürlükleri...
Halkımızın, en ağır vasıtalı vergileri ödeme özgürlüğü..
Halkımızın, dünyada en pahalı akaryakıtı kullanma özgürlükleri...
Halkımızın, televizyonlarını açtıklarında her gün, her saat ve her saniye, Tayyip ve Ahmet Beyleri izleme, paralel söylemlerini dinleme ve gürültü kirliliğine maruz kalma özgürlüğü..
Başbakanlık örtülü ödeneğine ve bu ödenekten yapılan hesapsız harcamalara, vergileriyle katkı yapma özgürlüğü...
Bizleri yönetenleri, vergilerimizle satın alınan lüks vasıtalara bindirme özgürlüğü...
Başkanlığa soyunan Tayyip Bey'e bir buçuk katrilyon liraya lüks ve kaçak saray yaptırma özgürlüğü..
İktidarın yolsuzluk ve rüşvet iddialarına göz yumma özgürlüğü...
Anayasal özgürlüklerini kullanamama, kullanmaya kalkıştığında da dayak yeme özgürlüğü...
Anayasaya göre tarafsız ve partisiz olması gereken Cumhurbaşkanının, anayasanın bu açık kuralına uymayarak anayasyı ihlal etmesine tahammül etme özgürlüğü...
Yargısının bağımsız ve tarafsız olmamasına tahammül etme özgürlüğü..
Meclis çoğunluğunu oluşturan iktidar partisine mensup milletvekillerinin, yürütmenin emri altına girerek, milletimizden aldığı emanete hıyanet etmelerine seyirci kalma özgürlüğü...
12 Eylül darbecilerinin yaptıkları yasaları değiştirmemekte direnen iktidara karşı suskun kalma özgürlüğü...
Darbecilerin getirdiği yüzde onluk seçim barajını kaldırmamakta direnen AKP iktidarını hala başımızda tutma özgürlüğü..
İktidarın yalanlarına inanmış görüntüsü verme özgürlüğü..
İşçilerimizi, memurlarımızı ve emeklilerimizi ezen AKP iktidarına karşı sesini yükseltememe özgürlüğü...
Daha saymakla tüketemeyeceğimiz binlerce özgürlük.
Allah'tan korkalım, özgürlüklere doymak bilmiyoruz ve hala özgürlük istiyor, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğümüzün dahi olmadığını söyleyerek, yukarıda saymakla tüketemediğimiz özgürlükleri bize yaşatan AKP iktidarını yerden yere vurmaya çalışıyoruz!
Biraz insaflı olmalıyız!

11/02/2015
Güner YİĞİTBAŞI
İzmir Barosu Üyesi Avukat

Yorum Gönder

[blogger][disqus]

Kemalın Askeri

{blogger#https://www.blogger.com/profile/11745102543774252838}

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget