Bir Diva’nın Ardından - Galip Baysan

Bir Diva’nın Ardından
Şüphesiz ki o Türk Sanat Müziği sevenler için bir diva yani sanatının en büyüğü idi. Herkes onu Atatürk’ün huzurunda şarkı söyleme mutluluğuna kavuşmuş eski bir şarkıcı olarak bilir ve hatırlar. Oysa bizim gibi Türk Sanat Müziğine gönül vermiş yaşlılar için onun yeri ve değeri biraz daha farklıdır. Onu 1950 li yılların başlarında İnönü stadının bulunduğu vadinin bir köşesindeki Küçük çiftlik Parkında dinlemiştim. O dönemin popüler sanatçıları; Müzeyyen hanımla birlikte Hamiyet Yüceses, Safiye Ayla ve Perihan Altındağ hanımlardı. Erkek sanatçı olarak Ahmet Üstün adlı bir genç bir yıldız gibi parlayıp sönmüş özellikle genç bayanların gözdesi olmuştu. Ama bu grup içinde Müzeyyen Senar hanımın tavrı, tarzı bir başkaydı ve dikkatimizi çekiyordu. Ama radyodaki en önemli program Perihan hanımındı. Yanlış hatırlamıyorsam Cumartesi gecelerinin akşam 8-8,30 arası onun verdiği konser evlerde, kahvelerde veya yazlık sinemalarda hepimizi radyo başına toplardı. Sinemalar bile onun konseri bittikten sonra başlardı.
Bir gece, onun yerine başka biri çıktı. Tıpkı Müzeyyen Senar gibi yürekten ve tane tane söylüyordu. Ama sesinden bir kadın mı? Yoksa bir erkek mi? anlayamamış ama çok beğenmiştik. Özellikle Hicaz makamındaki şarkıları çok güzel söylüyor ve hepimizi duygulandırıyordu. Basın, yayın organları o hafta hep bu sesle ilgilendi, durdu. Birkaç gün içinde kim olduğunu öğrendik. Sanatçı bir erkekti ve adı Zeki Mürendi.
Zeki Müren o andan itibaren geçen her gün şöhretini arttırdı ve bildiğimiz, hatırlayacağımız gibi Türk Müziğinin gelmiş geçmiş en büyük şarkıcısı oldu ve Paşa unvanıyla ödüllendirildi.
Müzeyyen Senar Allah yapısı bir yetenekle şarkılarını duyarak ve yürekten söylerdi. Belki köklü bir müzik eğitimi almamıştı ama onun tarzı ile yeni bir ekol yaratılmış oldu. İşte Zeki Müren bu ekolün öğrencisiydi. Yıllar sonra bu ekolün yeni bir temsilcisi ortaya çıktı. O da Müzeyyen Senar gibi, ona has kıvrımlar, yürekten çıkışlarla söylüyor ve dinleyenleri etkileyebiliyordu. Bülent Ersoy şüphesiz günümüz Türk sanat müziği dalının bir Divasıdır ve o da Müzeyyen Senar ekolünün temsilcisidir.
Bu ekolü izleyen başka sanatçı varmı? Diye sorarsanız size Yılmaz Morgül’ün ismini verebiliriz. Kendisi kabul edermi bilemeyiz ama biz dinleyici olarak onu bu ekole yakıştırıyoruz. Ama genç seslerden biri varki o kesin bu ekolün geleceği olacak ve 2020li yıllarda Diva olarak anılacaktır. Bu sanatçı, yani istikbalin Türk Sanat Müziği Divası yine bir Müzeyyen Senar ekolünün temsilcisi olan Gökhan sezerdir. Bu büyük ekolün kurucusu Müzeyyen Senar hanımı Saygı ile ve Ulu Tanrıdan rahmet dileyerek anıyoruz.

Dr. M. Galip Baysan

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget