Abartmak Üzerine - Güner Yiğitbaşı

Abartmak Üzerine - Güner Yiğitbaşı
Bugün politik makale yazmayayım, hiç değilse Pazar günü politikasız geçsin istedim.
Düşündüm ne yazayım diye, her gün hepimizin yaptığı abartmak geldi aklıma ve abartmak üzerine yazmayı düşündüm.
Her zaman olduğu gibi, önce “abartmak” ne demek, onun tanımını ortaya koymak üzere internette google'ye başvurduk ve “abartmak” için aşağıdaki tanıma ulaştık.
Abartmak; “Olayları olduğundan fazla göstermek ya da etkili hale getirmek için yapılan şeydir. Bir olayı veya bir durumu olduğundan daha büyük göstererek anlatmaktır. Bir şeyin tasvirini olduğundan daha fazlaymış gibi anlatmak yada olan bir olayın tanımını olduğundan daha büyük boyutlara taşıma işidir. Bir şeyi veya bir kimsenin durumunu büyülterek söylemek, yani onun özelliklerini açıklamakta aşırı gitmek, olduğundan fazla göstermek demektir.”
Mübalağa da denen abartmak, hepimizin sık sık başvurduğu bir davranış biçimidir.
Bazen; bir şeyi, bir kişiyi, bir durumu, bir davranışı, bir eylemi, bir sanat eserini, bir müzik parçasını olduğundan daha büyük ve değerli, güzel buluruz ve gerçekten, samimi olarak, içimizden öyle geldiği için, o şeyler hakkında abartı derecesinde güzel şeyler söyleriz.
Bazen, içimizden gelmese de, çevre baskısı, toplum psikolojisi, hatır için, bazı şeyleri, kişileri, eserleri, davranışları ve eylemleri olduğundan daha güzel, büyük ve değerli gösteren sözler sarf ederiz.
Kendimizle ilgili bir durumu da abartabiliyoruz bazen. Kişi olarak, soğuk bir havada  üşüdüğümüzde, “dondum” demek suretiyle, üşümemizi olduğundan daha büyük ve fazla gösterebiliyoruz. Veya çok fazla çalışıp yorulduğumuzda, ”yorgunluktan öldüm bittim” demek suretiyle, yorgunluğumuzu olduğundan büyük ve fazla göstermeye çalışıyoruz.
İnsan olarak, doğamız ve egolarımız nedeniyle abartmayı çok seviyoruz.
Özellikle sevgi ve güzellikte abartı ön plana çıkabiliyor.
Sevdiğiniz bir kişi, size hiç abartmadığınız halde, olduğundan daha fazla güzel ve hoş görünebiliyor, başkaları ise, sizi bu konuda abartılı bulabiliyor.
Bir yemekli toplantıya gidiyorsunuz, uzun zamandır görmediğiniz çok sevdiğiniz arkadaşları orada görüyorsunuz ve birlikte oluyorsunuz, alt tarafı bir yemekli toplantı olduğu halde, bu özlem duygusu ve özlediğiniz arkadaşlarınızla özleminizi gidermenin sevinci, sizin o basit yemekli toplantıyı abartarak göklere çıkarmanıza neden olabiliyor çok haklı olarak. Dışarıdan bir kişi, bu toplantıya yapılan aşırı övgü ve sevgiyi anlayamadığı için, abarttığınızı sanabiliyor.
Sevdiklerinize karşı duyduğunuz ve hissettiklerinizi, sevginizi abartın değerli okurlar, kim ne derse desin, bu sizin en doğal hakkınız.

24/02/2019
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget