Vay be. Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını ne kadar düşünüyorlarmış da bizim haberimiz yokmuş.
Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını düşünmek şimdi mi aklınza geldi?
Günaydın efendiler.
Şöyle arkanıza yaslanın, rahat edin ve geçmiş yıllara bir yolculuk yaparak hafızanızı yoklamaya başlayın beyler.
Eski Adalet Bakanının tabiriyle; bilge ve saygın adam, ülkemizin yetiştirdiği büyük ve değerli din alimi sümüklü FETÖ; aynı menzile birlikte yürüdüğü AKP iktidarının desteğini arkasına alarak ele geçirdiği emniyet ve yargıyı ve AKP iktidarını kullanarak, düzmece delillerle Türk Silahlı Kuvvetlerinin saygın ve değerli üst rütbeli subaylarına kurduğu kumpas ve açtırdığı davalarla, ATATÜRK'çü değerli subaylarımızı ve ülkenin genel kurmay başkanını dahi terörist ilan ederek hapse attırdığında, ele geçirdiği Türk Silahlı Kuvvetlerine 15 Temmuz darbe girişiminde bulundurduğunda, bu darbe girişimi sırasında iş başındaki Orgeneral rütbesindeki Genel Kurmay Başkanının; etrafının FETÖCÜ subaylar tarafından kuşatıldığından, darbe girişiminden bihaber ortalıkta dolaşırken, FETÖ'cü darbeciler tarafından tartaklanarak esir alındığında, esir alınmış bu genel kurmay başkanının bu basiretsizliği nedeniyle görevden alınmayarak, kendisine mağdur muamelesi yapılıp onunla yola devam edilmesi ve sonrasında da Milli Savunma Bakanı yapılarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin kendisine bağlandığında, Kuzey Irak da Türk askerlerinin başına çuval geçirildiğinde ve bu aymazlığa sessiz kalındığında, Cemaat ve tarikatların TSK de cirit atmaya başladıklarında. Mehmet Sarı isimli sarıklı ve cüppeli bir amiral ‘in Türk Silahlı Kuvvetlerinde itibar görüp hakkında hiçbir cezai işlem yapılmayarak, disiplin yoluyla ordudan atılmayarak, hiçbir şey olmamış gibi, tüm özlük haklarıyla doğal yollardan emekli edildiğinde, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarı niçin aklınıza gelmedi efendiler. ?
Şimdi sıkı durun en önemlisi de; bu ülkenin yetiştirdiği en büyük ATATÜRK düşmanı ve vatan haini Fesli Kadir; ATATÜRK'e en galiz küfür ve hakaretleri yaparken, kurtuluş savaşını keşke Yunan kazansaydı diyecek kadar alçaklaşırken, kurtuluş savaşının önderi ve ordumuzun ezeli ve ebedi Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK'ün şahsında, aslında Türk Silahlı Kuvvetlerini itibarsızlaştırmasına rağmen, bu ATATÜRK ve onun şahsında TSK düşmanı vatan haini Fesli Kadir'e, hastalığı vesile edilerek, devletin en üst yöneticileri ve Diyanet İşleri Başkanı tarafından resmi kıyafeti ve resmi makam aracıyla Vip ziyaretler yapılarak hediyeler sunulurken aklınız nerelerdeydi, o diyanet işleri başkanı hala vazifesinin başında durmaktadır. Hani, nerede TSK'nın itibarı?
Yaşanan bu gerçekler karşısında diyoruz ki; ATATÜRK'e ve onun ilke ve inkılaplarına, Cumhuriyetin değerlerine, laik cumhuriyete bağlılıklarını, ettikleri yeminle beyan eden ve “Mustafa Kemal'in, ATATÜRK'ün askerleriyiz” diye slogan atarak yeminlerini perçinleyen genç teğmenlere, ATATÜRK ve ona bağlılık yeminleri üzerinden en büyük cezayı, ordudan tart cezasını vermek, asla ve asla ordunun itibarını koruma amacına yönelik değildir.
Bu iktidar döneminde; ordunun, zerre itibarı düşünülseydi, yukarıda sıraladığımız olaylar olduğunda sessiz kalınmaz ve gereği yapılırdı.
Asıl amaç; Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarının korunması olmayıp, genç teğmenlerin ATATÜRK'e, onun ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyete bağlılıklarını ifade eden bu yeminlerinden işkillenen, ATATÜRK'e ve laik Cumhuriyete soğuk bakan, siyasal İslamcı, hem demokrat ve hem de laik olunamaz düşüncesinde olan ERDOĞAN'ın; genç teğmenlerin bu yemininden, istikbale matuf kendisine yönelik potansiyel bir tehdit algılaması ve bu tehdide karşı önlem alma paranoyasıdır, ERDOĞAN'ın bu yeminle sarsıldığına inandığı ordu üzerindeki mutlak otoritesini sağlama ve kendi itibarını koruma altına almaktır.
19/11/2024
Güner YİĞİTBAŞI
Yorum Gönder