Son Konular
Abbas Güçlü Ahmet Tan Alev Coşkun Ali Eralp Ali Sirmen Ali Tartanoğlu Alican Uludağ Altan Öymen Arslan BULUT Ataol Behramoğlu Atilla Kart Aydınlık yazarları Ayşenur Arslan Barış Yarkadaş Bedri Baykam Bekir Coşkun Bilim Teknik Bozkurt Güvenç Burak H. Özdemir Bülent Soylan Can Ataklı Can Dündar Celal Şengör Cengiz Önal Cengiz Özakıncı Cevat Kulaksız Ceyhun Balcı Coşkun Özdemir Cumhuriyet yazarları Cüneyt Arcayürek Deniz Kavukçuoğlu Doğan Kuban Dr. M. Galip Baysan Dünya haberleri Ece Temelkuran Ekonomi Emin Çölaşan Emine Ülker Tarhan Emre Kongar Erdal Atabek Erdal Atıcı Eren Erdem Ergin Yıldızoğlu Erhan Karaesmen Erol Manisalı Ertuğrul Kazancı Eğitim Ferhan Şensoy Fikret Bila Fırat Kozok Gündüz Akgül Güner Yiğitbaşı Güngör Mengi Güray Öz Gürbüz Evren Hakkı Keskin Hasan Pulur Hayrettin Ökçesiz Hikmet Sami Türk Hikmet Çetinkaya Hulki Cevizoğlu Hüner Tuncer Hüseyin Baş Işık Kansu Işıl Özgentürk Kemal Baytaş Kemal Kılıçdaroğlu Kurtul Altuğ Köşe Yazıları Kürşat Başar Levent Bulut Levent Kırca Leyla Yıldız Mehmet Ali Güller Mehmet Faraç Mehmet Haberal Mehmet Halil Arık Mehmet Türker Melih Aşık Merdan Yanardağ Meriç Velidedeoğlu Mine Kırıkkanat Miyase İlknur Mustafa Balbay Mustafa Mutlu Mustafa Sönmez Mümtaz Soysal Müyesser Yıldız Necati Doğru Necla Arat Nihat Genç Nilgün Cerrahoğlu Nuray Mert Nusret Ertürk Oktay Akbal Oktay Ekinci Oray Eğin Orhan Birgit Orhan Bursalı Orhan Erinç Rifat Serdaroğlu Ruhat Mengi Rıza Zelyut Sabahattin Önkibar Saygı Öztürk Sağlık Selcan Taşçı Serpil Özkaynak Sevgi Özel Sinan Meydan Siyaset Soner Yalçın Spor Sözcü yazarları Süheyl Batum Tarih Tarım Tayfun Talipoğlu Tekin Özertem Tülay Hergünlü Tülay Özüerman Tünay Süer Türey köse Türkiye Türkkaya Ataöv Utku Çakırözer Uğur Dündar Uğur Mumcu Vatan Yazarları Video Yakup Kepenek Yazı Dizileri Yaşar Nuri Öztürk Yaşar Öztürk Yener Güneş Yeniçağ yazarları Yurt Yazarları Yüksel Pazarkaya Yılmaz Özdemir Yılmaz Özdil Zeki Tekiner Zeynep Göğüş Zeynep Oral Zulal Kalkandelen chp genel lozan muharrem ince Çiğdem Toker Ömer Yıldız Özdemir İnce Özgen Acar Özgür Mumcu Öztin Akgüç Ümit Zileli İlhan Cihaner İlhan Selçuk İlhan Taşçı İnci Aral İrfan O. Hatipoğlu İsmet İnönü Şükran Soner

Devlete karşı işlenen suçun ne olduğunu biliyor mu acaba?
AKP Genel Başkanı ERDOĞAN, Amerika Birleşik Devletlerine uçmak üzere geldiği Yeşilköy ATATÜRK Havaalanında gazetecilerle konuşmuş ve MHP'nin af teklifiyle ilgili olarak, "Af konusu, eğer bir suç devlete karşı işleniyorsa devletin bunu af yetkisi olabilir. Fakat şahıslara karşı işleniyorsa bunun af yetkisi devlette değildir. Bunu affedebilecek merci mazlum mağdur insanların ta kendisidir. Af ile ilgili talebin içeriği meclise gönderildiğine göre arkadaşlarımız gerekli çalışmaları yapar atılacak adım varsa üzerinde durulur" diye beyanat vermiş.

ERDOĞAN doğruları beyan etmiş.

Gerçekten, Devletin Yasama yetkisini kullanan Türkiye Büyük Millet Meclisi, çıkaracağı bir yasa ile şahıslara karşı işlenen, doğrudan şahısları hedef alan ve onların canlarını, vücut bütünlüklerini, ırz ve namuslarını, şereflerini, özgürlüklerini ve mallarını hedef alan kişilere zarar veren ve onları doğrudan mağdur eden suçların faillerini, bu suçlardan zarar görüp mağdur olan kişilerin rızalarının aksine affedememelidir. Zira, ateş düştüğü yeri yakar.

Çok doğru ve güzel de, acaba bu beyanatı veren AKP Genel Başkanı, Devlete karşı işlenen suç ile kişi ve şahıslara karşı işlenen suç kavramlarının ne anlama geldiğini bilerek mi, bilinçli olarak mı bu beyanatı vermiştir?

Asla, Sayın ERDOĞAN laf olsun torba dolsun kabilinden, hukukçu kurmaylarına danışmadan, devlete karşı işlenen  suç kavramı ile kişilere karşı işlenen suç kavramlarının hukuken ne anlama geldiğini bilmeden, bu demeci vermiştir.

ERDOĞAN; devlete karşı işlenen suç kavramının, hukuken ne anlama geldiğini, hangi suç tiplerinin devlete karşı işlenen suçlardan sayıldığını gerçekten bilseydi, bu demeci asla vermez ve sadece kişilere karşı ilenen suçları affedebiliriz demek zorunda kalırdı.

Zira;RDOĞAN'ın eski dostu ve yol arkadaşı, günümüzde ise, can düşmanı olan Fetullah GÜLEN tarafından kurulan  Silahlı Terör Örgütü'nün 15.Temmuz darbe girişimi, bu örgüte üye olmak, anayasal düzeni devirmeye, hükümeti ve meclisi çalışamaz hale getirmeye ve devirmeye teşebbüs suçları ile bölücü PKK Silahlı terör örgütünün, ülkemizi parçalamaya, ülke topraklarından bir bölümünü ülkemizden ayırmaya yönelik bölücü eylemleri, temelde devletin aleyhine, devlete karşı işlenen suçlardandır.

ERDOĞAN'ın bilinçsiz olarak söylediği, biz devlet olarak ancak devlete karşı işlenen suçları affedebiliriz, kişilere karşı işlenen suçları affedemeyiz şeklindeki beyanlarına bakıp, bu beyanlara itibar edersek, af yasasının kapsamına, terör örgütlerinin yukarıda saydığımız suçlarını almamız gerekecektir. Adam öldürme, yaralama, hakaret, tehdit, kişi özgürlüklerini yok etmeye veya kısıtlamaya yönelik her türden eylemler, hırsızlık, gasp, dolandırıcılık, emniyeti kötüye kullanma, cinsel taciz, uyuşturucu ve benzeri adi suçların hiçbirini, af yasasının kapsamına almamamız gerekecektir.

Ülkemizde buna imkan var mı? Asla.

Kendisini devlet olarak gören, aslında devlete karşı işlenen suç kavramı içinde kalan suçları, kendi şahsına ve iktidarına karşı işlenmiş suç olarak nitelendiren ERDOĞAN hukuki konularda kurmaylarına danışmadan beyanat vermemelidir.

Bu ülkede, BAHÇELİ'nin dayatmasıyla, yeni bir af yasası çıkarsa, siz ERDOĞAN'ın bilinçsizce söylediği sözlerine inanmayın, devlete karşı suç işleyenler değil, yine kişiler aleyhine işlenen suç kavramı içinde kalan suçların failleri bu aftan yararlanacaklardır.

Bu böyle biline.

Güner Yiğitbaşı

24/09/2018
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Neşet Ertaş Ölümünün 6.Yıl dönümünde Anıldı
Abdal Kültürünün son temsilcilerinden Halka Ozanı Neşet Ertaş 6. Ölüm yıldönümünde Nazım Hikmet Merkezi’nde anıldı.
Yenimahalle Nazım Hikmet Kültür Merkezi’ndeki anma etkinliğine, Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar ile birlikte Ertaş’ı seven Kırşehir’liler, öteki yüzlerce kişi salonu tamamen doldurmuştu. Anadolu Folklör Vakfı sanatçıları Kırşehir yöresi oyunlarını sundular. Bu arada Neşet Ertaş’ın babası Muharrem Ertaş’ın Avşar bozlağı kendi sesinden perdede ve salonda yansıyordu. Salonda Neşet Ertaş’ın türkülerini Kırşehir’den gelen Kültür Bakanlığı Abdallar Topluluğundan Aydın Çekiç bağlaması (Çekiç Ali’nin oğlu), Birol Ertaş kemanı ile bozlaklarını türkülerini havalandırdılar. Ayrıca Neşet Ertaş’ın kitabını yazan Bayram Bilge Tokel de, Neşet Ertaş’la ilgili anılarını anlatıp sazı ile onun türkülerini söylerken, Zafer Albayrak ve öteki sanatçılar Neşet Ertaş’ın çeşitli türkülerini söylediler.

Anma Etkinliğine katılan Yenimahalle Belediye Başkanı Fethi Yaşar, Neşet Ertaş’ı anarken şunları söyledi:

Neşet Ertaş Ölümünün 6.Yıl dönümünde Anıldı
­Halkın gönlünde taht kurmuş derin izler bırakmış Anadolu’nun, Kırşehir’in yetiştirmiş olduğu en büyük ozanlarımızdan Neşet Ertaş’ı anmak için bir araya geldik. Devlet Sanatçılığı unvanı yerine halkın kendisine verdiği Neşet Usta, Neşet Baba unvanını tercih etmiş, halkıyla bağını hiç koparmamış olan ozanımızı saygı ve özlemle anıyorum. Neşet Ertaş bir gönül insanıdır. Çünkü sesini, sazını ve duygu dünyasını yansıtan türküleri milyonlarca insanın gönül telini titretmiştir. Kırşehir’in bağrından çıkan kendini hep “garip” olarak nitelendiren bu insan, fakiri zengini okumuşu okumamışı, batılısı doğulusuyla tüm etnik köken ve mezhep inançları üzerine çıkan herkesi birleştiren bir özelliğe sahip olabilmiş. Bunun tek bir nedeni vardır, Neşet zaman ve sınırların ötesine geçebilen ve hepimizin duygularına tercüman olmayı başarabilmiş bir gönül adamıdır. Neşet Ertaş sanatıyla hayatı om kadar içedir ki, çalıp söylediği türkü ve bozlaklarında bütün bir hayat hikâyesini bulmak mümkün olduğu gibi hayatına yakından baktığımızda da o içli türkülerin, acılı bozlakların nasıl olduğunun ipuçlarını da elde ediyoruz.
Yokluk ve yoksulluk içinde gurbette geçen hayatında mütevazı ve insan sevgisi hepimizin yüreğinde izler bırakıyor. Dinleyicilerine sevenlerine, “ayaklarınızın türabı gönüllerinizin hizmetçisiyim” diyecek kadar mütevazı bir insandı. O bağlamayla ve adeta bu dünyaya türkü söylemek için gelmiş gerçek bir kültür ustasıdır. Sayısın kendisi dahi hatırlamadığı bozlak ve türkülerde imzası bulunan, yüreği Anadolu kokan, tezenesinde duygu fışkıran gönül adamı ustayı kaybettik. Ancak ustanın derin manalar içeren türküleri bizlere miras kaldı. İnsan ölümlü hepimiz bir gün gideceğiz, geriye sadece yaptıklarımız miras kalacak, büyük usta zamanın ötesinde bu kubbede hoş bir sada bırakan ölümün kapısından geçerek dost bahçesine erişmiştir.
Karacaoğlan, Yunus Emre, Âşık Veysel gibi bu topraklarda doğmuş, bu topraklarda eseriyle kazınmış, bu topraklara gömülmüş Neşet Ertaş’ın da sözü ve sazı binlerce yıl söylenmeye devam edecektir.
Bize ne mutlu ki, usta henüz hayatta iken bu merkezin hemen yanında bir park yaptık ve hizmete açtık, ustayı burada ölümsüzleştirdik. Ustanın eserlerini büyük bir keyifle dinleyeceğimiz bu akşam da kendisini bu akşam bir kez daha saygıyla özlemle anıyorum”.
Neşet Ertaş’ın 6. ölüm yıldönümünde etkinlikler, türküler, anlatılan anılarla iki saat süren programda salonu dolduranlar tarafından coşku ile izlendi.
Neşet Ertaş Ölümünün 6.Yıl dönümünde Anıldı
Neşet Ertaş Ölümünün 6.Yıl dönümünde Anıldı Neşet Ertaş Ölümünün 6.Yıl dönümünde Anıldı

Cevat Kulaksız 


Cevat Kulaksız 

Danıştay Şu Anda Başkansızdır
Yazımızın başlığına bakınca, Danıştay şu anda nasıl başkansız olabilir, başında Zerrin GÜNGÖR yok mu diye hayretle sorduğunuzu görüyor gibiyim.
Bize göre, fiili duruma bakarak hüküm vermeyiniz
Evet, şu an itibariyle Danıştay, Anayasamıza ve yasalarımıza göre başkansızdır.
Zira, Danıştay'ın başkanlık koltuğunda fiilen oturmakta olan hanımefendi, bağımsız ve tarafsız olması gereken hakimlik ve başkanlık niteliklerini yitirdiğini, hal ve hareketleriyle kamuoyuna açıkça göstermiştir.
Yürütmenin başı ile çay toplama gezilerine çıkan, CHP'yi eleştiren siyasi beyanlarda bulunan, yürütme karşısında bağımsız ve dik duramayan, cüppesinde ilikleyecek ilik ve düğme arayan bu hanımefendi, işgal ettiği başkanlık koltuğunun şeref ve onurunu, bağımsız ve tarafsızlığını koruyamamış, yürütme erkinin önünde eğilmek zorunda kalmıştır.
Biz hukukçu kimliğimizin gerekli kıldığı titizliğimizin gereği, bizde çok önce oluşan bu kanaatimizi, iyice emin olmadan, kamuoyu ile paylaşmakta acele etmedik.
Danıştay, Anayasamıza göre idarenin, yani yürütmenin her türlü eylem ve işlemlerinin hukuka uygunluğunu denetleyen, yürütmenin bazı işlemleri için  ilk derece ve genel olarak da yüksek bir denetim mahkemesidir.
Bu itibarla, Danıştay'ın ve onun başkanlık koltuğunda oturan kişinin bağımsızlığı ve tarafsızlığı, demokrasimiz açısından çok önemlidir.
Tarafsız ve bağımsız olması gereken  bir Danıştay Başkanı, tarafsızlığı konusunda şüphe doğuracak şekilde, yürütmenin başı ile dirsek temasına giremez, onunla sıkı fıkı olamaz, aile yakınlarından birinin hak etmediği görevlere getirilmesini talep edemeyeceği gibi, kendisinin istek ve talebi olmadığı halde, kendisine yaranılmak  için böyle bir işlem tesis edilmesi halinde de, sessiz kalamaz ve bunu kabul edemez.
Danıştay Başkanlığı koltuğunu işgal eden hanımefendi, eylem ve işlemlerinin hukuki denetimini yapacağı yürütmenin başının; Kur’a ile ilk kez atandığı Elazığ hakimliğinden, daha göreve dahi başlamadan bir gün sonra Ankara’ya Yargıtay Tetkik Hakimliğine atanan öz kızını, Sarayında yanına alarak, hukuk işlerinde daire başkanı olarak görev vermesini, asla kabul edemez ve etmemelidir.
Bizim Danıştay Başkanımız olan hanımefendi, bu atamaya sessiz kalmış ve atamayı kabullenmiş olmakla, kesin bir şekilde bağımsızlığını ve tarafsızlığını yitirdiğini, Danıştay Başkanlığı niteliklerini kaybettiğini kanıtlamıştır.
Bu nedenle ,bu hanımefendinin Danıştay Başkanlığı, bize göre yok hükmündedir.
Bu yazımız nedeniyle; bu hanımefendi bize sakın ola ki, darılıp gücenmesin, hakarete uğradığını iddia ederek mağdurluğa soyunmaya kalkmasın, bu hanımefendi kendi eylem ve davranışlarıyla, hakimlik mesleğine ihanet etmiş, kendisinin ve temsil ettiği Danıştay'ın şerefini, bizzat kendisi ayaklar altına almıştır. Yargı yetkisini, adına kullandığı Türk Milleti ve onun bir ferdi olan biz bu hanımefendiden şikayetçi ve davacıyız, bu böyle biline.

Güner Yiğitbaşı

 22/09/2018
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Atatürk düşmanlarına mı iade edilecek?
AKP'nin koltuk değnekliğine soyunan Bay BAHÇELİ; ATATÜRK’ün, temsil ve yönetimini kurucusu ve genel başkanı olduğu CHP'ye bıraktığı ve vasiyet ettiği %28.09 oranındaki hisseyle ilgili sorulan soruya, ”CHP'nin ATATÜRK'ün mirası diye nitelendirilen yüzde 28'i Türk milletine iade etmesi lazım ATATÜRK'ün gerçek varisi Türk milletidir. Herhangi bir kurum ve kuruluş değildir. Bunu Türk milletine iade ettiğini beyan etsin mesele kalmaz.” diye cevap vererek, bu tartışmayı gündeme getiren, biat ettiği AKP Genel Başkanı'na sahip çıkmıştır.

Bahçeli'nin bu beyanına hiç şaşırmadık, zira sahibinin sesi gibi konuşmak zorunda, siyasi geleceği için.

Bizi şaşırtan husus şu oldu; güya ATATÜRK'ün gerçek varisi Türk Milletiymiş, CHP değilmiş, CHP bu hisseleri Türk Milletine iade etmeliymiş.

Bay BAHÇELİ; sen, ATATÜRK’ün gerçek varisi addettiğin hangi Türk Milletinden bahsediyorsun, ATATÜRK’ü seven, onun şahsına, serlerine ve en başta laiklik ilkesi olmak üzere devrimlerine ve ilkelerine saygılı olan ve  onun gerçek varisliğini gerçekten  hak eden Türk Milleti çoğunluğu mu bıraktınız ülkemizde?

Sürekli ve sistemli olarak; statlardan, havaalanlarından, meydanlardan, caddelerden, okullardan ATATÜRK’ün ismini silerek, buralara Osmanlı'nın isimlerini veren ve vermeye çalışan, İstanbul’daki ATATÜRK Havaalanı'nın yerine yapımına başlanan ve yapımı bitme aşamasında olan, ATATÜRK Havaalanı'nın sadece adresini ve kapasitesini değiştirecek olan  İstanbul'un 3. Havaalanı'nın ismini Abdülhamit Han olarak değiştirmeyi düşünen ve planlayan, ATATÜRK’ün büst ve heykellerini şehir meydanlarından kaldırarak salaş depolarda köhnemeye terk eden, ATATÜRK’ün büst ve heykellerine saldırıp tahrip eden, kişi ve kuruluşlara, belediyelere karşı suskun kalarak, bu aymazlıklara adeta destek veren, ATATÜRK’ün laik eğitim sistemini yerle bir ederek sadece ülkenin imam ihtiyacını karşılamak için açılan imam hatip meslek okullarını lise haline getirerek, üniversitelerin tüm dallarında okuma hakkı tanıyan, düz liselerin neredeyse tamamına yakınını din ağırlıklı eğitim veren anti laik eğitim kurumu imam hatip liselerine dönüştüren, ATATÜRK’ün değer verdiği bilim ve aklı eğitimden çıkaran, ATATÜRK’ün hediyesi milli bayramları layık olduğu şekilde kutlamakta nazlanan, tescilli ATATÜRK düşmanı fesli sözde tarihçi bir şahsı el üstünde tutan ve kendisine vip ziyaretlerde bulunan bir siyasi iktidara tahammül eden, onu on altı yıl sandıkta oy vererek iktidara getiren ve sırtında taşıyan, tüm bu olup bitenler karşısında sessiz kalan seçmen çoğunluğunun da içinde bulunduğu, tüm bunlara ilaveten, Suriyeli ne idükleri belirsiz kişilerin de vatandaş yapılarak, Türk Milleti içinde yer verildiği insanlar mıdır ATATÜRK’ün gerçek varisleri?

Saçmalama Bay BAHÇELİ. Nüfus kağıtlarında Türk Vatandaşı da yazsa, Türk Milletinin unsurları olarak da kabul edilseler, ATATÜRK’ün; ATATÜRK düşmanı insanlara ve milletin parasını kendi şahsi lüks ve şatafatları için acımasızca harcayan iktidarlara, çarçur etmeleri için iade edilecek İş Bankası hissesi olamaz.

Güner Yiğitbaşı

20/09/2018
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Düşündüren Yargıtay Kararı…
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 2. maddesi “Türkiye Cumhuriyeti, ……………., demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” der
Hukuk devletinin olmazsa olmazı, herkesin Anayasaya ve yasalara uyması, verilen kararların yasalara ve Anayasaya uygun olmasını gerekmektedir.
Bilindiği gibi Enis Berberoğlu 26. dönem CHP Milletvekili iken MİT TIR’ları olayından dolayı casusluk suçunu işlediği savıyla tutuklanmış ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından 25 yıl hürriyeti bağlayıcı ceza (hapis) ile cezalandırılmış, bu kararı itiraz üzerine inceleyen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin (İBAM) 2. Ceza dairesi kararı esastan bozmuş ve dosyayı 14. Ağır Ceza Mahkemesine göndermişti.
14. Ağır Ceza Mahkemesi bozma kararı usul ve yasalaları aykırıdır gerekçesiyle dosyayı 2. Ceza dairesine geri göndermişti.
Dosyayı yeniden inceleyen İBAM 2. Ceza Dairesi olayın “casusluk” suçu değil, "devletin güvenliği, iç veya dış siyasal yararları bakımından niteliği itibarıyla gizli kalması gereken bilgileri açıklamak" suçunu oluşturduğunu kabul ederek Enis Berberoğlu’nu 5 yıl 10 ay hürriyeti bağlayıcı ceza ile cezalandırmış ve tutukluğunun devamına karar vermişti.
Bu karar, İBAM Cumhuriyet Savcısı tarafından temyiz edilerek, Enis Berberoğlu’nun casusluk suçundan cezalandırılması istemiş ve dosya  Yargıtay 16. Dairesine gönderilmişti.
24 Haziran 2018 tarihinde yapılan genel seçimlerde Enis Berberoğlu yeniden 27. Dönem CHP milletvekili seçilince Avukatları daireye başvurarak Enis Berberoğlunu’nu yeniden dokunulmazlık kazandığını Anaysanın 83 maddesi gereğinde davanın durdurulmasını istemişlerdi.
Ancak Daire durdurma isteğini redderek, turtukluluğunun devamını kararlaştırmıştı.
20.09.2018 günü dosyayı karara bağlayan Yargıtay 16. Ceza Dairesi “5 yıl 10 ay hapis cezasını onadı. Yargıtay, milletvekilliği sona erinceye kadar Enis Berberoğlu'nun cezasının infazının durdurulmasına ve salıverilmesine” karar verdi.
 Bu kısa anımsatmadan sonra, Anayasanın 83 maddesine baktığımızda; Anayasanın 83 maddesinin 2. fıkrası “Seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili, Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz ve yargılanamaz. Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali ve seçimden önce soruşturmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14 üncü maddesindeki durumlar bu hükmün dışındadır.”
Ayni maddenin son fıkrası “Tekrar seçilen milletvekili hakkında soruşturma ve kovuşturma, Meclisin yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlıdır.”
Anaysanın bu amir hükümleri karşısında kararın, hukuka, Anayasaya uygunluğunu kabul etmek olanağı yoktur.
Enis Berberoğlunun durumunda;
a)Ağırcezayı gerktirem suçüstü hali varmıdır?
-Hayır.
b)Üzerine atılan suç Anaysanın 14. maddesinin kapsamına giriyor mu?
-Hayır.
c) 24 Haziranda yapılan genel seçimlerde tekrar milletvekili seçildikten sonra TBMM tarafından dokunulmazlığı kaldırılmış mıdır?
-Hayır.  
Anayasanın bu amir hükümler karşısında, davanın dönem sonuna kadar durdurulması gerekirken, hüküm kurulmasını hukukçu kimliğimle her hangi bir yasaya ve Anayasaya uygun bulmuyorum.
Onama kararı TBMM de okunduğu an Enis Berberoğlu’un dokunulmazlığı kalkacak ve milletvekilliği düşecektir.
Umarım, TBMM’nin değerli üyeleri bu hataya düşmeyip , Mahkemece yapılan yanlışı gidereceklerdir.
Son dönemlerde meslektaşlarım tarafından verilenbu tür kararlarla yargı bağımsızlığına, adil ve tarafsız yargılamaya gölge düşürüldüğünden içimin acıdığını belitrmek istiyorum.

Gündüz Akgül

20.09.2018
Gündüz AKGÜL 
Emekli Cumhuriyet Savcısı

Devlet üretimi bıraktı krizin nedeni bu
AKP’nin özelleştirme ısrarı kamu kurumlarının elden çıkarılmasıyla sonuçlandı. CHP’li Haydar Akar, kamunun elinde sadece 71 kurum kaldığını söyleyerek "Üretimden vazgeçtiler. Ekonomik krizin ana sebebi bu" dedi.

Türkiye'de cumhuriyet döneminin ilk yıllarında devlet yatırımlarına büyük önem vererek şeker, demir, kağıt, çay, fındık, elektrik, taş kömürü gibi üretim yapan büyük fabrikalar inşa edildi. 1990'lı yıllarda büyük bir özelleştirme rüzgarına kapılan Türkiye'de birçok kamu kuruluşu özelleştirmeden nasibini aldı. AKP'nin hızlı özelleştirme politikaları sonucu şu an devlete ait ya da devletin ortak olduğu yalnız 71 kurum kaldı. 1995'te Türkiye'de kamu işletmelerinin sayısı 278'di. Özelleştirmelerle birlikte 2000'li yılların başında bu sayı 240'a, AKP döneminde ise devlete ait ya da devletin ortak olduğu yalnız 71 kurum kaldı.

“SORUMLUSU AKP'DİR”

Konuyla ilgili Sözcü'ye açıklamalarda bulunan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Kocaeli Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi, önceki dönem KİT Komisyonu Üyesi Haydar Akar, ekonomik krizin temel nedeninin üretimden vazgeçip tüketime yönelmek olduğunu söyleyerek “Bunun en büyük sorumlusu AKP'dir” dedi. Haydar Akar açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “1980 yılında Türkiye'deki kamu iktisadi işletmelerinin sayısı 166'ydı. Bu rakam kimi şirketlerin bünyesinde kurulan yan işletmelerle birlikte arttı. 1995 yılında Türkiye'de kamuya ait işletmelerin sayısı 278'di. Türkiye Cumhuriyeti bu işletmelerin büyük bir bölümünden kâr elde ediyordu. Kâr getirmeyen işletmeler ise vatandaş için hizmet üretiyordu. Bu işletmelerle zaman içerisinde ilgilenen olmadı. İşletmelerde yer alan makineler eskidi, kadrolar şişti. Bu da işin bahanesi oldu. ‘Zarar ediyor' denilerek düğmeye bir bastılar, Türkiye'nin doğusundan batısına ne var ne yok sattılar.”

TELEKOM, HATALAR SİLSİLESİ


CHP Kocaeli milletvekili Akar, AKP döneminde özelleştirmede müthiş bir artış görüldüğünün altını çizerek,  “Son olarak şeker fabrikalarının da satılmasıyla birlikte Türkiye'de kamuya ait işletme sayısı 71'e kadar düştü. Bu özelleştirmeleri öyle gözü kapalı ve kör bir anlayışla yaptılar ki bunun da son örneğini Türk Telekom'da gördük. Bir firma adeta Türkiye Cumhuriyeti'ni dolandırdı ve kaçtı.

Türkiye Cumhuriyeti bankalarından çektiği kredilerle, Türk Telekom mülklerini ipotekleyerek özelleştirme ihalesini kazanan firma, birkaç yıl boyunca vatandaştan para topladıktan sonra kredi borcunu ödemedi ve çekti gitti. AKP döneminde yapılan neredeyse bütün işler gibi bunun da ne kadar büyük bir hatalar silsilesi ile yapıldığını gördük” şeklinde konuştu.

“SEKA  SATILDI, TUVALETTE  KULLANACAK  KAĞIT  BULAMIYORUZ”

Satılan kurumların parlak dönemlerinde ihracat yaptıklarını ve ülke ekonomisine ciddi katkılar sunduklarını savunan Akar, sözlerini şöyle sürdürdü: “8 ilde üretim tesisi bulunan SEKA Kağıt Fabrikası, Japonya'ya bile kağıt ihraç ediyordu. Böylesi büyük bir üretim alanını hiçe sayan AKP yüzünden bugün ülkede döviz kuru her geçen gün yükseliyor. Çok derin bir yarayı yara bandıyla kapatmaya çalışıyorlar ancak ekonomi kangren olmuş durumda. Bunun yanında özelleştirmeler nedeniyle parayla satın alınacak ürün bile bulunamıyor. Yine SEKA satıldığı için gazete basacak, kitap yapacak, tuvalette kullanacak kağıt bulamıyoruz.”

İŞTE AKP’NİN SATTIKLARI
– Paşabahçe Cam Sanayi
– Ereğli Demir Çelik
– İskenderun Demir Çelik
– ASELSAN Hisseleri
– HAVELSAN Hisseleri
– ETi Holding
– PETKİM
– TÜPRAŞ
– BURSAGAZ
– ESGAZ
– EÜAŞ Ahlat Akarsu Sant.
– TEDAŞ Başkent Elektrik
– Ünye Çimento A.Ş.
– Türkiye Gübre Sanayi A.Ş.
– TEKEL Alkollü İçkiler A.Ş.
– İstanbul Sigara Fabrikası
– Kıbrıs Türk Tütün Ltd. Şti.
– Merinos Halı Markası
– Seydişehir Eti Alüminyum
– Mazıdağı Fosfat Tesisleri
– Hekimhan Demir Madeni
– Güney Ege Linyit İşletmesi
– Ayvalık Tuz İşletmesi
– Çankırı Kaya Tuzlası
– Et Balık Samsun Soğuk Hava
– Sümer Holding
– Yeşilova Halı, Yün, İplik
– Manisa Pamuklu Mensucat
– Beykoz Deri ve Kundura
– Manisa Et-Tavuk Kombinası
– Kütahya Şeker Fabrikası
– OYAKBANK
– T. Sınai Kalkınma Bankası
– Yapı Kredi Bankası
– Sabiha Gökçen Havaalanı
– SEKA
– THY-USAŞ Hisseleri
– Türk Telekom
– AyCell
– Araç Muayene İstasyonu
– Ray Sigorta A.Ş.
– Başak Sigorta A.Ş.
– İskenderun Limanı
– SÜTAŞ Malatya İşletmesi
– Ortadoğu Teknopark A.Ş.
– İstanbul İmar LTD. Şti.
– TCDD Mersin Limanı
– Büyük Efes Oteli
– SEKA'nın fabrika ve tesisleri
– Başkent Doğalgaz Dağıtım
– Koç Holding hisseleri
– THY- Lojmanları
– Trakya Cam ve Anadolu Cam
– KTHY hisseleri
– TOFAŞ hisseleri
– ÇELBOR
– TAKSAN
– Oymapınar Barajı
– Antalya Limanı
– GERKONSAN
– DİTAŞ
– TÜMOSAN
– Ortadoğu Teknopark a.ş.
– Sakarya Traktör İşletmesi
– HEKTAŞ A.Ş.
– Büyük Ankara Oteli
– Büyük Tarabya Oteli
– Kızılay Emek İşhanı
– Kuşadası Tatil Köyü
– İstanbul Hilton Oteli
– Çelik Palas Oteli
– Erciyes Sosyal Tesisleri,
– Ataköy Otelcilik A.Ş.
– Ataköy Marina
– Kuşadası Tatil Köyü
– Yeditepe Beynelmilel
– Otelcilik  hiseleri
– OYAK İnşaat hisseleri
– MEYBUZ A.Ş.
– ARÇELİK hisseleri
– ASPİLSAN Askeri Pil San.
– TKİ'ye ait 79528 ve 73021no.lu maden ruhsatları
– Cam ve Çimento Sanayi
– Soda Sanayi ve Metal
– BUMAS
– ERYAĞ
– İstanbul İmar Ltd. Şti.
– SÜTAŞ hisseleri
– Tercan İşletmesi makineleri

GÜBRE SANAYİ İŞLETMELERİ

– Gemlik, Samsun, İstanbul ve Kütahya fabrikaları, İstanbul Satın Alma Müdürlüğü Binası, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Fatsa depoları

TEKEL İŞLETMELERİ
– Alkollü İçk. Sanayi
– Adana, Tokat, Bitlis, Malatya,  Samsun-Ballıca sigara fabrikaları, ambalaj fabrikası müdürlüğü
– Ankara Başmüdürlük Binası (İkiz Kuleler)
– Bodrum tesisleri ve taşınmazları
– Gemlik Suni İplik Müessesesi taşınmazları
– İnegöl Kibrit Fabrikası
– İstanbul Tütün Mamulleri
– Kastamonu Jüt İpliği Fabrikası makine ve teçhizatı
– TEKA
– Sigara San. İşletmesi'ne ait puro marka ve varlıklar
– İzmir Yaprak Tütün İşletmesi makine – teçhizatı

TUZ İŞLETMELERİ

– Çamaltı, Tuzluca Tuzlası, Yavşan Tuzlası, Kağızman Tuzlası,Kaldırım Tuzlası, Kayacık Tuzlası, Kristal Tuz Rafine, Sekili Tuzlası

SÜMER HOLDİNG


– Adıyaman, Bakırköy, Diyarbakır, Malatya, Sarıkamış
ve TÜMOSAN işletmesi
– Sarıkamış Ayakkabı İşletmesi
– Çanakkale Sentetik Deri İşletmesi
– Akdeniz İşletmesinin Makine ve teçhizatları
– Merinos İşlet. makine ve teçhizatları

ŞEKER FABRİKALARI

– Adapazarı Şeker Fabrikası
– Amasya Şeker Fabrikası
– Et ve Balık Üretim A.Ş.
– Mersin Soğuk Hava Depoları
– 11 Mağaza, 23 büro

SANTRALLER


– Akyazı, Anamur,  Bayburt, Berdan, Besni, Bozkır , Bozüyük  Bozyazı, Bünyan,  Büyükkızoğlu, Cerrah, Çağ, Çamardı, Çemişgezek, Değirmendere, Derinçay, Dere, Dereköy, Derme, Durucasu, Engil, Erciş, Erkenek, Ermenek, Esendal, Finike, Girlevik, Göksu, Hendek, Hoşap, İvriz, Karaçay, Karaköy, Kayadibi, Kayaköy, Kernek, Kısık ve Kiti, Kovada I, Kovada II, Koyulhisar,  Kuzuculu, Malazgirt,  Otluca, Pınarbaşı, Sızır, Silifke, Sönmez, Suuçtu, Telek, Uludere, Visera (Işıklar) ile Zeyne akarsu santralleri.
– Hamitabat Elek. Üretim
– Çatalağzı Termik Santrali
– Kangal Termik Santrali
– Kemerköy Termik Santrali
– Kemerköy Liman Sahası
– Orhaneli Termik Santrali
– Seyitömer Termik Santrali
– Soma Termik Santrali
– Tunçbilek Termik Santrali
– Yatağan Termik Santrali
– Yeniköy Termik Santrali

ELEKTRİK DAĞITIM ŞİRKETLERİ

– Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ)
– Akdeniz Elektrik Dağıtım
– ARAS Elektrik Dağıtım
– Başkent Elektrik Dağıtım
– Boğaziçi Elektrik Dağıtım
– Çamlıbel Elektrik Dağıtım
– Çoruh Elektrik Dağıtım
– Dicle Elektrik Dağıtım
– Fırat Elektrik Dağıtım
– Gediz Elektrik Dağıtım
– İstanbul Anadolu Yakası
– Elektrik Dağıtım
– Meram Elektrik Dağıtım
– Osmangazi Elektrik Dağıtım
– Sakarya Elektrik Dağıtım
– Toroslar Elektrik Dağıtım
– Trakya Elektrik Dağıtım
– Uludağ Elektrik Dağıtım
– Vangölü Elektrik Dağıtım
– Yeşilırmak Elektrik Dağıtım

BANKALAR

– İş Bankası hisseleri
– Halk Bankası hisseleri

ETİ HOLDİNG


– Mazıdağ Fosfat, Divriği Demir Madeni, Alümina Madeni
– Bursa Linyitleri İşletmesi, ETİ Bakır, ETİ Elektro Metalurji, ETİ Gümüş, ETİ Krom, Çayeli Bakır İşletmeleri, Karadeniz Bakır İşletmesi, Samsun İşletmesi, Murgul işletmesi, Giresun'da 2  Maden ruhsatı Murgul Hidroelektrik Santrali Samsun'daki  taşınmazlar
ve 1 maden ruhsatı.

TERSANE, LİMAN VE GEMİLER

– Taşucu Tersane Alanı Afyon, Aksu, Balıkesir, Kastamonu Akkuş, Çaycuma ve Karacasu işletmeleri
– Ankara Alım Satım Müdürlüğü binası, Ardanuç İşletmesi varlıkları, YİBİTAŞ Torba İşletmesi, İskenderun Limanı, Derince Limanı, Taşucu Limanı, İskenderun İSDEMİR Limanı, Ereğli ERDEMİR Limanı

TDİ İŞLETMELERİ

– Türkiye Denizcilik İşletmesi'ne (TDİ) ait 9 gemi, Çeşme Limanı, Trabzon Limanı, Deniz Nakliyatı T.A.Ş. 3 tanker, Dikili Limanı, Fenerbahçe-Kalamış Yat Limanı, Kuşadası Limanı, Ankara Feribotu, Samsun Feribotu, Karadeniz Gemisi
– Nakliyat İnşaat Turizm İhracat Pazarlama A.Ş., Salıpazarı Liman Sahası, Turan Emeksiz Yolcu Gemisi,Yakıt II Gemisi

KAPATILAN İŞLETMELER

– SSK Eczaneleri (Tasfiye Edildi) n Köy Hizmetleri  (Tasfiye edildi) n REYTEK

KAMUNUN ELİNDE KALAN ŞİRKETLER

Posta ve Telgraf Teşkilatı A.Ş. (PTT)
Türkiye Radyo Televizyon Kurumu (TRT)
Türksat Uydu Haberleşme Kablo TV ve İşletme A.Ş.
İstanbul Olimpiyat Oyunları Hazırlık ve Düzenleme Kurulu
Türkiye Kömür İşletmeleri Kurumu (TKİ)
TKİ Ege Linyitleri İşletmesi
TKİ Garp Linyitleri İşletmesi
TTK Amasra Taşkömürü İşletmesi
TTK Armutçuk İşletmesi
TTK Kozlu İşletmesi
TTK Üzülmez İşletmesi
TTK Karadon İşletmesi
Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ)
T. Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ)
Elektrik Üretim A.Ş. (EÜAŞ)
Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt A.Ş. (TETAŞ)
Yeniköy-Yatağan Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş.
Kemerköy Elektrik Üretim ve Tic. A.Ş.
Soma Elektrik Üretim ve Ticaret. A.Ş.
T. Elektromekanik Sanayi Genel Müdürlüğü (TEMSAN)
Ankara Doğal Elektrik Üretim ve Ticaret A.Ş. (ADÜAŞ)
T.C. Devlet Demiryolları (TCDD)
Türkiye Vagon Sanayi A.Ş. (TÜVASAŞ)
Türkiye Lokomotif ve Motor Sanayii A.Ş. (TÜLOMSAŞ)
Türkiye Demiryolu Makineleri Sanayii A.Ş. (TÜDEMSAŞ)
T. Elektrik Dağıtım A.Ş. (TEDAŞ)
Türkiye Denizcilik İşletmeleri A.Ş. (TDİ)
Devlet Hava Meydanları İşletmesi (DHMİ)
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM)
Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO)
Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ)
Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım A.Ş. (TPPD)
TÜBİTAK Marmara Teknokent A.Ş.
Toplu Konut İdaresi (TOKİ)
Vakıf İnşaat Restorasyon ve Ticaret A.Ş.
Çay İşletmeleri (ÇAY-KUR)
Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO)
Atatürk Orman Çiftliği (AOÇ)
TTA Gayrimenkul A.Ş.
Doğusan Boru Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Tarım İşletmeleri (TİGEM)
Et ve Süt Kurumu (ESK)
Milli Piyango
Devlet Malzeme Ofisi (DMO)
T.C. Ziraat Bankası A.Ş.
Ziraat Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
Ziraat Portföy Yönetimi A.Ş.
Ziraat Finansal Kiralama A.Ş.
Ziraat Sigorta A.Ş.
Ziraat Hayat ve Emeklilik A.Ş.
Ziraat Teknoloji A.Ş.
Ziraat Katılım Bankası A.Ş.53.
Türkiye Halk Bankası A.Ş.
Halk Sigorta A.Ş.
Halk Hayat ve Emeklilik A.Ş.
Halk Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş.
Halk Yatırım Menkul Değerler
Halk Finansal Kiralama A.Ş.
Halk Portföy Yönetimi A.Ş.
Halk Faktoring A.Ş.
Bileşim Alternatif Dağıtım Kanalları ve Ödeme Sistemleri A.Ş.
Türkiye İhracat Kredi Bankası
İller Bankası A.Ş. (İLBANK)
Türkiye Kalkınma Bankası A.Ş.
Tasfiye Halinde Kalkınma Yatırım Menkul Değerler A.Ş.
Arıcak Turizm ve Ticaret A.Ş.
Türkiye Emlak Bankası A.Ş.
Eti Maden İşletmeleri
Makine ve Kimya Endüstrisi Kurumu (MKE)
T.H. Karadeniz Bakır İşletmeleri A.Ş.
Sümer Holding A.Ş.
– Devletin ortak olduğu ya da hisselerinin bir kısmını elinde tuttuuğu kurumları da gösteriyor.

Kaynak : Uğur ENÇ SÖZCÜ

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget