Evrensel bir ceza hukuk kuralıdır.
Kanunsuz suç ve ceza olmaz kuralı.
Herkesin anlayabileceği bir dille kısaca anlatmak gerekirse;
Ceza kanunlarında tüm unsurlarıyla açık ve net bir şekilde
tanımlanarak suç sayılmayan bir eylemden dolayı, benim canım öyle istiyor
diyerek, kimse suçlu ilan edilemez ve cezalandırılamaz.
Aynı şekilde, ceza
kanunlarında tanımlanan ve suç sayılan bir fiili işleyen kişi, suç sayılan o
fiil için kanunda belirtilen cezadan başka bir cezayla, örneğin daha ağır veya
daha hafif bir cezaya çarptırılamaz.
CHP'nin eski ve Yeni Partinin yeni genel başkanı Özgür
ÖZEL'e milletvekili ve belediye başkanı adayı yapılmaları karşılığında bir
milletvekili ve bir büyükşehir belediye başkanından para alarak rüşvet suçu
işlediği iddia edilerek ve belki de bu nedenle dokunulmazlığı kaldırılarak
tutuklanacağı ve Yeni Parti'nin önünün kesileceği şayiaları, kamuoyunda dillendirilmektedir.
Bir siyasi partinin genel başkanı olan ve bu sıfatıyla
adaylık karşılığı rüşvet aldığı iddia edilen Özgür ÖZEL, aynı zamanda bir
milletvekili olsa da, aday belirleme işi, milletvekilliğinin görev alanına
giren bir iş olmadığı ve aday belirleme işinin görev alanına girdiği parti
genel başkanlığı sıfat ve görevinin de rüşvet suçunun faili olabilen ve ceza
kanununda aranan bir memur veya kamu görevlisi değildir. Cinayet, gasp, hırsızlık,
yaralama gibi çoğu suçu işleyebilmek için failin sıfatı ve görevi önemli
değildir, her sıfattan ve görevden kişi bu tür suçları işleyebilir, bazı sıfat
ve görevler suçun şiddet sebebi sayılabilir. Bu nedenle; devleti, devletin
idaresini temsil eden ve rüşvet eylemiyle devlet idaresine olan güveni sarsan
bir memur ve kamu görevlisinin işleyebileceği bir suç olan rüşvet suçu, bir
memur veya herhangi bir kamu görevlisi olmayan siyasi parti genel başkanı olan
Özgür ÖZEL tarafından işlenemez.
TCK. rüşvet suçunu tanımlayan 252. maddesinde memur veya
kamu görevlisi olmadıkları halde memur ve kamu görevlileri gibi rüşvet suçunun
faili olabilecek kişiler açıkça sayılmıştır. Siyasi Partilerin genel başkanlarının
rüşvet suçunun failleri olabileceği ilgili ceza maddesinde yer almamaktadır. Kanunsuz
suç olmaz ilkesi gereğince bir siyasi partinin genel başkanı olan Özgür ÖZEL, rüşvet
almakla suçlanamaz.
Velev ki; eskiden CHP'nin şu anda da Yeni Partinin genel
başkanı olan Özgür ÖZEL'in bir kamu görevlisi olduğunu ve rüşvet suçunun faili
ve sanığı olabileceğini kabul edelim. Özgür ÖZEL'in bu kabule rağmen rüşvet
suçunu işlediğinin iddia edilebilmesi için, kanunda rüşvet suçu için
aranan suçun diğer unsurlarının da
oluşması zorunludur.
TCK 252 de tanımlanan rüşvet suçunun unsurlarına bakıyoruz;
Rüşvet almakla suçlanan kamu görevlisinin; görevinin
ifasıyla ilgili, yani görev alanına giren ve görevinin ifasıyla ilgili olarak
aslında yapmak zorunda olduğu bir işi yapması için, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye
menfaat sağlaması zorunludur.
Biraz daha açık yazalım, Özgür ÖZEL'in; tekrar aday
yapılması karşılığında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin BÖCEK'den
para alarak kendisine veya CHP'ye menfaat sağladığını varsayalım. Genel başkan
sıfatıyla aday belirleme işinin de, partinin yetkili organlarını dışlayarak tek
başına kendi görev alanına giren görevinin ifasıyla ilgili bir iş olduğunu
kabul edelim, Muhittin BÖCEK'in aday olup belediye başkanı seçilebilmesi için
tüm yasal koşulları üzerinde taşıyor olması, ona mutlaka aday yapılması hakkını
vermemektedir, yani genel başkan, Muhittin BÖCEK'i aday yapmak zorunda değildir,
bu bir tercih meselesidir. Aday olmak da, Muhittin BÖCEK için yaşamsal bir zorunluluk
değildir. Muhittin BÖCEK, yasal koşulları üzerimde taşıyorum, adaylığım için yasal hiçbir engel olmadığı
halde, adaylığımın kabulü için benden para aldılar deme hakkına sahip değildir.
Adama, anandan belediye başkanı olarak mı doğdun, seni aday yapmak
mecburiyetleri yok, tercih parti üst yönetimine ait, partiye bağış yapanı
tercih etmek partinin ilgili üst yönetiminin hakkıdır, paranı kaptırmasaydın
derler ancak. Kardeşim; partilerden aday adayı olmak için başvuran kişilerden
bugüne kadar yüklü miktarda para yatırmaları istenmiyor muydu, ne çabuk
unuttunuz her partinin yıllardan beri yaptığı bu uygulamaları?
Rüşvet suçunun ikinci işleniş haline gelince; bir memur veya
kamu görevlisinin, görev alanına giren ve görevinin ifasıyla ilgili olarak
yasalara göre aslında yapmaması gereken, yapmamak zorunda olduğu bir işi, kendisine veya göstereceği bir başka kişiye
menfaat sağlama karşılığında, yasalara
aykırı olarak yapması halidir, yani
yasal olmayan mevzuata aykırı bir talebi menfaat karşılığında yaparak bu talebi
reddetmemesidir.
Rüşvet suçunun bu ikinci halini de Muhittin BÖCEK misaliyle
açacak olursak, Muhittin BÖCEK, adaylık için yasal koşulları üzerinde
taşımadığı, adaylığında yasal engeller olduğu ve bu nedenle aday yapılmaması
gerektiği halde, yasal engellere rağmen para ve menfaat karşılığında aday
yapılmamıştır ki, zaten böyle bir kişi aday yapılsa dahi, ilgili seçim
kurulları tarafından adaylığı geçersiz sayılacaktı.
TCK'nun rüşveti tanımlayan 252. maddesinde yer alan bu suça
ilişkin unsurlar; Özgür ÖZEL'e
yüklenmeye çalışılan eylemde yer almamaktadır, Özgür ÖZEL'e yüklenmeye
çalışılan eylem, rüşvet suçunun yasal tanımına uymamaktadır.
Bu suç nasıl olur? Onu da bir örnekle anlatalım.
Bir müteahhit imara açık bir alanda konut inşa edecektir, inşaat
ruhsatı almak için tüm yasal koşulları yerine getirerek gerekli belgeleri de
sunarak ilgili resmi makama ruhsat talebinde bulunmuş olmasına ve bu talebin
kabulünde hiçbir yasal engel bulunmamasına rağmen, bugün git yarın gel denilerek talebinin yerine
getirilmemesinin savsaklanması üzerine müteahhidin ruhsat vermeye görevli kamu
görevlilerine menfaat sağlaması halinde rüşvet alma ve verme suçu
gerçekleşecektir. Veya, inşaat ruhsatı almak için yasal koşullar bulunmadığı bu
nedenle ruhsat verilmemesi ve talebinin reddedilmesi gerektiği halde, menfaat karşılığında imar mevzuatına aykırı
olarak inşaat ruhsatı verilmesi halinde de
rüşvet suçu gerçekleşmiş olacaktır.
Buna rağmen, yasal koşulları olmadığı halde, Özgür ÖZEL'in
rüşvet almakla suçlanması ve bu iddianın dillendirilmesiyle, evrensel bir ceza
hukuku kuralı olan kanunsuz suç ve ceza olmaz ilkesi yok sayılarak ayaklar
altına alınmaktadır.
08/08/2026
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Yorum Gönder