Özgür Özel Ve Ekibinin Yanılgısı

Barıştan yana olmak, barışa giden yolların önündeki tüm engelleri ortadan kaldırmak başka, barışı sağlamanın yanlış yöntemlerine karşı çıkmak başkadır

Özgür Özel Ve Ekibinin Yanılgısı

Barıştan yana olmak, barışa giden yolların önündeki tüm engelleri ortadan kaldırmak başka, barışı sağlamanın yanlış yöntemlerine karşı çıkmak başkadır.

 

Bu ikisini ayırmak ve her Türk insanının ve her siyasi partinin asla karşı çıkmayacakları ülke barışını sağlamak adına, ülke barışını ve toplumsal mutabakatı daha da bozacak yöntemlere karşı çıkmak zorunludur.

 

Yeni Parti lideri Özgür ÖZEL; çerçeve yasanın tartışıldığı mecliste yaptığı konuşmasında aslında barışı ve toplumsal mutabakatı temelinden dinamitleyen iktidarın ülkemizdeki antidemokratik uygulamalarını bir bir saydıktan ve bu nedenle bu yasaya hayır deme hakkına haiz olmalarına rağmen, barışın önünü açmak adına çerçeve yasaya evet diyeceğini milletvekillerini de yöresel hassasiyetlerine göre oy vermek üzere serbest bıraktıklarını açıklamış ve oylama buna göre yapılmış, Yeni Partinin çoğunluğu yasaya hayır demiş ve aralarında Özgür ÖZEL'in de bulunduğu azınlık evet oyu kullanmıştır.

 

Dün de yazdık, milletvekilleri sadece seçildikleri yörelerin milletvekili olmayıp 84 milyonun vekilidir. Kaldı ki, seçildikleri yörelerdeki yüreklerine şehit ve gazi ateşi düşmüş olan tüm yurttaşlarımızın yaşadıkları bu yürek ateşi ve üzüntü, yöre farkı gözetmeksizin tüm 84 milyon insanımız için de geçerlidir.

 

Bu itibarla, milletvekillerini oylarında serbest bırakırken, gerekçe olarak yöresel hassasiyet kriterinin esas alınması hiç şık olmamış, bölgeler arasında bir ayırımcılık yapılmıştır. Özgür ÖZEL Manisalıdır, Manisa hiç şehit ve gazi vermemiş midir? Kendisi yöresel hassasiyet içinde değil midir?

 

Bu karar alınırken, oy dengeleri düşünülmüş ve oy kaygısı ilkelerin önüne geçmiştir.

 

Terörün sonlanması ve ülkeye barış ve huzurun gelmesi hepimizin bir milli bir meselesi olup, bunun sağlanması toplumsal bir mutabakatı gerektirir, bu partiler için de öyledir, Yeni Partide de oylama konusunda grup olarak bir mutabakat oluşturulmalı ve bir iki istisna çıksa da evet veya hayır şeklinde çoğunluğa dayalı ortak bir karar alınmalıydı.

 

Sanırım, parti üst yönetimi, bir taşla birkaç kuş vuralım, partiyi oylamada serbest bırakalım, çerçeve yasaya tamamen evet veya tamamen hayır diyen kötü polis olmayalım, oylarımız fazla zarar görmesin ve bu arada bak gördünüz mü? Yeni Parti olarak parti içi demokrasiye uyan yepyeni bir anlayışın partisiyiz, çerçeve yasasına verilecek oylarda grubumuzu bağlayan bir karar almıyoruz ve grubumuzu oylarında özgür bırakıyoruz diye düşünmüş olabilir.

 

Ancak, kuş vurayım derken, yani ava giderken avlanmak da var bu işin içinde.

 

İnsanların içindeki, Yeni Parti'ye yönelik o umut kuşunu da vurup öldürmek gibi.

 

Parti içi demokrasi bizim de savunduğumuz bir değerdir.

 

Ancak, terörün önlenmesi ve ülkeye barışın getirilmesi hepimizin arzusu olmasına rağmen, içlerinde Kürt vatandaşların yaşadıkları Kürt oylarıyla seçilmiş illerin belediye başkanlarının da bulunduğu seçilmiş belediye başkanlarının tutuklanarak hapse atıldıkları, yerlerine kayyımların atandığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararlarına rağmen hapiste tutulan politikacı,  gazeteci ve milletvekillerinin bulunduğu, bağlayıcı Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmadığı, ihalelerin artık bir hizmet aracı değil, muhalefet belediye başkanları hakkında soruşturma açılarak yargı eliyle tutuklanmalarının aracı haline getirildiği, çoğu belediye başkanının artık ihale açarak beldesine hizmet etmekten korkutulduğu, yargının siyasetin aracı haline getirildiği, iktidarın siyasallaşan yargı kararlarıyla milli iradeyi temsil eden seçimlerle kazanamadığı belediye başkanlıklarını ele geçirdiği, yargı kararlarının adeta seçim etkisi gösterdiği, insanlara iş imkanı sağlanamadığı, bölgeler arasındaki fırsat eşitliğinin sağlanamadığı, Kürtlerin ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütün olan Üniter Türkiye Cumhuriyeti devletini parçalama gibi bir niyet ve  sorunları yoksa, Kürt sorunun da aslında  çözüm bekleyen tüm Türk Milletinin sorunuyla ayniyet gösterdiği, Kürt sorununun çözümünün ilk koşulunun bölgedeki feodal ağalık düzenine son vermek ve kalkınmanın ülke geneline eşit dağıtılmasının zorunlu olduğu, oylanan çerçeve yasanın saydığımız bu olumsuzluklara asla çare getirmediği ülkemizde, milli ve toplumsal mutabakat sağlanmadan çerçeve yasaya evet denilmesi, terörün önlenmesine ve barışın sağlanmasına asla katkı sunmayacaktır.

 

Bu nedenle, Yeni Partiye büyük bir umutla bağlanan ve Kürdiyle Türküyle aynı sıkıntıları çekmekte olan  toplumsal muhalefet; parti içi demokrasiyi sağlama ve yöresel hassasiyet ve oy kaybı endişeleriyle milli bir meselede ortak bir karar alma, parti içinde mutabakatı sağlama becerisini gösteremeyen Yeni Parti için; milli bir meselede dahi mutabakata vararak ortak bir karar alma becerisini gösteremeyen oyları dağılan bir partiye oy verir ve iktidar yaparsak ileride ülke yararına alınması gereken ekonomik ve toplumsal bir kararda yine aralarında anlaşamazlarsa diye endişeye kapılmalarını,  kimse göz ardı edemez.

 

Özgür ÖZEL ve ekibi, işte bir evet oyu uğruna, grubu oylamada serbest bırakarak ne şiş yansın ne kebap diye düşünürken, birçok risk ve endişeyi de seçmenin zihnine sokma becerisini göstermişlerdir.

 

Yeni Parti olarak demokratikleşmeyi daha çok beklersiniz. İktidarın sicilinin belli olduğunu kendiniz dile getirdiniz. Sizce bu sicile sahip olan ve mevcut anayasayı dahi rafa kaldırarak uygulamayan bu iktidar,  ülkeye demokrasi ve özgürlük getirir mi?

 

11/08/2026

Güner YİĞİTBAŞI

Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget