Atanmayla iş başına gelen bir devlet memuru olan
Kaymakamın şu sözlerine bakar mısınız?
“mesele kamu gücünü kullanmaksa, ülke gündeminden takip ettiğimiz kadarıyla, kamu gücünü kullanıp ahaliye ve kendilerinden
olmayanlara zulüm etmek, Şehrin Emini
mevkiinde olması gerekirken gayri ahlaki işlerde ve fuhşiyatta bulunmak, bilumum yolsuzluk, iş insanlarından haraç istemek vermezlerse
zabıta gönderip eşkıya gibi dükkan mühürletmek bazı çevrelerin çok iyi
bildikleri işlerdir. Ellerindeki kamu
gücüyle huzursuzluk çıkaran da bunların ta kendileridir. “
Bu sözleri tercüme edersek, Kaymakam bey diyor ki;
Şehrin emini mevkiinde olması gereken CHP'li seçilmiş
belediye başkanları, kamu gücünü kullanarak kendilerinden olmayan ahaliye zulüm
ediyorlar, ahlak dışı işlerde ve fuhşiyatta bulunuyorlar, bilumum yolsuz
eylemlerde bulunuyorlar, iş insanlarından haraç istiyorlar, vermezlerse zabıta
gönderip Eşkıya gibi dükkan mühürletiyorlar, ellerindeki kamu gücüyle huzursuzluk
çıkarıyorlar diyerek, yargısız ve politik infazda bulunuyor.
Oysa ki; Devlet Memurları Yasasına göre; Devlet memurları, siyasi partiye üye olamazlar, herhangi bir siyasi parti, kişi veya zümrenin yararını veya zararını
hedef tutan bir davranışta bulunamazlar; görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamazlar; hiçbir şekilde siyasi ve ideolojik amaçlı
beyanda ve eylemde bulunamazlar ve bu eylemlere katılamazlar.
Kaymakamlık da, atanma ile iş başına gelinen bir devlet
memuriyeti olup, siyaset yapmak siyasi beyanlarda bulunmak, diğer devlet
memurları gibi kaymakamlar için de açıkça yasaktır. Aksine davranış disiplin
suçu olduğu gibi, Türk Ceza Kanununa göre de memuriyet görevini kötüye
kullanmak suçunu oluşturmaktadır.
Adalet Bakanlığı bünyesinde faili meçhul suçları
araştırma dairesi kurulmuş olup, çiçeği
burnundaki yeni Adalet Bakanımız, büyük
bir müjde ile bunu kamuoyuna açıkladı. Adalet Bakanımız, kendisine yönelik
kamuoyuna mal olmuş eleştirileri biraz olsun lehine çevirmek için, topluma havuç niteliğinde güzel müjdeler
veriyor. Böyle bir dairenin kurulması ve failleri meçhul kalmış suçların
faillerine ulaşılarak faillerin cezalandırılmaları, güzel olur tabi. Bu güzel gelişmeleri, kimse görmezden gelemez.
Ancak, failleri meçhul kalanlar bir yana, ülkemizde Ayaş
Kaymakamında olduğu gibi, seçilmiş ve
atanmış birçok kamu görevlileri tarafından alenen işlenen ve hesabı sorulamayan
o kadar çok failleri belli suçlar var ki; önceliği failleri belli olan bu
suçlara vermek koşuluyla, failleri meçhul kalmış suçların faillerinin de
belirlenerek cezalandırılmaları yoluna gidilmelidir, tabi.
Ayaş Kaymakamı hakkında Ankara Valiliği inceleme
başlatmış. Bakalım, kaymakam mı
cezalandırılacak, yoksa soruşturma
başlatan Ankara Valisi mi?
Bu kaymakama, Abdülhamit’in
portre fotoğrafını makam odasının baş köşesine asan Sayın İçişleri Bakanı ve
partili Cumhurbaşkanımız sahip çıkacaklar mı, bekleyip hep birlikte göreceğiz. Beklentimiz
ve temennimiz, sahip çıkmamaları yolunda
tabi.
26/04/2026
Güner YİĞİTBAŞI
Hukukçu

Yorum Gönder