0smanlı Da Liyakatsızlıktan Battı

BES ile KESK in yönetici ve üyelerinin katkıları ile devlet bürokrasisinde yapılan mülakat sınavlardaki haksızlıklar Ankara Adliyesi önünde protesto

LİYAKATSIZ UYGULAMA DEVLETİ BATIRIR

 

0smanlı Da Liyakatsızlıktan Battı

Ankara’da BES (Büro Emekçileri Sendikası Ankara şubelerince ile KESK in yönetici ve üyelerinin katkıları ile devlet bürokrasisinde yapılan mülakat sınavlardaki haksızlıklar Ankara Adliyesi önünde protesto edildi.  

Şimdilerde hepimiz devlet düzenindeki seçme sınavlarında mülakatlarda özel oluşturulan   torpil adam kayırma jürilerince hiç liyakate uyulmadığını intiharlara varılan haksızlıklar yapıldığını gözlüyoruz, görüyoruz tanık oluyoruz.  Hangi vatandaş bundan üzüntü duymaz.

Anımsayınız AKP’nin iktidarından önceki iktidarından önceki sınavlarında iktidarından önceki ve haksızlıkları önlemek ve halka güven vermek için mülakatlar kameralarla tespit edilirdi.  AKP liyakatsizleri iktidara gelir gelmez kamera ile izleme hemen kaldırıldı.  Niçin kaldırıldı, kendi liyakatsiz yandaşını haksız yere kazandırmak için. Düşünün yetenekli bir adayın mülakatta elendiğini, o psikolojisi bozulmuş dışlanmış adayın vatandaşın küskünlüğü devlete kırgınlığı nerelere varır dersiniz.   

Bu yazımda aslında bir basın bildirisini yazmaktı amacım. İşte o amaca uygun olarak bir giriş yazma gereğini duydum. Adam kayırma torpil liyakatsizlik Osmanlıdan beri vardı. Osmanlı’da kadının adı geçmezse de tahsil okuma bilim düzeyi ne olursa olsun ulemanın oğlu da ulema sayılırdı. Ne ki göze girmeyle liyakatle devlet bürokrasisi oluşturulurdu. Öylesine örnekler var ki Osmanlı sadrazamlarının içinde okuma yazma bilmeyenler bile vardı. Neyse biz günümüze dönelim. 

Bir gün Ankara Metrosundaydım, yanımda orta yaşlı bir bayan vardı. Benim bir alışkanlığım vardır, yolculukta yanımdaki ile mutlaka bir konuşma diyalogu yaratır onunla ülke dünya sorunlarını konuşmaya çalışırım. İşte o bayanla ülke sorunlarını konuşmaya başladık. Üniversiteyi bitiren binlerce genç iş bulamıyor, sınavlara giren gençler “ağzıyla kuş tutsa bile” mülakatta yönetici konumundakiler liyakatsizl kendi adamlarını seçtikleri için ne kadar yüksek puan alırsa alsın “öteki” eleniyor, bunun yüzünden çocuklarımız intihar ediyor, dedim. Dedim ama demez olaydım, kadın başladı ağlamaya. Hayrola niye böyle sarsıldınız, neden ağladın diye ısrar edince kadın göz yaşları içinde şöyle dedi: “Benim oğlum yüksek puan aldığı halde mülakatta ellediler. Oğlum üzüntüden intihar etti” dedi.

Aman Tanrım bunu söylediğime bin pişman oldum, bunu duyunca şok oldum bende başladım ağlamaya. O kadar üzüldüm ki, bunu açıklama bin pişman oldum. Devlet katlarındaki mülakat konusuna değindiğime bin pişman oldum. Böylesine anlatımla ilgili intihar olayı sohbete cuk oturması beni çok şaşırttı.   

İşte bu duygu ve düşüncelerle tanık olduğum Ankara adliyesinin önünde kamuoyuna açıklayan bazı sendikaların basın bildirisini sizlerle paylaşmak istedim.

0smanlı Da Liyakatsızlıktan Battı

“Mülakat emek hırsızlığıdır! Kamuda mülakat değil liyakat istiyoruz!”

“Bugün bir kez daha mülakat emek hırsızlığıdır, kamuda mülakat değil liyakat istiyoruz demek için, mülakat uygulamasının yarattığı adaletsizlikleri, haksızlıkları dile getirmek için burada, adalet dağıtıldığı iddia edilen, hukukun üstünlüğünün, adaletin tecelli etmesi gereken bu durumun önünde toplanmış bulunuyoruz.

20.08.2025 tarihinde Bakanlığı Web sitesinden ilan edilen görevde yükselme ve unvan değişikliği sınav süreci, 17.04.2026 tarihinde sonuçların açıklanması ile birlikte sona ermiştir. Açıklanan sonuçlar, bizleri bir kez daha mülakat uygulamasın malum sonuçlarıyla yüzleştirilmiştir. Yine ayırımcılık yine liyakatsizlik…

Göreve geldiği ilk günlerde yargı çalışanları için koşulların düzeleceğine dair açıklamalarda bulunan Adalet Bakanlığının yargı emekçilerine yönelik ilk icraatı ayırımcılık olmuştur. Birçok ilde olduğu gibi Ankara’da da yüksek puan alan yargı emekçileri mülakatta düşük puan verilmek suretiyle elenmiştir.

Ankara Adliyesi’nde görev yapan iş yeri temsilcilerimiz Turgay Akçay, yazı işleri müdürlüğü sınavının yazılı sınavında 89 puan almasına rağmen mülakatta düşük puan verilerek elenmiş bulunmaktadır.  24 yıllık hizmeti bulunan, birçok birimde çalışarak yazı işleri müdürlüğü kadrosunun gerektirdiği nitelikleri sağlayan arkadaşımızın elenmesinin ayrımcılıktan, kayırıcılıktan başka açıklaması yoktur.

Çünkü her zaman olduğu gibi sorular yine spontane sorulmuş ve kurayla belirlememiş, yine sorulan sorulara verilen cevaplar tutanağa işlenmemiş, yine komisyon üyelerinin hangi cevaba kaç puan verdiği tutanak altına alınmamıştır. Sınavda başarılı olanların listesinin bir bütün olarak açıklanmamış, puan sıralamasına yer verilmemiş olması şüphemizi güçlendirmektedir.

Yaklaşık 25 yıldır kamuda partizanca yaklaşımla hareket ederek kamu çalışanlarını kendisinden olan ve kendisinden olmayan diye ayrıştıran siyasi iktidar binlerce kamu emekçisinin görevde yükselme hakkını gasp etmekten, kamu hizmetlerini niteliksizleştirme pahasına yönetim kademelerini liyakatsiz kadrolarla doldurmaktan vazgeçmiyor.

Oysa Anayasanın 10. Maddesi tüm yurttaşların kanun önünde eşit olduğunu, yine Anayasanın 70. Maddesi, her yurttaşın kamu hizmetlerine girme hakkına sahip olduğunu hizmete alınmada görevin gerektiği niteliklerden başka hiçbir ayırım gözetilemeyeceğini hüküm altına almaktadır. Bunun anlamı şudur, eşitlik ve liyakat anayasal hakkımızdır.

Danıştay’ın birçok kararında mülakat puanının başarı puanının belirleyeni olamayacağı, ancak tamamlayanı olabileceği, yüksek puan alan adayların düşük puan verilerek elenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu belirtilmektedir.

Adalet tesis etmesi gereken, hukukun üstünlüğünün, eşitlik ve liyakatin güvencesi olması gereken Adalet Bakanlığı ne yazık ki ayırımcı, kayırımcı yaklaşımıyla bu kavramları ayaklar altına almaktadır. Adalet, eşitlik ve liyakat istiyoruz.

Bir sözümüz de kendilerine sendika diyen, ama sınav süreçlerini ellerini ovuşturarak bekleyen, kamu emekçilerine yönelik bu ayırımcı uygulamaların aparatına dönüşen yandaş ve güdümlü Büro Memur-Sen ve Türk Büro Sen’dir. Hak alma mücadelesini ağızlarına almaktan bile imtina eden bu yapılar, mülakat uygulamasında kendi üyeleri arasında bile ayrım yapmaktan çekinmeksizin bu sistemden nemalanmaktadırlar. Bakanlık tarafından resmi duyuru yapılmadan bu yandaş ve güdümlü sendikaların üyelerine kutlama mesajı çekmesi bir kurumun ne hale getirildiğini göstermesi bakımından ibret verici ve tezimizi güçlendiren önemli bir göstergedir. Emek hırsızlığının diğer adı mülakat sistemi, bu iki sendikanın ellerinde yükselmektedir.

Bir kez daha sizin aracılığınızla buradan haykırıyoruz! Kamu emekçilerinin din, ırk, siyasi düşünce, mezhep gözetilerek benden olan, olmayan diye ayrıştırılmasına artık yeter! Ayırımcılığa, kayırmacılığa, adaletsizliğe, eşitsizliğe ve liyakatsizliğe artık yeter! Kamu hizmetlerinin liyakatsiz kadrolar eliyle niteliksiz eştirilmesine artık yeter! Yılların birikimini, deneyimini taşıyan, yazılı sınavlarda yüksek puan alan kamu emekçilerinin mülakatta düşüş puan verilerek elenmesine artık yeter! Mülakat sistemine artık yeter diyoruz!  

Bir an önce mülakat uygulamasının kaldırılmasını istiyoruz. Bir an önce niteliğin esas alınarak kamu çalışanlarının torpil peşinde koşma zorunluluğundan kurtarılmasını, hak edenin kazandığı, adil, eşit hakkaniyetli bir sınav sistemi istiyoruz. İş yeri temsilcimiz Turgay AKÇAY’ın çalınan emeğinin iade edilmesini, hak ettiği yazı işleri müdürlüğüne atamasının yapılmasını istiyoruz. Aksi halde her türlü hukuki ve demokratik hakkımızı kullanacağımızı beyan ediyoruz. Bir kez daha ifade etmek istiyoruz ki! Mülakat sistemi emek hırsızlığıdır ve kaldırılması için mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz. Liyakat için, eşitlik ve adalet için mücadeleye devam edeceğiz”.

Cevat Kulaksız kulcevat599@gmail.com 

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget