İrtikap

Bugünkü yazımızın konusu irtikap suçu. İrtikap suçu; Türk Ceza Kanununun 250. maddesinde tanımlanmış olup, devlet idaresini küçük düşüren itibarını v

İrtikap
Bugünkü yazımızın konusu irtikap suçu.

 

Biliyorsunuz irtikap günün moda suçlaması.

 

Yerel Yönetimlerde iktidar olan ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile birçok ilçelerinde ve ülke genelinde birçok belediye başkanlıklarını kazanan ana muhalefet partisinin yerel seçimle belediyelerde elde ettiği bu üstünlüğüne, yerel yönetimlerdeki performansıyla cumhurbaşkanlığı ve genel seçimlerde başarılı sonuçlar almasının,  özellikle de CHP Cumhurbaşkanı adayı İBB Başkanı İMAMOĞLU'nun önünü kesmek için,  siyasal iktidarın,  yargı eliyle CHP belediyeleri hakkında açtırdığı soruşturmaların vazgeçilmez suç isnadı olan ihaleye fesat karıştırma,  rüşvet ve irtikap suçları,  kamuoyunun gündeminde baş köşeye oturmuş bulunmaktadır.

 

Peki,  adından sıkça bahsedilen ve belediye başkan ve çalışanlarına sıkça  ve kolaylıkla isnad edilen irtikap suçu nedir? Güncelliğine istinaden, bu yazımızda siz değerli okurlara irtikap suçu hakkında bilgi sunmaya çalışacağız.

 

İrtikap suçu;  Türk Ceza Kanununun 250. maddesinde tanımlanmış olup, devlet idaresini küçük düşüren itibarını ve güvenilirliğini sarsan bir suç olması nedeniyle,  kamu idaresinin güvenilirliğine ve işleyişine karşı  suçlardan sayılan, kamu görevlileri tarafından işlenen görevi kötüye kullanmak suçunun özel ve vasıflı bir halidir.

 

Bu suç üç ayrı şekilde işlenebilir.

 

Ülkemizde irtikap suçunun en çok işlendiği en klasik olan birinci hali; icbar (zorlamak, zor kullanmak) isuretiyle irtikapdır. İcbar suretiyle irtikap da,  kamu görevlisi;  nüfuzunu, yani yasalardan edindiği gücünü ve üstünlüğünü kötüye kullanarak, bir kişinin haklı veya haksız bir işini görmek için o kişiyi kendisine veya bir başkasına menfaat(Yarar) sağlamaya veya menfaat sağlama vaadinde bulunmaya icbar etmesi, zorlamasıdır, manevi cebir uygulamasıdır. Bu irtikap tipinde, menfaat temin eden kamu görevlisinin icbarda bulunup bulunmadığını,  her somut olayda,  hakim bir değerlendirme yapacaktır.

 

İcbar suretiyle irtikap suçuna bir örnek vermek gerekecek olursa. Gece yarısı şiddetli apandisit ağrısı çekmeye başlayan bir hastanızı,  en yakın bir hastanenin acil servisine götürdüğünüzde,  ilk tespitlere göre apandisitinin patlama aşamasına geldiği ve derhal ameliyata alınmasının gerektiği teşhisini öğrendiğinizde, ameliyatı yapacak olan  hastanenin nöbetçi cerrahının,  nüfuz ve üstünlüğünü kötüye kullanarak,  bana örneğin yüz bin Türk Lirası vermezseniz bu ameliyata girmem veya geciktirerek girerim demek suretiyle,  kendisine veya bir başkasına menfaat veya menfaat vadi sağlaması halinde, icbar suretiyle irtikap suçu işlenmiş sayılacaktır.

 

TCK. nun 250 maddesi ile bir de icbar karinesi getirilmiş ve bir  kamu görevlisinin,  haksız tutum ve davranışlarıyla; bir kişinin haklı ve yasal bir işinin,  gereği gibi görülmeyeceği, hiç görülmeyeceği veya vaktinde ve zamanında görülmeyeceği endişesi içine sokularak, o kişinin kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat sağlama mecburiyetinde bırakılması halinde,  icbarın var olduğu kabul edilecektir. Bir örnek vermek gerekirse, bir kamu kuruluşundan ihale alarak iş yapan bir müteahhit düşünelim, yaptığı ve yapacağı işin kamudan alacağı istihkakına güvenerek bir başkasına verdiği ve vadesinin geldiği yüklü bir çekini ödemeyebilmesi için,  iş yaptığı kamu idaresinin yetkililerine, yaptığı işin tahakkuk eden istihkakının ödenmesi talebiyle yaptığı başvurunun sudan sebeplerle hasır altı edildiğini, gerekli ödemenin yapılmadığını, haklı bir sebep olmaksızın,  bugün git yarın gel denilerek geciktirildiğini düşününüz, bu zor koşullarda bırakılan, alacaklı olduğu istihkakının zamanında ödenmeyeceği ve bu nedenle de,  vadesi gelen çekini ödeyememe ve çekinin karşılıksız çıkacağı endişesine kapılan mütahitin, istihkakını zamanında alabilmek için, bırakıldığı bu mecburiyet içinde,  ilgili kamu görevlisine veya onun yönlendirdiği bir başkasına menfaat veya menfaat vaadinde bulunması halinde, ilgili kamu görevlisi icbar suretiyle irtikap suçunu işlemiş sayılacaktır.

 

İrtikap suçunun ikinci hali; ikna suretiyle irtikap suçudur. İkna suretiyle irtikap suçunda, kamu görevlisi, bir zorlamada ve icbarda, manevi cebirde  bulunmamakla birlikte, görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla aldatıp ikna ederek,  bir kişiyi,  kendisine veya bir başkasına menfaat veya menfaat vaadi sağlamaktadır. Mesela bir kamu görevlisi, bir kişinin yasalara göre harca tabi olmayan bir işini, hileli davranışlarla onu aldatarak o işin belirli bir harca tabi olduğuna ikna edip para tahsil ederek kendi cebine atması halinde,  ikna suretiyle irtikap suçu işlenmiş olacaktır.

 

İrtikap suçunun üçüncü ve son hali de kişinin hatasından yararlanarak işlenen irtikap suçudur.

 

Kişinin hatasından yararlanılarak işlenin irtikap suçu,  ikna suretiyle irtikap suçunun daha hafif bir hali olup, bu suç tipinde;  kişi, kamu görevlisine haksız menfaat ve yarar sağlaması için hileli davranışlarla aldatılarak menfaat sağlamaya ikna edilmemektedir. Ancak, kişinin; kamu görevlisinden  aldığı bir hizmet veya yaptırdığı iş karşılığında kamuya bir ödeme yapması gerektiği konusunda yanlış bir bilgi sahibi olmasından kaynaklanan kendi hatası ile yaptığı veya yapmak istediği ödemenin, kişi uyarılmayarak, doğrular anlatılmayarak, kişinin hatasından yararlanarak kabul edilerek üzerine yatılması halidir.

 

Ülkemizde en çok işlenen en klasik irtikap suçu,  icbar suretiyle irtikap suçudur.

 

21/02/2026

Güner YİĞİTBAŞI

Hukukçu

Yorum Gönder

[blogger][facebook][disqus]

Kemalın Askeri

İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Javascript DisablePlease Enable Javascript To See All Widget