İMAMOĞLU'nun; anasının ak sütü gibi helal diplomasının, Cumhurbaşkanı adaylığının, kestirmeden engellenmesi amacıyla ve sarayın baskısıyla, İstanbul Üniversitesi tarafından iptal edilmesi üzerine, İMAMOĞLU, haklı olarak, konuyu idari yargıya taşımış ve diplomasının iptali işleminin iptali istemiyle idare mahkemesinde iptal davası açmıştır.
Diplomanın hukuka aykırı
olarak iptali işleminin yanı sıra, diploma iptali işlemine hukuki bir dayanak ve
ciddiyet kazandırmak amacıyla, İMAMOĞLU
hakkında sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla bir de ceza davası açılmıştır.
İMAMOĞLU tarafından idare
mahkemesinde açılan diplomasının iptali işleminin iptaline yönelik davası, İMAMOĞLU'nun iptal talebinin reddine karar
verilerek sonuçlanmış ve bu iptal davası İstinafa taşınmış ve henüz
kesinleşmemiştir.
Bu aşamada, İMAMOĞLU hakkında açılmış bulunan sahtecilik
ceza davası da finale gelip dayanmış, ancak, aşağıda izah edeceğimiz nedenlerle, ortada Türk Ceza Kanununda unsurları
gösterilmiş sahtecilik tanımına uygun bir suç bulunmadığı için, sahtecilik
suçuna bakan ceza mahkemesi davayı sonuçlandıramamış ve davayı, idari davanın
kesinleşmesini ön mesele yaparak ileri bir tarihe ertelemiştir.
Sahtecilik davasına bakan
ceza mahkemesi; İMAMOĞLU'nun, diplomasının iptal edilmesi işleminin iptalini talep ettiği reddedilen
davasının kesinleşmesine bel bağlamıştır. Bu idari dava kesinleşirse, İMAMOĞLU'nun sahte olduğu iddiasıyla iptal
edilen diplomasının sahteliği kesinleşecek ve sanırım, ceza mahkemesi de, idari yargının bu kararına
dayanarak, ceza yasasındaki tanıma uygun
olmasa da İMAMOĞLU'nu sahtecilikten mahkum edecektir. Ceza Mahkemesinin tavrını
biz böyle değerlendiriyoruz.
Aslında bir eylemde, belgede
sahtecilik suçunun unsurlarının var olup olmadığının, sahtecilik suçunun işlenmiş olup olmadığının
hukuken saptanması, idare mahkemesinin
değil, ceza mahkemelerinin görev ve
uzmanlık alanına girmektedir.
Bu nedenle, ceza mahkemesinin topu idari davanın sonucuna
atarak davayı ertelemesi, hukuken anlaşılır gibi değildir.
Bize göre, İMAMOĞLU'na isnad edilecek herhangi bir
sahtecilik suçu asla mevcut değildir, İMAMOĞLU'nun iptal edilen diplomasında
bir sahtecilik yoktur.
Keza, İMAMOĞLU'nun Kıbrıs’ta
okumakta olduğu üniversiteden İstanbul Üniversitesine yatay geçiş yaparken
kendisinden istenen ve üniversite yönetimine sunduğu yatay geçiş belgelerinde
de bir sahtecilik yoktur.
Sahtecilik suçu; sahte
belgenin niteliğine göre, hususi evrakta
sahtecilik ve resmi evrakta sahtecilik suçu olmak üzere ikiye ayrılır.
Sahtecilik suçları; sahte belgenin içeriğine, muhtevasına ve
içerdiği şekil şartlarına göre de ikiye ayrılabilir.
Belgenin içerdiği hususlarda,
muhtevasında, gerçek dışılık, aldatıcılık
varsa. bu belge yasal şekil şartlarına uyularak ve yetkili bir merci tarafından
usulüne uygun olarak düzenlenmiş veya onaylanmış olsa da; bu belge, gerçek dışı ve aldatıcı muhtevası itibariyle, gerçekte
sahte bir belgedir. Örneğin; sahte olarak düzenlenmiş, hiç hak edilmemiş bir
diplomayı bir notere götürerek sahih ve gerçek bir diploma gibi aslına uygundur
noter tasdiki yaptırılırsa, tasdik işlemi şeklen ve maddi olarak usulüne uygun
olsa da, içeriği itibariyle yine sahte bir belgedir. Daha doğrusu, noterin
resmi sıfatı nedeniyle, sahteliği ispat edilene kadar geçerli sayılan bir
belgedir.
Belgenin içerdiği hususlarda,
yani içeriğinde bir gerçek dışılık ve aldatıcılık
olmasa da, şekil şartlarında, düzenleyen, onay veren kişi veya makamda, bir
gerçek dışılık ve aldatma varsa, belgeyi
düzenleyen kişi veya makam o belgeyi düzelemeye yetkili değilse, şekli, başka
bir ifadeyle, maddi bir sahtecilik
vardır.
Bu iki tip sahtecilik, bazen aynı belgede bir araya gelebilir. Yani, belge
hem içeriği itibariyle, hem de şekil şartları ve yetki yönünden sahte ve gerçek dışı olabilir.
Bazen de, sahte olmayan, içeriği ve düzenleyen yetkili makam ve şekil
şartları itibariyle sahih ve gerçek olan bir belge üzerinde tahrifat yapılarak
o belge sahte hale getirilebilir.
İMAMOĞLU'nun kendisinden
istenen ve yatay geçiş için üniversiteye sunduğu belgelerde; bu anlamda, içerikleri, muhtevası, yetki ve
şekil koşulları yönünden bir gerçek dışılık, aldatma ve sahtecilik söz konusu
değildir.
Mesela, İMAMOĞLU; yatay geçiş için not ortalamasının 90
olmasının şart olmasına rağmen, kendisinin not ortalaması 90 olmadığı için, geçiş
yapabilmek için 90 not ortalaması içeren
gerçek dışı, aldatıcı sahte bir belge elde ederek üniversiteye sunmamıştır. Kendisinden
istenen belgeler, içeriği ve şekil
şartları itibariyle sahih ve gerçek belgelerdir.
İMAMOĞLU geçiş için gerekli
koşulları taşımakta ve kendisinden talep edilen buna ilişkin gerçek belgeleri
sunmuştur, üniversiteyi aldatan ve yanıltan, onların itimatlarını sarsan bir
belge sunmamış ve eylemde bulunmamış ve üniversitenin aldığı olumlu
üniversiteye kabul kararı ile eğitimine İstanbul Üniversitesinde devam etmiş
tüm lisans derslerinde eğitim görüp sınavlarını başararak mezun olmuş ve diplomasını
almıştır.
Üniversite diplomalarının
içerikleri ve şekil koşulları ve usulü aşağı yukarı hep aynıdır veya benzerlik
arz ederler.
Şimdi ben bu yazıyı yazarken
çalışma odama gittim ve duvarda asılı bulunan Ankara Üniversitesi Hukuk
Fakültesi diplomama baktım. Diplomada aynen diyor ki;
“T. C. ANKARA ÜNİVERSİTESİ
HUKUK FAKÜLTESİ LİSANS DİPLOMASI
Lisans imtihanlarını başarı ile vermiş olan
Güner YİĞİTBAŞI Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesini 1969-1970 Ders Yılında
Pekiyi derece ile bitirmiştir Diploma No. 1
DEKAN Sarı yaldızlı
resmi mühür REKTÖR
(İmza)
(İmza)
Soğuk Damga
İMAMOĞLU'da hiçbir aldatıcı, yanıltıcı
ve gerçek dışı bir belge sunmadan üniversiteyi aldatmadan, itimadını sarsmadan, üniversitenin yetkili kurulları tarafından hür
iradeleriyle kabul edildiği İstanbul Üniversitesinde eğitimini ve sınavlarını
fiilen ve hukuken tamamlamış, lisans
imtihanlarını kararı ile vermiş ve mezun olarak diploma almayı hak etmiş, kendisine
yetkili merciler tarafından içeriği ve şekil şartları usulüne uygun gerçek bir
diploma verilmiştir. Bu diploma her açıdan sahih ve gerçek yasal bir diplomadır.
Bu ülke insanı; üniversitede
eğitim görerek mezun olabilmek için temel ve asli bir unsur ve olmazsa olmaz
koşul olan lise diploması sahibi olmamasına rağmen, sahte lise diplomasıyla
üniversite okuyarak üniversite diploması alan kişilere tanık olmuştur.
İMAMOĞLU'nun onlarla benzer
hiçbir yanı yoktur, diploması sahih ve
gerçek bir diplomadır, sahtecilik suçunu işlememiştir. Ceza mahkemesinin
kararını idari dava sonucuna endekslemesi hukuka aykırıdır.
Son bir söz. Bu davadan
hiçbir şekilde İMAMOĞLU'na ceza çıkamaz. Farz edelim ki, İMAMOĞLU'nun diploması
gerçekten sahte ve suçlu.
Resmi evrakta sahtecilik suçu
kullanmakla değil, düzenlenmekle oluşur ve örgüt üyeliği gibi, yakalanana kadar
devam eden mütemadi bir suç değildir, Sahte olduğu iddia edilen diploma
yaklaşık 36 sene önce düzenlendiğine göre, suç tarihinden 36 sene geçtiğine ve
suç tarihi itibariyle de 765 sayılı eski ceza kanunundaki sürelere tabi
olduğuna, yasadaki tüm kesme nedenleri dikkate alınsa da, dava zamanaşımı süresi çoktan dolmuştur. En
kötü ihtimalle davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi zorunludur.
18/02/2026
Güner YİĞİTBAŞI

Yorum Gönder