Dün akşam (13/01/2026) Sözcü
Televizyonuna çıkarak bir röportaj verdi.
Sunucu, bazı sorular sordu ve o
cevapladı.
Yine, bazı sorulara verdiği
cevaplarla, bir AKP'li olarak, AKP ye muhalefet
yapıyor görüntüsünü verdi, yani iyi polis rolünü başarıyla oynadı.
Örneğin; özellikle İMAMOĞLU'nun tutukluluğunu eleştirdi.
Bülent ARINÇ ile ilgili
olarak 17/06/2022 tarihinde bir yazı yazmışız ve orada demişiz ki;
“AKP'nin kurucularından, kendi deyimiyle AKP içinde
özgül ağırlığı olan bir kişi(ydi).
Bir zamanlar belki öyleydi.
Partinin ağır ağabeyi idi.
Şimdi yüzünü dahi görmek
istemese de, ERDOĞAN'da kendisine bir zamanlar ağabey derdi.
ERDOĞAN sıcak bakmadığı halde,
bu özgül ağırlığından yararlanarak, seçimlerden sonra direndi ve kendisini
kerhen de olsa Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı seçtirmeyi başardı, Devlet
protokolünün ikinci koltuğuna oturdu ve zaman zaman Meclis Başkanı olarak
Cumhurbaşkanlığına da vekalet ederek, vekaleten de olsa Devletin bir numaralı
koltuğuna da oturma onurunu kazandı.
Meclis Başkanlığı tercihi, erken ve yanlıştı bize göre, sonradan iki
numaralı koltuktan inerek, bakanlık koltuklarına oturdu, bize göre attan inip
eşeğe binmeyi kendisine yakıştırabildi.
Aslında, Bülent ARINÇ'ın
parti içindeki statüsü ERDOĞAN ile eşitti.
ERDOĞAN; AKP içinde eşitler arasında birinciydi sadece.
Bülent ARINÇ hukukçu
kimliğine, birikimlerine ve hitabetine rağmen, ERDOĞAN'ın karizması karşısında
aciz kaldı, mum gibi eridi.
Zaman zaman kamuoyunun hoşuna
giden çıkışlar yaptı parti içinde, esmese de gürledi.
Hiçbir çıkışının sonucunu
getiremedi, eleştirileri semeresiz kaldı, sonunda hep geri çekildi.
Parti içindeki haklı eleştiri
ve uyarılarındaki İnandırıcılığını, samimiyetini ve saygınlığını yitirdi. ”
Tekrar dün akşam Sözcü
Televizyonunda yayınlanan röportajına dönecek olursak, İMAMOĞLU'nun
Cumhurbaşkanlığı adaylığıyla ilgili soruya verdiği cevap, Meclis Başkanlığı koltuğunda oturmuş ve bir
hukukçu olan tecrübeli siyasi kimliğine asla yakışmadı. Bu cevabı, izleyenlere olumlu ve tarafasız gibi gelen
bazı beyan ve görüşlerinde pek samimi olmadığını, parti içinde iyi polis rolünü
başarıyla oynadığını, aslında bugünkü AKP zihniyetinden pek farklı
düşünmediğini ortaya koydu.
Neymiş efendim? İMAMOĞLU
adaylığını erken ilan etmiş, yani erken ötmüş, erken öten horozu keserlermiş. Bugün İMAMOĞLU'nun içine düşürüldüğü, başına
gelen tüm haksızlıkların, haksız
tutuklanmasının tek nedeni de buymuş.
Bülent ARINÇ; İMAMOĞLU'na yapılan haksızlıkların sorumlusu
olarak, bizzat İMAMOĞLU'nu işaret etmiş ve erken öten horozun başına keserler, sesini
kısarlar deyiminden hareketle, İMAMOĞLU'nun muhatap olduğu hukuksuzlukların
haklı ve doğal olduğunu ima etmiştir.
İMAMOĞLU'nun Cumhurbaşkanlığı
adaylığı, Bülent ARINÇ'ın iddia ettiği gibi erken açıklanmamıştır. Seçim tarihine daha üç sene gibi uzun bir
sürenin var olması, İMAMOĞLU'nun adaylığının erken açıklandığına kanıt kabul
edilemez. İMAMOĞLU CHP'nin adayı olup; CHP'nin Cumhurbaşkanı adayını açıklama
zamanını tayin hakkı da CHP'ye aittir.
Kaldı ki; İMAMOĞLU'nun adı, KILIÇDAROĞLU'nun aday
olarak kaybettiği 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimleri için de Cumhurbaşkanı aday
adayı olarak zikredilmiş ve büyük bir seçmen kitlesi, 2023 seçimleri öncesinden
itibaren İMAMOĞLU'nu Cumhurbaşkanı adayı olarak görmek istedikleri yolundaki
iradelerini ortaya koymuşlardır. Bu
nedenle, seçmen iradesinin de 2023 den bu yana İMAMOĞLU'nu Cumhurbaşkanı adayı
olarak görmek istedikleri şeklinde tecelli ettiği için, İMAMOĞLU'nun
adaylığının ilanı asla erken olmamıştır.
Bülent ARINÇ; İMAMOĞLU'nun başına gelen hukuksuzluklarla, erken ilan edilen adaylık açıklaması arasında
sebep sonuç ilişkisi kurmak suretiyle, AKP Genel Başkanının İMAMOĞLU'na yönelik
haksız ve hukuksuz yargı operasyonuna gizli bir destek sunmuştur.
Kurucusu olduğu AKP içinde
bugün düşürüldüğü pasif durum, AKP'nin; kuruluş amaç ve misyonundan uzaklaşarak, ERDOĞAN
ile özdeş bir şahıs ve devlet partisi haline gelmesi, ülkeyi yönetemeyerek acze
düşmesi karşısında, Bülent ARINÇ'ın; kurucusu olduğu partisinden istifa ederek
köşesine çekilmesi gerekirken, kendisi için olmasa da oğlu ve diğer aile
yakınlarına yönelik beklentileri nedeniyle istifa etmeyerek, hala AKP de kalıp iyi polisi oynamaya
çalışması, ARINÇ adına bir itibar
kaybına neden olmaktadır.
15/01/2026
Hukukçu

Yorum Gönder